Tekil Mesaj gösterimi
Alt 03-15-2008   #1
Profil
Üye
 
Kerem388 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: oras hakında çesitli söylentiler var karar veremedik
Yaş: 37
Mesajlar: 938
Üye No: 10499

Seviye: 27 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Canlılık: 0 / 656
Çekicilik: 312 / 33181
Tecrübe: 25

Teşekkür

Teşekkürler: 0
0 Mesajina 0 Tesekkür Aldi
Rep
Rep Puanı : 1047
Rep Gücü : 28
İtibar :
Kerem388 has much to be proud ofKerem388 has much to be proud ofKerem388 has much to be proud ofKerem388 has much to be proud ofKerem388 has much to be proud ofKerem388 has much to be proud ofKerem388 has much to be proud of
Standart Sİyasİ CoĞrafya -

GİRİŞ



Bütünleşme tarihsel bir olgudur. Tarih boyunca, insanlar çeşitli yapıdaki devletlerin çatısı altında bir araya gelmişlerdir. Devletlerin pek çoğu, siyasal ve sosyal açıdan birbirlerinden çok farklıdır. Ancak yine de, farklı yapıdaki devletleri kuran insanları bir araya gelmeye zorlayan nedenler bulunmaktadır.



Avrupa kıtası, bütünleşme olgusunun incelenmesi için gözlem yapılabilecek en uygun coğrafya parçasıdır. Zira, devletlerin parçalanmasına yol açan savaşlar ve bir araya gelmesini sağlayan "bütünleşme hareketleri", Avrupa kıtasında birbiri ardından ortaya çıkmıştır. Avrupa kıtasındaki bütünleşme hareketlerinin temel nedeni, çoğu kez büyük savaşlar olmuştur. Bu açıdan yaşlı kıta, bütünleşme hareketleri ile savaşların birlikte yaşandığı, hatta aralarında sebep sonuç ilişkilerinin gözlemlendiği bir alandır.



Öte yandan, Avrupa bütünleşmesi, özellikle Soğuk Savaş sonrası gelişmelerle birlikte, hiçbir bütünleşme hareketinin ulaşamadığı kadar ileri bir düzeye gelmiştir. "Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu" ile yola çıkan "Avrupa hareketi", AET'nin kurulmasıyla önce "Ortak Pazar", sonra "Avrupa Topluluğu" haline gelmiş, bugün ise Maastricht Antlaşması'nın yürürlüğe girmesi ile "Avrupa Birliği" adını almıştır. Söz konusu bütünleşme hareketinin gelişimini ve geldiği yeri, bu hareketin çeşitli aşamalarda taşıdığı isimlere bakarak ve bu isimlerdeki değişimi gözlemleyerek bile anlamak mümkündür.



Avrupa bütünleşmesi, nitelik itibariyle bir yandan, kendisini oluşturan ulus devletlerin varlığına saygı gösterirken, öte yandan ulus devletlerin yetki devri ile oluşturdukları, "uluslarüstü" bir niteliğe ulaşmıştır. Avrupa Birliği, "uluslarüstü" özelliğe sahip bir örgüt olduğundan, dünyada örneği olmayan bir bütünleşme modelidir.



Avrupa bütünleşmesi olgusu değişen konjonktüre bağlı olarak yerini genişleme olgusuna bırakmıştır. Bu genişlemenin Türkiye'nin aday ülke ilan edilmesiyle son aşamasına geldiği değerlendirilmekle birlikte zaman içinde koşulların değişebileceği unutulmamalıdır.



Tam üyeliğe adaylığı yakın zamanda kabul edilen, Avrupa Birliği'ne giriş sürecindeki Türkiye'de, ulusal bilincin oluşturulması için Avrupa Birliği'nin tam olarak neyi ifade ettiği, yapısı, kurumları, politikaları, tarihi gelişimi, tam üyeliğin getirecekleri, her kesimin üzerine düşen yükümlülükler doğru olarak aktarılmalıdır. Geçiş dönemi olarak kabul edilen adaylık süreci ancak bu şekilde kısaltılabilir.



Bu amaç doğrultusunda hazırlanan bu çalışmada; Avrupa Birliği'nin yapısı, genişleme süreci, Türkiye'nin adaylık statüsünün incelenmesi, katılım ortaklığı belgesi, Türkiye'nin hazırladığı ulusal program, programda yer alan kaçakçılık ve organize suçlar ile ilgili bölümler ve AB tarafından kabul edilen bazı önemli eylem planları ele alınacaktır.



AVRUPA BİRLİĞİ VE KURUMLARI



Avrupa Birliği "uluslar üstü bir birim" olarak tanımlanır. Merkezi Brüksel'dedir. Üye devletler; ulusal egemenliklerinin bir bölümünü AB kurumlarına devretmişlerdir. Ortak çıkarları doğrultusunda, egemenlik haklarının ortak yönetimi yoluyla birlikte çalışırlar. Birlik ayrıca "yetki ikamesi" ilkesine göre işler.



AB'nin kavram açısından yeni ve yetki dağıtımı açısından benzersiz olan yönetim sistemi; kendinden önceki bütün ulusal ve uluslararası modellerden farklıdır. AB'nin temelleri bir anayasaya değil, egemen devletler arasındaki antlaşmalara dayanır. Bütün AB vatandaşlarını doğrudan bağlayıcı yasalar çıkarma yetkisi, Birliği uluslararası kuruluşlardan ayırır.



Mevzuat; erişilecek hedeflere göre yönetmelik, yönerge, karar, tavsiye ve görüş olmak üzere çeşitli biçimler alır:



1. Yönetmelik (regulation) bütünüyle bağlayıcıdır. AB'nin her yerinde zorunlu olarak ve doğrudan uygulanabilir niteliktedir.

2. Yönerge (directive), üye devletlere yönelik olarak çıkarılır. Erişilecek sonuç açısından bağlayıcıdır. Üye devlet sonuca erişme yöntemini seçmekte serbesttir.

3. Karar (decision), bütünüyle bağlayıcıdır. Muhatapları; üye devletler, gerçek ve tüzel kişilerdir.

4. Tavsiyeler ve görüşler bağlayıcı değildir.



AB'nin örgütlenmesi evrimseldir. Avrupa'nın giderek birleşmesini sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Henüz son biçimini almamıştır.



Avrupa Birliği (AB) tıpkı bir ulusal devlette olduğu gibi, birbirinden bağımsız yasama, yürütme ve yargı organlarıyla donatılmıştır. Bu organların uluslar üstü yetkileri vardır. Topluluk organları Roma Antlaşması'nda belirtilen kurumlarla sınırlı kalmamış; zaman içinde gerekli görüldükçe bunlara yeni kurumlar eklenmiştir. Birlik günümüzde 5 kurum tarafından yönetilmektedir. Ayrıca Avrupa Doruğu, finansman organları ve diğer kuruluşları vardır.



I -YÖNETİM ORGANLARI



Birliğin yönetim organları; Avrupa Birliği Konseyi, Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu, Adalet Divanı ve Sayıştay'dır.



A- Avrupa Birliği Konseyi

Maastricht Antlaşması'nın yürürlüğe girmesinden sonra, Konseyin resmi adı, "Avrupa Birliği Konseyi" olmuştur. Daha önce "Bakanlar Konseyi" deniyordu.



Temel Fonksiyonu, Yetki ve Sorumlulukları: Birliğin karar organıdır. Yürütme yetkileri de vardır. Esas görevi; üye ülkelerin genel ekonomi politikalarının uyumlaştırılmasını ve Roma Antlaşması ile öbür artlaşmaların amaçlarını gerçekleştirmek, uygulanmasını sağlamaktır. Bu çerçevede ortak politikalara ilişkin temel kuralları belirler.



AB'nin yasalarını çıkarır: Komisyonun önerilerini temel alarak, uygulanacak politikalarla ilgili yasal düzenlemeler yapar ve kararlar verir. Öneriler ancak Konseyin onayından sonra uygulamaya konabilir.



Oluşması: 15 üye devletin ilgili bakanlarından oluşur. Toplantılara Komisyondan en az bir üye daha katılır.



İç Örgütlenmesi: Konsey toplantılarına katılan bakanlar, görüşme konusuna göre değişir: Örneğin, konu maliye ise AB'nin maliye bakanları (Maliye Konseyi) toplanır. Eğer sanayi politikası ele alınacaksa, sanayi bakanları; tarımsal fiyatlar ele alınacaksa tarım bakanları (sırasıyla Sanayi Konseyi ve Tarım Konseyi) toplanır.



En "kıdemli" konsey, "Dışişleri Bakanları Konseyi"dir. Son yıllarda "Genel İşler Konseyi" olarak anılan bu kurul; dış ilişkilerden, ortak dış politika ve güvenlik politikası çerçevesinde dış politikadan sorumludur.

Ancak öbür alanlardaki ivedi konuları da görüşebilir. Ayrıca diğer konseylerin çalışmalarını koordine eder. AB Doruğunun 6 ayda bir düzenlenen toplantılarının hazırlığını yapar.



Çalışma Yöntemi : Bir Komisyon önerisi olmadan, karar alamaz. Alınan kararların, genellikle birbiriyle çatışan ulusal çıkarlar arasında denge kurucu nitelikte olmasına dikkat edilir. Belli bir konuda görüşme yapılırken, her üye bakan; kendi ülkesiyle ilgili sorunları dile getirir. Bakanlar; bir yandan kendi ülkelerinin çıkarlarını temsil edip savunurken, bir yandan da AB'ni başarıya ulaştıracak uyuşmaları sağlamaya çalışır.



Konsey başkanlığını her üye ülkenin hükümeti -ülke adlarının alfabetik sırasına göredönüşümlü olarak üstlenir. Süresi 6 aydır.



Konsey'de ağırlıklı oy usulü geçerlidir. Buna göre, Fransa, Almanya, İtalya, İngiltere 10'ar; İspanya 8; Belçika, Yunanistan, Hollanda, Portekiz, 5'er; Avusturya, İsveç 4'er; Danimarka, Finlandiya, İrlanda 3'er; Lüksemburg 2 oy sahibidir.



İlişkileri : Komisyon'dan öneriler alır. Yasal düzenleme tasarılarını kabul etmeden önce, Avrupa Parlamentosu' nun görüşünü alır.



Avrupa Doruğu “Avrupa Zirvesi" de denir.



Temel Fonksiyonu, Yetki ve Sorumlulukları : Birliğin en üst düzeyde yetkili politik organıdır. Birliğin temel politik ve stratejik eğilimlerini belirler. Başlıca rolü, AB'nin gelecekteki gelişmesi için politika önceliklerini belirlemektir. AB Konseyi'nin bir çözüme varamadığı konularda kararlar alır. Siyasal ve ekonomik konularda kılavuzluk eder, yapıcı uyarılarda bulunur, dış ilişkilerde birliğin ortak tavrını belirler.

Oluşması : Avrupa Tek Senedi ile kurumsallaşmıştır. İlk kez 1975'de toplanmıştır. Devlet ve hükümet başkanları ile Komisyon başkanından oluşur.



Çalışma Yöntemi : Yılda en az iki kez toplanır. Başkanlık üye devletlerce sırayla üstlenilir. Süresi 6 aydır. Mali konular dışında bütün kararlar çoğunlukla alınır.
__________________

Click the image to open in full size.
Kerem388 is offline Kerem388 isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.   Alıntı ile Cevapla