Türkçe
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Git ve:
kullan,
ara
→
Başlığın diğer anlamları için Türkçe (anlam ayrım) sayfasına bakınız.
Türkçe
Türkiye TürkçesiKonuşulduğu ülkeler:
Türkiye,
Bulgaristan,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti,
Makedonya,
Yunanistan,
Kosova,
Romanya,
Azerbaycan,
Suriye,
Irak,
Şu ülkelerdeki göçmen topluluklar
Almanya,
Hollanda,
Fransa,
Avusturya,
Amerika Birleşik Devletleri,
Belçika,
İsviçre,
Birleşik Krallık,
Danimarka,
İsveç,
Avustralya
Sürgündeki
Ahıska Türkleri'nin yaşadığı ülkelerKonuşan kişi sayısı:63-70 MilyonSıralama:19-22Dil Grubu
Sınıflandırma:
Ural-Altay Dil Ailesi -
Altay Dil Ailesi -
Türkçe Resmî Durum
Resmî dil olduğu ülkeler:
Türkiye
Kuzey Kıbrıs
Güney Kıbrıs
Belediye Dili olarak:
Makedonya
Kosova
Millî azınlık olarak:
Romanya
Dili düzenleyen kurum:
Türk Dil KurumuAlfabe:
Latin abecesiDil Kodları
ISO 639-1trISO 639-2turISO 639-3
turSILTRKNot: Bu sayfa
Unicode ile kodlanmış
IPA fonetik sembolleri kullanıyor olabilir.Ayrıca bakınız:
Dil –
Dil aileleri

Tüm Türk dilleri konuşanların sayısının dillere göre paylaşımı (Tarih 2006)
Türkçe, (
Türkiye Türkçesi olarak da bilinir)
Ural-Altay dil ailesine bağlı
Türk dillerinden ve
Oğuz Grubu'na mensup bir dildir.
Türkiye,
Kıbrıs,
Balkanlar ve
Orta Avrupa ülkeleri başta olmak üzere geniş bir coğrafyada konuşulmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin resmî;
Makedonya ve
Kosova'nın ise tanınmış bölgesel dilidir. Türkçe, farklı ağızlara ayrılmış bir dildir. Ancak bu ağızlardan
İstanbul ağzı, sivrileşerek yazı dili haline gelmiştir.
[1] Türkçe, 8 ünlü harf sayısıyla beraber zengin bir dil olmasının yanı sıra özne-nesne-yüklem şeklindeki cümle kuruluşlarıyla bilinmektedir.
[2]
Konu başlıkları
[gizle]Sınıflandırılması [değiştir]
Ana madde: Türk Dilleri ve
Altay Dilleri Türkçe;
Gagavuzca,
Horasan Türkçesi ve
Osmanlıca ve birkaç lehçe ile birlikte olarak
Altay dil ailesi'ne bağlı
Türk dilleri ailesi'nin
Oğuz Grubunda yer almaktadır.
Resmî durumu [değiştir]
Türkçe
Türkiye'nin ve
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin resmî dilidir.
Türkiye'de
Türk Dil Kurumu,
Atatürk tarafından
1932 yılında
Türk Dili Tetkik Cemiyeti olarak bağımsız bir organ olarak kurulmuştur.
Türk Dil Kurumu dilin sadeleşmesi, yabancı kökenli sözcüklerin değiştirilmesi (özellikle
Arapça ve
Farsça) için çalışmıştır. 1978 Dil yasasına göre Türkçe
Kosova'da bölgesel resmî dildi. Şu anda sadece
Kosova'nın
Türk çoğunluğunun yaşadığı bir kent olan
Prizren'de resmî dildir. Diğer bölgelerdeki resmiyeti ortadan kaldırılmıştır.
Makedonya'da da bazı belediyeler düzeyinde resmîdir.
[3] (
Gostivar'da Makedon ve Arnavut dilleriyle beraber.)
Bulgaristan'ın %10 kadarının anadilidir. Bulgar Devlet Tv'sinin Türkçe programları vardır,
Kırcaali belediyesi ise bilingual hizmet verir,
[4] Deliorman ve
Doğu Rumeli'de ise okullarda seçmeli anadil dersidir.
Yunanistan'da ise
İskeçe ve
Gümülcine'de seçmeli anadil dersidir. Dinî işlerde de kullanılmaktadır.
Rodos'taki 2,500 kişilik Türk azınlığı ise bu haklardan mahrumdur.Bununla beraber
Romanya'da yaşayan 35,000 devletçe resmî olarak tanınmıştır.Ve parlementoda
1 milletvekilliği ile temsil edilirler.
1960'larda iş gücüne ihtiyaç duyan Avrupa kapılarını büyük ölçüde Türklere açmış ve Türkiye'den
Avrupa'ya yoğun bir göç yaşanmıştır.
I. Dünya Savaşı sonrasında
Balkanlar'da yaşamaya devam eden Türkler ile birlikte bu insanların sayısı günümüzde neredeyse 6 milyona ulaşmıştır ve büyük bir çoğunluğunun ana dili Türkçedir. Amerika ve Avustralya'da ise yaklaşık 200 bin kişi Türkçe konuşmaktadır. Böylece Türkçe (Türkiye Türkçesi), Türkiye ve
KKTC dahil tüm dünyada ana dil olarak yaklaşık 71 milyon kişi tarafından konuşulurken, bu sayı Türkiye Türkçesini ikinci dil olarak konuşanlarla birlikte tahminen yaklaşık 80 milyonu bulmaktadır.
Tarihsel Gelişimi [değiştir]
Orta Asya'dan Anadolu'ya [değiştir]
Altay Dağları civarından kaynaklanan dil, onu kullanan göçebe kavimlerin doğuda Japonya'ya, batıda ise
Avrupa'ya doğru hareketiyle yayılmıştır.
Afganistan ve Batı
Çin civarında Moğolca;
Rusya, Güney ve Güneydoğu Çin bölgesinde Tunguz; eski Sovyetler Birliğinin batısında
Türkiye'ye, güneyde ise
İran'a yayılan bir alanda ise
Türki diller olarak değişmiştir. Güneyde bulunan başlıca Türki diller Türkçe,
Azeri Türkçesi ve
Türkmen Türkçesidir.
Oğuz boylarının kullandığı
Gagavuz lehçeleri ve İran kaynaklı
Horasan lehçesi, Türkiye lehçesi ile birlikte bugünkü Türkçenin bölümlerini oluşturmaktadır.
[5]
« Çığany bodunuğ bay kıltım, az bodunuğ üküş kıltım - (Yoksul halkı zengin yaptım, az halkı çok yaptım) -
Orhun Yazıtları[6] »

Türk yazıyı taşıyan en eski belge
Kızıl şehrinde bulunuyor. Yazılış tarihi
8. yüzyılın başlarına dayanmaktadır.
Türk dili Yenisey yazıtları gibi tabletlerden yola çıkılarak 1300 yıl önceye kadar kaynaklanabildiği gibi yazıtlarda kullanılan alfabenin gelişmişliği bu dilin daha eski tarihlere dayandığının en somut delilidir.
[7] Bugünkü
Moğolistan'da Orhun (veya Orhon) nehri yakınlarında bulunan
Kül Tigin ve
Bilge Kağan yazıtlarından başka, dönemin tanınmış veziri
Tonyukuk'un da kendisi için diktirdiği
Ulan Bator kenti yakınlarındaki iki taş, Orhun Yazıtları'nın başlıca örnekleridir.
[8]
Divân-ı Lügati't-Türk,
Türk kültürün ilk Türk dilini anlatan ve yazılan
Sözlük eseri dir ve
Kaşgârlı Mahmud tarafından
25 Ocak 1072'de yazılmaya başlanmış ve
10 Şubat 1074'te bitirilmiştir. Bu kitap içinde bu tümce bulunuyor. "Türk dilini öğrenmek çok gerekli bir iş olur". Türkçenin zengin dilbilgisi özelliklerini ilk ve en çarpıcı biçimde yansıtıyor.
Türkçenin kullanım alanını genişleten bir başka Karahanlı Devleti'nin mensubu, ikinci bir Türk ve Türkçe
kültür abidesi olan
Yusuf Has Hacib dir.
Yusuf Has Hacib,
Kutadgu Bilig adlı eseri ile Türk dil birliğinin diğer önemli yazılı temelini attı. (
1069-
1070 yılarında bu Türkçe eseri tamamlandı)
Ahmed Yesevi 12yy. Türk dilinde yazdığı "
hikmet" adlı şiirleri biraraya getiren
Türk tasavvuf edebiyatının bilinen en eski örneklerini içeren kitap ile Türkçenin kulanımını etkiledi.
13/14.yy. yaşamını süren
Yunus Emre Türkçenin, özellikle "Türkçe şiir dilinin" temel ustası ve abidesi(anıtı) olmaktadır. Yunus Emre'nin edebiyat tarihi bakımından, önemli bir yanı da
Anadolu'da,
Türkçe şiir dilinin öncüsü olması ve
tasavvuf sorunlarını yalın, kolay anlaşılır bir dille söyleyişi nedeniyledir. Şiirlerinin ölçüsü, Türkçenin ses yapısına uygun
aruz olmakla birlikte söyleyişi akıcı, sürükleyici bir nitelik taşır. Tasavvufun en güç anlaşılır kavramlarını, Türkçenin ses yapısına uygun biçimde dile getirir,
şiirinde duygu ve düşünce birliğinden oluşan bir derinlik görülür.
Hacı Bayram Veli 14/15.yy.
Anadoluda yaşamını süren Türk
mutasavvıf ve şair olarak, eserlerini Türkçe olarak yazmakta oldu ve Türkçe kulanımını
Anadoluda önemli şekilde etkiledi. Hacı Bayram-ı Veli Anadolu’da dil ve kültür birliğinin sağlanması için Türkçe eserler yazılmasında
Leme’at ve
Gülşen-i Raz gibi eserlerin Türkçeleştirilmesinde etkili olmuş kendisi de halkın anlayacağı dilden, Ahmet Yesevi geleneğine uygun olarak şiirler yazmıştır. Devrinde
Arapça ve
Farsça eser vermek revaçta iken, Hacı Bayram-ı Veli‘nin halk ile ileti kurabileceği Türkçeyi tercih etmesi belli bir iradeye idrak eder. Bu irade Anadolu’da dil birliğinin sağlanması ve Türk kültürürün hakim olmasıdır. Türkçecilik akımı müridlerini de etkilemiş, bu sufiler özellikle Türkçe eserler vermişlerdir.
Yazıcıoğlu Muhammed,
Ahmet Bican,
Eşrefoğlu Rumi gibi öğrencilerinin
Envaru-l Aşıkin,
Muhammediye,
Müzekki’n Nüfus gibi eserleri Anadolu'da yıllarca kolaylıkla okunmuştur halkın elinden düşmemiştir. Ayrıca
Akşemsettin, (1389/1390 - 1460), 15. yüzyılın en büyük sufilerinden biridir ve Türkçe eserleri ile, (örnek olarak Hayatın Maddesi ve Tıp adında).
Türkçe ait olduğu
Altay Dil Ailesi'nin en çok kişi tarafından kullanılan dilidir. 5500-8500 yıllık bir geçmişi olduğu sanılmaktadır.
Azeri,
Türkmen,
Tatar,
Özbek,
Başkurti,
Nogay,
Kırgız,
Kazak,
Yakuti,
Çuvaş gibi bölümleri vardır.
Örnek olarak yazılı Türkçe üzerine kaynaklarda (
M.Ö. 1766 yılık
çin kronikinde) ilk kez tutanaklarda
tanrı,
Ordu,
kılıç ve
kut (mutluluk) sözcükleri bulunulmaktadır.
Moğolca,
Mançu-Tungus,
Korece ve
Japonca ile yakın ilişkisi vardır. Bazı bilimadamları, ilişkinin ödünç alınmış sözcüklerden kaynaklandığını ve temelli olmadığını iddia etmiştir. Son zamanlarda yapılan karşılaştırmalı çalışmalar, bu tezin hatalı olduğunu, Türkçe ve Japonca'nın temel ilişkilerinin bulunduğunu kanıtlamıştır.
[9]
Dünya'da Türkçe konuşanların dağılımı
Koyu renkle gösterilen ülkelerde Türkçe konuşanların nüfusu en fazladır.
GöktürkçeTürk Oğuz beğleri, budun, eşidin; üze Kök Tengri basmasar, asra yir telinmeser, Türk budun, ilinin, törünün kim artatı(r)?
Türkiye TürkçesiTürk Oğuz beyleri, ulus, işitin; üzeride Gök Tanrı basmasa, altta yer delinmese, Türk ulusu, ülkeni, töreni kim atar?
Dil Devrimi [değiştir]
Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslaşma sürecini tamamlayan Türk Devrimi'nin ya da
Atatürk devrimlerinin en önemli basamaklarından ilki Cumhuriyet'in kuruluşundan 4 yıl sonra yapılan harf devrimi, ikincisi de Cumhuriyet'in kuruluşundan 9 yıl sonra yapılan Dil Devrimi'dir.
Dil Devrimi kısaca, Türkçe ile düşünmeyi, Türkçenin bütün, bilim, sanat ve teknik kavramları karşılayacak yolda gelişmesini sağlayan eylemdir.
Dil bilimci Kâmile İmer "Dil Devrimi nedir?" sorusunu şöyle yanıtlıyor:
Dili daha çok yerli öğelerin egemen olduğu bir kültür dili durumuna getirmek amacıyla yapılan ve devletin desteğini kazanmış olan ulus çapındaki dili geliştirme eylemine 'dil devrimi' adı verilmektedir.[10] Her insan düşüncesini sözcükler arasında bağ kurarak oluşturduğu tümcelerle aktarır, bu açıdan bakınca Dil Devrimi aynı zamanda düşüncenin yenileşmesidir. "Dil Devrimi'nin gerçekleşmesini sağlayan etkenler, aynı zamanda onun amaçlarını ortaya koymaktadır. Uluslaşma etkeni dili yabancı öğelerden temizleme amacını, öteki de kültür dili durumuna getirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçların olumlu sonuçlar vermesi, ortaya çıkan ürünlerin toplumun malı olmasına bağlıdır. Devletin desteği olmaksızın dilde yapılan devrim, bireysel bir eylem olarak kalır, topluma mal olmaz. Dil Devrimi'nin hazırlık evresindeki çabalar, bunun en güzel örnekleridir. Türk Dil Devrimi'nin hazırlık evresi olarak nitelendirebileceğimiz ve Tanzimat Fermanı ile başlayan dönemdeki dili temizleme isteği toplumu kapsayamamıştır. Ancak Cumhuriyet'ten sonra, 1932 yılında devletin öncülüğünde Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin kuruluşuyla dilde yapılan yenilikler, ulus çapında bir eylem olarak topluma mal olmaya başlamıştır."
[11]
Türkçe yapı bakımından çok zengin bir dil olmakla beraber, dünya üzerinde de hala çok konuşulan bir dildir. Bu zenginlik her ne kadar içinde yabancı sözcükler bulundursa da, bu durum dilde hiçbir bozukluğa yol açmamıştır. Bunun nedeni de,
Osmanlı'nın, zamanında barındırdığı azınlıkların olmasıdır. Çünkü bu nedenle dilde çok fazla yabancı "sözcük alış-verişleri" olmuştur.
OsmanlıcaTürkçeİngilizceAçıklamamüselles
üçgentriangle
Üç ("three") ve çok eski klasik türk
gen ("yan") sözcüğünden türeniyor.tayyare
uçakairplane
Uçmak eyleminden türenerek ("to fly").nispet
oranratioModern oran sözcüğü klasik türk
or- kesmek sözcüğünden türeniyor (to cut).şimal
kuzeynorthKlasik
kuz ("soğuk ve karanlık", "gölge" sözcüğünden türeniyor).Teşrini-evvel
EkimOctober
Ekim hareketinden türeniyor Türkiyenin çeşitli bölgelerinde sonbaharda ekim yapılıyor ("the action of planting").asel
balhoneyArapça asel sözcüğü, öz türk
bal sözcüğü ile düzenlendi.
Atatürk 29 harfli
Yeni Türk alfabesi,
Sinop. 20.09.1928. (Fransız
L'Illustration magazin)
Türkler dünyada en çok alfabe değiştiren kavimlerdendir.
a - A b - B
c - C ç - Ç
d - D e - E
f - F g - G
ğ - Ğ h - H
i¹ - İ ı - I
j - J k - K
l - L m - M
n - N o - O
ö - Ö p - P
r - R s - S
ş - Ş t - T
u - U ü - Ü
v - V y - Y
z - Z¹→ Türkçede, İ harfi I harfinden önce gelir ancak yaygın kullanım şekli, I harfinden sonra İ harfidir.
Ayrıca günümüzde 20 ayrı Türk yazı dili bulunmaktadır:
Türkçe,
Gagavuz Türkçesi,
Azerice,
Türkmence,
Kırım Tatar Türkçesi,
Karaçay-Malkar Türkçesi,
Nogay Türkçesi,
Kumuk Türkçesi,
Kazan Tatar Türkçesi,
Başkurt Türkçesi,
Kazak Türkçesi,
Karakalpak Türkçesi,
Kırgız Türkçesi,
Özbek Türkçesi,
Uygur Türkçesi,
Altay Türkçesi,
Hakas Türkçesi,
Tuva Türkçesi,
Saha (Yakut) Türkçesi,
Çuvaş Türkçesi.
Türkçenin ağızları [değiştir]
Ana madde: Türkçenin lehçeleri
Türkiye Türkçesinin genel kabul görülmüş ve yazı diline aktarılmış lehçesi, İstanbul lehçesinden türemiştir. Anadolu'da özellikle Karadeniz Bölgesi, Güneydoğu Bölgesi ve de Ege Bölgesi'nde lehçe farklılıkları apaçık gözlenmektedir. Ancak yerel lehçeler, genellikle insanların belli bir eğitim ve kültür seviyesine ulaşması ile yavaş yavaş terk edilmekte ve toplumda çoğunluğun konuştuğu ağız kabul görmektedir.
Standart İstanbul TürkçesiRumeliKaradenizGüneydoğu AnadoluEgegidiyorumgidéyimkitéyrım-cideyrumgidiremgidivereyomağladığım kadarayledıgım ka'ağladuğum kadarağ:ladıgım gadar-gördüğüm güzel kızgürdüüm güzel kızkörduum küzél gızgördügüm gözel gız-ne yapacakmış ?n'apacagimişn'âbacağimişne yapcahmışn'apıcamışyağmura mı bakıyorsun ?yagmura mi bakaysiñya:mora mi pakaysunyaqmıra mı bagıyorsuñyağmıra mı bakıvereyonkoşacağımkuşacayimkoşacağumgoşacağamgoş duruvercem
Dil bilgisi [değiştir]
Türkçeyi (Türkiye Türkçesi) diğer dillerden ayıran dört özellik şunlardır:
- Türkçe sondan eklemeli bir dildir.
- Türkçede ses uyumu vardır.
- Türkçede sözlerin cinsiyeti yoktur.
- Türkçede, ince ünlü olan ö, ü yoğun kulanılıyor.
Türkçenin özellikleri [değiştir]
- Türkçe söz varlığının çoğunluğu; öz Türkçe sözcükler, Arapça ve Farsça'dan geçmiş Türkçeleşmiş sözcüklerden oluşmaktadır. Arapça ve Farsçadan gelmiş sözcükler o kadar Türkçeleşmiştir ki Arap veya Fars dilindeki halinden oldukça farklıdır ve kimi sözcüklerin anlamı farklılaşmıştır.
- Türkçede tümce yapısı: Özne, Tümleç, Yüklem şeklindedir.
- Türkçede kısa yoldan anlatım ön plandadır. Örneğin, "sobayı yak" derken "sobanın içindeki odun ve kömürleri yak" anlamındadır.
- Türkçede zamirler: ben, sen, o, biz, siz, onlar şeklindedir.
- Türk dilinde çok görülen ve Türkce kuralları içinde bulunan bir ses olayı olan (k > h) değişimi bulunmaktadır. (Âhi sözü Dîvânu Lugâti’t-Türk ve Atabetü’l-Hakâyık gibi kaynaklarda “eli açık, cömert” olarak açıklanıyor. Türkçe “akı” sözcüğünden geldiği görüşü savunuluyor. “Akı” sözcüğü Türk dilinde çok görülen ve Türkce kuralları içinde bulunan bir ses olayı olan (k > h) değişimiyle “ahı” şekline dönüşmüşesi ve dolaylı “ahi” oluşumu savunuluyor. Bu ses olayların türk dilinde birçok örnekler bulunur).
Sözcük Türeme Farkı [değiştir]
Özelliği gereği sona eklemeli bir dil olduğundan Türkçede basit bir kökten çok sayıda sözcük türetmek mümkündür. Bu özelliğin bulunmadığı
Hint-Avrupa Dilleri kolundan gelen İngilizce, Almanca ve İspanyolca aşağıda Türkçe ile karşılaştırılmıştır.
TürkçeİngilizceAlmancaİspanyolcagözeyeAugeojogözlükeyeglassesBrillegafasgözlükçüop tician: someone who sells glassesAugenoptiker, Brillenverkäufervendedor de gafasgözlükçülükthe business of selling glassesDas Geschäft des Brillenverkaufes,
Der Beruf des Augenoptikersla tienda de la venta de gafasVe eylemden türeme:
TürkçeİngilizceAlmancaİspanyolcayatlie downlege (dich) hin, schlafe!acostaryatırlay down [that is, cause to lie down]lege anatracayatırıminstance of laying down: investmentInvestitioninversiónyatırımcıdepositor, investorKapitalanleger, Investorspónsor, inversoryatırımcılıkto be an investorein Investor seinser un inversorYeni sözcükler ayrıca var olan iki eski sözcüğün birleşmesi ile de yaratılır. Bu, Türkçe ve Almanca ile İngilizcenin paylaştığı bir istisna benzerliği oluşturur. Altta bazı örnekler:
Türkçeİngilizceyeni sözcükleri oluşturan temel sözcüklerAçıklama
PazartesiMonday
Pazar ("Sunday") ve
ertesi ("after")after Sunday pazardan sonra
bilgisayarcomputer
bilgi ("information") ve
say- ("to count")information counter bilgiyi sayan
gökdelenskyscraper
gök ("sky") ve
del- ("to pierce")sky piercer
başparmakthumb
baş ("prime") ve
parmak ("finger")primary finger
önyargıprejudice
ön ("before") ve
yargı ("splitting; judgement")fore-judging
Eklerle tümce oluşturma [değiştir]
Diğer yaygın olarak konuşulan dillerle karşılaştırıldığında, daha az sayıda sözcük ve harf ile daha çok bilgi aktarmak olanaklıdır. Diğer pek çok dilde olmayan bir özelliğe göre, bir sözcük köküne ekler ekleyerek, tek sözcüklü tümceler oluşturulabilir.
TürkçeİngilizceAlmancaİspanyolcaevhouseHausecasaevdeat home, within the houseim Haus, zu Hauseen casaevinizyour houseIhr Haussu casaevinizdeat your housein Ihrem Hausen su casaevinizdeyizwe are at your housewir sind in Ihrem Hausestamos en su casa
Büyük ve küçük ünlü uyumu [değiştir]
Türkçede büyük ünlü uyumu ve küçük ünlü uyumu olarak bilinen iki ünlü uyumu vardır. En yaygın ve kapsamlı olan, büyük ünlü uyumudur. Kural dışı kalan çok az sözcükler mevcuttur ki bunların büyük bir kısmını yabancı kökenli sözcükler oluşturmaktadır. Bu kurala göre Türkçede bir sözcüğün ilk hecesinde kalın bir ünlü (a, ı, o, u) varsa, izleyen hecelerde de kalın heceler; ince bir ünlü (e, i, ö, ü) varsa, izleyen hecelerde de ince ünlüler yer alır. Sözcüğün ilk hecesi düz ünlüyle başlamışsa (a,e,ı,i)diğer hecelerde düz ünlüyle devam eder.
Örnek:
- büyük ünlü uyumu : balta - baltalar ; arı - arılar ; top - toplar ; uçak - uçaklar
- küçük ünlü uyumu : ev - evler ; istek - istekler ; örtü - örtüler ; ünlü - ünlüler
Türkçede en çok kullanılan deyimlerden örnekler;
- Kulak misafiri olmak.
- Yangına körükle gitmek.
- Yumurta kapıda.
- Etekleri zil çalmak.
- Yerin kulağı vardır.
Türkçede en çok kullanılan atasözlerinden örnekler;
- Damlaya damlaya göl olur.
- Bugünün işini yarına bırakma.
- İşleyen demir ışıldar.
- Gün doğmadan neler doğar.
- Sakla samanı gelir zamanı.
Türkçede bulunan ilginç deyim ve atasözleri;
- Fakirin parmağına bir kaşık bal bulanmış, yemeden duramamış.
- Deveye sormuşlar, senin boynun neden eğri diye. Nerem doğru ki demiş.
- Türk çalmış, Türkmen oynamış.
Türkçede Zamanlar [değiştir]
Geçmiş Zaman [değiştir]
Türkçe'deki geçmiş zaman
-mış, -miş, -muş, -müş, -di, -du gibi eklerin eklenmesiyle sağlanmaktadır. Bu zaman, iki gruba ayrılmaktadır. -mişli geçmiş zaman; -miş ve türevi ekler getirilerek oluşturulmaktadır ve cümleye duyulmuşluk anlamı katmaktadır. -dili geçmiş zaman ise; -di ve türevi ekleri almaktadır ve cümleye görmüşlük anlamı katmaktadır. Eklerde, sessizin sertliğine göre değişiklikler gözlenmektedir. Örneğin;
git- eylemine
-di eki geldiğinde, sonda yer alan
t harfi nedeniyle, ekteki
d harfi,
t harfine dönüşür ve
gitdi yerine
gitti olarak yazılır. Benzer bir durum ünlü harflerde de gözlenmektedir. Örneğin;
ol- eylemine
-di eki getirildiğinde, bu sefer fiil kökündeki sesli harften ötürü; sözcük,
oldi yerine
oldu şeklinde yazılır.
[12]
Şimdiki Zaman [değiştir]
Türkçede şimdiki zamanlı bir cümle kurabilmek için fiil kökünün sonuna;
-ıyor,
-iyor,
-uyor,
-üyor veya
-yor eklerinden uygun olan birini getirmek yeterlidir. Çoğu zaman, bir eylemdeki sesli harflerin yapısı, gelecek ekte belirleyici olmaktadır. Örneğin;
ol- eylemini şimdiki zamana çevirmek için
olyor veya
oliyor şeklinde değil;
oluyor şeklinde yazılmaktadır.
Gelecek Zaman [değiştir]
-ecek,-acak eklerinin gelmesiyle oluşturulur.
Genis Zaman [değiştir]
Türkcede genis zaman fiil kökünü sonuna -ir, -ir,-er, -ar,-ur eklerinden biri getirilerek olusturulur. Fiil kökü sesli bir harf ile bitiyorsa ayrica kök ve ek arasina -l harfi eklenir.
Yabancı Dillerle Etkileşimi [değiştir]
Türkçe Sözcük Dağarcığı [değiştir]

Türkçe Sözcük Dağarcığı köken tablo görünümü ; mavi öz türk sözcükleri, diğer renkler diğer dillerden Türkçeye geçen yabancı sözcükler
2005'te yayınlanan
Güncel Türkçe Sözlük 104.481 sözcük içerir. Bu sözcüklerin % 14'ünün yabancı kökenli olduğu TDK tarafından tespit edilmiştir. 2005'te Almanyada yaygın olarak kulanılan Almanca "Duden Sözlükü" 120.000 Almanca sözcük dağarcığını içeriyor.
Türkçeye Geçen Yabancı Sözcükler [değiştir]
Her ne kadar Atatürk'ün dil devrimi ile Türkçe, kökeni Arapça ve Farsça olan sözcüklerden arındırılmaya çalışıldıysa da, dil devriminin politik etkenlerle aksamasından ötürü bu iki dilden sözcükler, Fransızca sözcüklerle birlikte Türkçe sözlüğün önemli bir bölümünü oluşturmayı sürdürmektedir.
Türkçede yer alan sözcüklerin toplam %14,33'ü (104.481 sözcüğün 14.973'ü) yabancı dillerden Türkçeye girmiştir:
[13][14]
Basın Dilindeki Yaygınlığı [değiştir]
Tuba Ersöz'ün bir araştırmasına göre, basındaki yabancı kökenli sözcük kullanımı halka göre daha yüksek bir konumda. Basın dili halka bilimsel dilden daha yakın olması gerekirken, Türkiye'deki bu tam tersine işleyen olgu dikkat çekici.
Araştırmaya göre dil devriminden bu yana basın dilinde Türkçe sözcük kullanımı artmış, Farsça ile özellikle Arapça sözcüklerin kullanımı büyük ölçüde düşmüştür. Buna karşın diğer dillerden alınan sözcüklerin kullanımında bir artış olmuştur, ki bu rakamların günümüzde daha da arttığı tahmin edilmektedir.
[15]
YılTürkçe sözcüklerArapça sözcüklerFarsça sözcüklerFransızca sözcükler1931 % 35 % 51 % 2 % 61941 % 48 % 40 % 3 % 41951 % 51 % 35 % 3 % 61965 % 60,5 % 26 % 1 % 8,51995 % 70,9 % 19,7 % 1 % 8,42005 % 86 % 6 % 1 % 4,8
[14]
Yabancı kökenli sözcüklerden bazı örnekler:
- Arapçadan: fikir, hediye, resim, insan, saat, asker, vatan, ırk, millet, memleket, devlet, halk, hain, kurban, şehit
- Farsçadan: tahta, pazar, pencere, şehir, hafta, ateş, rüzgâr, ayna, can, dert, hoş, düşman, kahraman, köy
- Yunancadan: liman, kutu, ırgat, lamba, filiz, kiraz
- İtalyancadan: banyo, bavul, politika, gala, borsa, fanila, posta, iskele, jandarma
- Fransızcadan: lüks, kuzen, pantolon, kuaför, hoparlör, kamyon, sürpriz, şans, detay, iskelet, anten, lavabo, eviye, tuvalet, polis
- İngilizceden: pikap, tişört, mayın, miting, video, teyp, kod, çita, medya, sandviç
- Almancadan: şalter, şvester, haymatlos, kuruş, beher
Türkçeden Diğer Dillere Geçen Sözcük Sayısı [değiştir]
[14] Türkçe kökenli ya da alıntı sözcüklerden bazı örnekler:
- cacık: Yunanca "zaziki"
- denge (para): Rusça "dengi"
- dilmaç (çevirmen): Almanca "Dolmetscher"
- dolma: İngilizce "dolma", Yunanca "dolmalakis"
- duman: Rusça'da "tuman"
- ordu: Almanca, İngilizce ve Fransızca "Horde"
- yelek: İngilizce ve Fransızca gilet, ispanyolca gileco, jaleco, chaleco, arabca jalikah
- yoğurt: İngilizce "yoghurt", Fransızca "yaourt", Almanca "Joghurt", İspanyolca "yogur"
- yar (uçurum): Rusça "zar"
- yarlık (ferman): Rusça "zarlik"[14]
Ayrıca,
Osmanlı İmparatorluğu dönemi veya öncesinden şekillenmiş, Türkçe-Ermenice ortak sözcük dağarcığı, Türkçe-Yunanca ortak sözcük dağarcığı, Türkçe-Bulgarca ortak sözcük dağarcığı, Türkçe-Arnavutça ortak sözcük dağarcığı, Türkçe-Boşnakça ortak sözcük dağarcığı, Türkçe-Romence ortak sözcük dağarcığı mevcuttur.
Öztürkçe zannedilen yabancı kökenli sözcükler [değiştir]
Eskiden Türkçe kökenli sanılan kelimeler sonradan dilbilimcilerin araştırmaları sayesinde yabancı kökenli oldukları ispatlanmışdır. Özellikle Soğdcadan gelen kelimeler ummulduğundan fazladır. Bu Eski Türkler ve Soğdların iç içe yaşadıklarından kaynaklaniyor, bunun yanında Toharca ve Orta Farsçadan da Türkçeye etkilenme olmuşdur. Çinin Uygur Türklerin yaşadığı ve özerkliğe sahip oldukları
Sincan (Doğu Türkistan) bölgesinde
irani olan Partça, Orta Farsça, Soğdca ve Sakca dillerinden yazı bulutuları
[16] tespit edilmişdir. Bunun yanı sıra
Hinta-Avrupa dil ailesinin içinde ayrı gruba ait olan Toharcadan da yazılar bulunmuşdur.
Bazı Öztürkçe zannedilen kelimelerin kökleri hakkında:
Kelime Köken Etimolojik KaynakakşamSoğdca: χşām
Sevan NişanyanamaçYeni Farsça: āmāc
Sevan NişanyanacunSoğdca: ajūn (oku: acūn)
Sevan NişanyanbacakTürkçeleşmiş Farsça: paça < Yeni Farsça: pāça < Orta Farsça: pāçag
Sevan Nişanyan (1) Sevan Nişanyan (2)bağışYeni Farsça / Orta Farsça: baχş
Sevan NişanyanbayramOrta Farsça: paδrām, Soğdca: patrām
Sevan NişanyanbeslemekYeni Farsça / Orta Farsça: bas
Sevan NişanyancacıkYeni Farsça: jāj (oku: cāc)
Sevan NişanyancoşmakYeni Farsça: cōşīdan
Sevan NişanyanesenYeni Farsça / Orta Farsça: āsān
Sevan NişanyankadınSoğdca: χwatēn
Sevan Nişanyan (1) Sevan Nişanyan (2)kâğıtSoğdca: kāġədā/qāġədā
TDK Sevan NişanyankentSoğdca: kant
TDK Sevan NişanyanoruçSoğdca: rōç
TDK Sevan NişanyanpisYeni Farsça: pīs, Avesta: paesa-
Sevan NişanyanörnekErmenice: ōrinag < Orta Farsça: awδēnak
Sevan NişanyanşadYeni Farsça / Orta Farsça: şād
TDK Sevan NişanyanöküzToharca: okso/okäs
Sevan NişanyanyardımYeni Farsça: yārīdan
Sevan NişanyanBu kelimelerinin köklerinin bazılarını Türk Dil Kurumu henüz kabul etmemiştir, batı Dilbiliminde gerçek olarak değerlendirildiğine rağmen.
Ayrıca bakınız [değiştir]
Kaynakça [değiştir]
- <LI id=cite_note-0>^ Türkiye Türkçesinin Dünü, Bugünü, Yarını - Prof. Dr. Doğan Aksan - Bilgi - s. 66 <LI id=cite_note-1>^ Türkiye Türkçesinin Dünü, Bugünü, Yarını - Prof. Dr. Doğan Aksan - Bilgi - s. 68 <LI id=cite_note-2>^ http://www.milliyet.com.tr/2005/06/12/dunya/dun07.html Gostivar'da Türkçe resmî dil <LI id=cite_note-3>^ http://www.kardjali.bg/tr/?pid=5,1 <LI id=cite_note-4>^ Türkiye'de Dil Planlaması: Türk Dil Devrimi - Kâmile İmer - s. 35 <LI id=cite_note-5>^ Türkiye'de Dil Planlaması: Türk Dil Devrimi - Kâmile İmer - s. 36 <LI id=cite_note-6>^ Türkiye Türkçesinin Dünü, Bugünü, Yarını - Prof. Dr. Doğan Aksan - Bilgi - s.28 <LI id=cite_note-7>^ Türkiye Türkçesinin Dünü, Bugünü, Yarını - Prof. Dr. Doğan Aksan - Bilgi - s.29 <LI id=cite_note-8>^ Talât Tekin, Japonca ve Altay Dilleri, Doruk, 1993. <LI id=cite_note-9>^ (Dilde Değişme ve Gelişme Açısından Türk Dil Devrimi, TDK Yayınları, Ankara, 1976, s. 31 ve ötesi) <LI id=cite_note-10>^ (Agy, s. 32) <LI id=cite_note-11>^ [1] Türkçe'de zaman <LI id=cite_note-12>^ TDK Güncel Türkçe Sözlükte yabancı dillerden Türkçeye giren sözler <LI id=cite_note-Loanwords-13>^ a b c d TDK (Türkçe) <LI id=cite_note-14>^ http://www.cu.edu.tr/insanlar/tbalci/Die_turkishen.html
- ^ http://pom.bbaw.de/turfan/start.php?aufl=1280
Dış bağlantılar [değiştir]
Vikisözlük'te,
Kategori:Türkçe sözcükler ile ilgili tanım bulabilirsiniz.

Wikimedia Commons'da:
Türkçe ile ilgili çoklu ortam kategorisi bulunur.