![]() |
#1 |
![]() ![]() GÖÇMEN KUŞLAR hançerlenmiş çatal yürek iki baş başbaşa vermişler konuşmuyorlar yetimce gözlerden savruluyor yaş yağıyor dışarda içli içli kar çatal yürek hançerlenmiş bir çift baş bir kuş kör kafeste babasız kalır kavrulur bir serçe anasızlıktan ah gülmeyen gözler yollarda kalır dökülür yaşları vefasızlıktan bir kuş kör kafeste babasız kalır yataklar küf gibi zindan kokuyor küsmeler küsmeler ve barışmalar bir dost yüreğimde sevgi dokuyor ayrılık gözyaşı son sarışmalar yataklar küf gibi zindan kokuyor herkesle gülünür fakat çilelim ağlanmaz herkesle unutma bunu dostluk yemininin üstünde elim bölme mi bölmez mi hasret uykunu, ve gülmek ki tokat tokat çilelim kadehler dolusu baldıran zehri gördün,göz kırpmadan nasıl içilir bilirsin haldaşım bu zalim şehri burda dirilere kefen biçilir korkusuz içilir baldıran zehri bak körpe ceylanlar nasıl vurulur zalim avcı gezer bizim bağlarda ceylanları vuran eller de kurur bir parça kırmızı kir kalır karda yavru ceylanlar bak nasıl vurulur hangi dost dikmişti şu tomurcuğu bağrının içinde göğerip duran ey kara günlerin dertli çocuğu senin nabzın mıdır ranzamda vuran söyle kim dikmişti şu tomurcuğu ne açmaz gül imiş ah şu bahtımız ağarsa mı ola kıpkırmızı tan yad elde kuruldu payitahtımız hüzün sarayında bir garip sultan ne açmaz gül imiş ah şu bahtımız artık güneşler de kara doğuyor geçmiyor umudu vuran zamanlar hayat yıldırıyor hayat boğuyor bilmem kimin için çalıyor sazlar güneşler de artık kara doğuyor bu yağmur bu yağmur niçin yağar ki görmez mi bir çift göz suluyor yeri vurulanlara su sunma be saki kavrulsun garibin yansın yüreği bu yağmur bu yağmur niçin yağar ki her seher uzaktan bir horoz sesi ne çılgın yalıyor parmaklıkları esiyor yusuf un kutlu nefesi yıkıyor züleyha kara duvarı ıraklardan yanık bir horoz sesi gel yaralı serçem küsme bahtına vurma kayalara allı başını anka kuşu olsan geçmem tahtına bir sen kaybetmedin can yoldaşını yaralı serçem gel küsme bahtına ey kara çayımın buğulu kiri kıvrıla kıvrıla nere gidersin ötelerden eğer sorarsa biri bırakmadılar da gelmedi dersin kara çayımın ey buğulu kiri mahpus ranzam soğuk yüzüne senin sahte gülüşleri tercih ederim meftunu olmuşum demir kefenin sende yaşar ,sende ölür giderim mahpus ranzam soğuk yüzüne senin gece yine kustu bütün kinini her saniye can çek ,kıvran , sabah et efendi,demirbaş kabul et beni mevcut listesinin başına kaydet gece yine kustu bütün kinini Derde sevdalıyım derde vurgunum Bu sevda düşürür eline cana hep sürüklenmeden inan yorgunum niye kattın gittin seline cana perişan dağınık ve de bozgunum ne çare düşmüşüm diline cana Eyyub um Yusuf um hadi Mecnun um Amma dayanamam yeline cana yanmış vurulmuşum , meftun olmuşum saçlarının bir tek teline cana yüklenme bu denli kurban olayım yetmez mi savurdun külüne cana derde sevdalıyım derde vurgunum yerine varmamış dileklerimi götürün melekler n olur götürün soldurmayın açmış çiçeklerimi Mevla dan dertlere derman getirin Yerine varmamış dileklerimi... bütün umutların bittiği yerde hayret ölülerde volta atarmış inanmazsan civan yarıver de gönül mezarımda kimler yatarmış göster can alıcı o melek nerde doğduğum yerlerde vurgun mu oldu sular mı yürüdü memleketime soldu,gün görmemiş menekşe soldu kaç hançer saplandı safiyetime doğduğum yerlerde vurgun mu oldu arasıra kuşum uç üzerimden vefasızım amma belki özlerim bir de sen oklama ta can yerimden gel,bugünde taşma ırmak gözlerim kuşum arasıra uç üzerimden göç eden kuşların gözleri kara dayan gülüm dayan bahar gelecek muhabbet ne büyük kapanmaz yara ölecek yaralı serçe ölecek dönecek mi söyle kuşlar bahara bir güzel düş gibi bir hayal gibi sen de git can kuşum, de var sen de git dost mezarı içim bulunmaz dibi düşersem aklına el aç niyaz et belki bir su yürür ...içim çöl gibi... Mustafa İSLAMOĞLU ![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
Etiketler |
gocmen, kuslar |
|
|