Geri git   CurcunaForum.Org > Dini Bilgiler > Dini Hikayeler
Kayıt ol Yardım Topluluk

Dini Hikayeler Dini bütün hikayeler.

 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
Alt 04-04-2007   #1
Profil
Üye
 
Taçsız_Kral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 334
Üye No: 61

Seviye: 17 [♥ Bé-Yêu ♥]
Canlılık: 0 / 401
Çekicilik: 111 / 21257
Tecrübe: 7

Teşekkür

Teşekkürler: 0
0 Mesajina 0 Tesekkür Aldi
Rep
Rep Puanı : 20
Rep Gücü : 19
İtibar :
Taçsız_Kral is on a distinguished road
67 kutlu doğm haftası

Click the image to open in full size.
KUTLU DOĞUM HAFTASI
Click the image to open in full size.


Click the image to open in full size.


Rebiulevvel ayı islam peygamberinin ıtrı ve kokusu ile dolup taşıyor ve bu mübarek ayın ortalarına yaklaştıkça nebevi ıtrın kokusu daha çok hissediliyor. Kimi müslümanlar bu ayın 12’sini, kimileri de 17’sini hz. Muhammed’in (sav) kutlu veladet günü olarak kabul ediyor. İran islam cumhuriyeti kurucusu rahmetli imam Humeyni bu görüş ayrılığından, islami mezhepler arasında yakınlaşma ve vahdet fırsatı olarak yararlandı ve bu iki tarih arasında kalan günler vahdet haftası olarak adlandırıldı. Bu hafta islam dünyasının dayanışma zarureti ve bu yolda var olan engellerin tanınması için iyi bir fırsat sayılıyor.
İslam dininin vahdete yönelik yol gösteren tealimi kısaca gözden geçirildiği zaman, bu semavi dinin dayanışma, birlik ve vahdeti teşvik ettiği ve müslümanlar gönül birliğine davet ettiği anlaşılır. Kur’an-ı Kerim dünyanın müslüman toplumundan bir bütün olarak söz ediyor ve onlara ümmet adını veriyor. Bakara suresinin 143. ayetinde yüce Allah şöyle buyurur: Böylece biz sizi insanlara şahid olmanız için vasat bir mümin kıldık, peygamber de üzerinde bir şahit olsun. Öte yandan Al-i İmran suresinin 103. ayetinin başında da müminler, Allah’a tapma ekseni etrafından toplanmaya ve tefrika içinde olmamaya tavsiye edilir. İslam dininin pratik öğretileri de müslümanlar arasında vahdet ve gönül birliği yaratır. Cemaat namazı, Cuma namazı, muhteşem Hacc merasimi gibi tealimler, insanlar arasında dayanışma ruhunu takviye eden pratik öğretilerdir. Bu yüzden ve bunca ortak yönler dikkate alındığında müslümanların birlik ve vahdet içinde olmaları beklenir. Bütün müslümanlar tek bir Allah’a tapar ve ortak bir kitaba sahiptir ve hepsi aynı kıbleye doğru namaz kılar ve hz. Muhammed (sav) onların son resulüdür. Öte yandan çeşitli islami mezheplerin bir çok ortak ibadet ve inançları söz konusudur. Bunca ortak yöne karşın günümüzde maalesef islam ülkelerinin gereken etkinliğe sahip olan dayanışma ve vahdetten uzak kaldığı gözlenmektedir. Şimdi müslümanlar her zamankinden daha çok vahdet ve birliğe ihtiyaç duymaktadır. Bugün islam dünyası çeşitli iç ve dış komplolarla karşı karşıyadır. Batılı devletler islam dünyasını onların gayri meşru çıkarlarını tehdit eden tehlikeli düşman şeklinde lanse etmeye ve islami uyanış sürecini engellemeye çalışıyor. Batılıların özellikle İran İslam inkılabı başta olmak üzere her türlü islami harekete karşı kin beslemesi de aynı sebepten ötürüdür. Batılıların islamla savaşta kullandığı en önemli silah, müslümanları kendi kültür ve değerlerine yabancılaştırmaktır ki bunu da medya aracılığı ile sürdürdüğü kültürel saldırı ile gerçekleştiriyor. Batı, müslümanların dini inançlarını hedef alırken batılı medya kuruluşları da islam toplumlarında duyarsızlık, fesat ve zulme karşı boyun eğme kültürünü yaygınlaştırmaya ve müslümanlar arasındaki en ufak anlaşmazlığı körüklemeye çalışıyor. Her gün batılı medya araçları ve özellikle internette, müslümanların kültürünü hedef alan yayınlar yapılıyor. Batılıların filmlerinde ve özellikle Holivud yapımlarında müslümanlardan geri kalmış ve güçsüz bir imaj yaratılırken batılı insanlar gelişmiş ve güçlü gösteriliyor. Bu yayınlar aracılığı ile İslam ve müslümanların batılılara ihtiyacı bulunduğu empoze edilmeye ve zulüm karşıtlığı duyguları yok edilmeye çalışılıyor. Batılı medya ve devletlerin islam karşıtlığı ve her zaman dolaylı olmuyor, bazen batılı yetki veya yazar ve düşünürleri temelsiz iddialarda bulunarak islam dinine saygısızlık yapıyor. Onlar bu semavi dinin izleyicilerini şiddet yanlısı, fanatik ve terörist hitap ediyor, oysa islam tealimi ve müslüman toplumların gerçekleri bu kasıtlı suçlamaların yanlış ve asılsız olduğunu ispatlıyor. Bugün ise batılı medya ve devlet adamları Avrupa ve Amerika’da yaşayan müslümanları hedef alarak islam dininin imajını zedelemeye çalışıyor. İslami tesettür ve diğer simgeleri yasaklamak batıda islam karşıtlığının en açık örneğidir. Batının islam dünyasına yönelik kültürel saldırısının yanısıra siyasi açıdan da çok büyük komplolar söz konusudur ki bu komploların en son örneği Amerikan patentli büyük ortadoğu projesidir. Bazı islami yönetimlerin halkın egemenliğini ve demokrasiyi sağlamak yönünde yetersiz davranması Washington’u bu ülkelerin iç işlerine karışma yönünde küstahlaştırıyor. İslam ülkelerinde demokrasiyi yerleştirmeyi bahane eden Amerika gerçekte bu ülkelerin petrol başta olmak üzere tüm zenginliklerini yağmalamak istiyor. Bu arada Amerika’nın Afganistan ve Irak gibi islam ülkelerine saldırması islam dünyasında Vahdet zaruretini daha da hissettiriyor. Zaman geçtikçe Beyaz Sarayın bu iki ülkeye saldırı konusunda ileri sürdüğü mazeretlerin foyası ortaya çıkıyor. Bugün artık hiç kimse Amerika’nın insan hakları ve demokrasi için bu iki ülkeye saldırdığına inanmıyor. Irak ve Afganistan’da ortaya çıkan, Amerikalıların inşa ettiği işkence mekanları Washington’un yağmadan başka hiç bir şeyi düşünmediğini ispatladı. Amerika’nın islam karşıtlığını siyonist rejime verdiği sınırsız destekten de anlamak mümkün. Bush, şimdiye dek çok kez katil Şaron’u övdü ve desteklediğini ifade etti. Oysa Şaron yönetimi mazlum Filistin halkını en vahşi yöntemlerle katlediyor, evlerini yıkıyor ve topraklarını utanç duvarı inşa ederek gaspediyor. Bir süre önce de Telaviv radikal siyonist örgütlerin yardımıyla Mescidül Aksa’yı tahrip etmeye çalıştı. Bu sorunların yanısıra İslam dünyası bir takım iç sorunlar da yaşıyor. Bazı islam ülkeleri yöneticileri bekâsını Amerika gibi bazı batılı devletlere bağımlı olmakta görüyor ve bu yüzden islami vahdete sıcak bakmıyor. Öte yandan islam dünyasında bazı kişi ve örgütler, cehaletleri yüzünden vahdet yerine tefrikayı körüklüyor. Bu tür radikal ve taş kafalı kişi ve örgütler bazen masum müslümanları katletmeye kadar ileri gidiyor. Bunun örneğini Irak’ta görüyoruz ki Amerika ve islami vahdete muhalif olanlar da bu durumdan pay çıkarıyor. İslam dünyasının dayanışma ve vahdeti yolu üzerindeki tüm engellere karşın bu zaruret her geçen gün daha da ciddi hale geliyor. Vahdet haftası islam düşünürleri için islami uyanış ruhunu yaygınlaştırmaları için en iyi fırsat sayılır ve vahdet, islam ümmetinin güçlenmesi ve kalıcı olması için büyük öneme sahiptir. Deneyimler her ne kadar düşman donanımlı ve güçlü olsun müslümanların vahdeti onları püskürttüğünü göstermiştir....
__________________

Click the image to open in full size.
Click the image to open in full size.
Taçsız_Kral is offline Taçsız_Kral isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.   Alıntı ile Cevapla
 

Etiketler
dogm, haftasi, kutlu


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:44.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.