Cengiz Han
Doğum 1162
Hentiy / Moğolistan
Görev süresi 1206 – 18 Ağustos 1227
Önce gelen
Sonra gelen Ögeday Han
Cengiz Han (ya da doğum adıyla Temuçin)

(Moğolca:Чингис Хаан) (d. 1162 – ö. 18 Ağustos 1227). Moğol politikacı ve ordu lideri

kağanı. Moğol kabilelerini buyruğu altında birleştirerek Moğol İmparatorluğu'nu (1206-1368) kurmuştur. Bu imparatorluk Dünya tarihinin bitişik sınırlara sahip olan en büyük imparatorluğudur. Timuçin ismiyle Moğol Devleti hükümdarı akrabası olarak doğmuş

meritokratik (liyâkata bağlı) oldukça güçlü bir ordu kurmuş ve tarihin en başarılı ordu liderlerinden biri olmuştur.
Tüm dünya tarafından genelde acımasız ve kana susamış bir fatih olarak gözükse de

Moğolistan'da oldukça sevilen bir sembol hâline gelmiştir. Moğolistan'ın babası olarak görülür. Kağan olmadan önce; Doğu Asya ve Orta Asya'daki bir çok göçebe topluluğu yenmiş ya da birleştirmiş ve onları "Moğol" sosyal kimliğine taşımıştır.
Kuzey Çin'deki Batı Xia Hanedanlığı'nı ve Jin Hanedanlığı'nı ele geçirmiş

İran'da Harzemşahlar Devleti de dahil olmak üzere bir çok yeri fethetmiştir. Avrupa ve Asya'daki hâkimiyeti; radikal olarak bu bölgelerin demografisini ve jeopolitikasını değiştirmiştir. Moğolistan İmparatorluğu

günümüz ülkelerinden Çin

Moğolistan

Rusya

Azerbeycan

Ermenistan

Gürcistan

Irak

Türkiye

Kazakistan

Kırgızistan

Özbekistan

Pakistan

Tacikistan

Afganistan

Türkmenistan

Moldova ve Kuveyt'in büyük bir bölümünü ele geçirmiştir.
Cengiz Han Moğolcanın yanında Türkçe de bilmekteydi. Halefleri de onun gibi bir kaç lisana vâkıftılar.
Moğol Çadırı
Cengiz Han olmadan önce
Doğumu
Hayatının ilk yılları hakkında az bilgi vardır. Pek az kaynak bize o döneme ilişkin bilgiler vermektedir. Küçük bir kabilede doğduğu ve babasının ona Temuçin ismini onun Temuçin Uge isminde bir Tatar lideri yakaladığı için verdiği ileri sürülmektedir. Başka bir rivayete göre ise elinde bir kan pıhtısıyla doğmuştur ki bu da kabilenin ileri gelenleri tarafından savaşçı ve muzaffer bir şahsiyet olacağına yorulmuştur. Tahminen 1162 ila 1167 arasında Moğolistan'ın Burhan Haldun dağları arasında

Onon ve Herlen ırmakları yakınında doğmuştur. Moğol Devleti'nin son hükümdarı Kutala'nın yeğeni

Borjigin'in lideri Yeşügey'in büyük oğludur

annesi Helin (Hoelun)

Olkunut (Olkhunu) kabilesindendi. Merkezî Asya'da yaşayan tüm Türk ve Moğollar gibi göçebe hayatı yaşıyorlardı.
Ailesi
Cengiz babası tarafından Kabul Han

Ambagai ve Kutula Han'ın akrabasıydı. Bulundukları Moğol Devleti

Jin Hanedanlığı altındaydı ve Tatarlar'ı desteklemeleriyle 1161'da Kabul Han yokedildi. Babası Yeşügey dağılan Moğol kabilerin başına geçmiş

ancak Tayiçyut kabilesi ile rekabet yaşıyordu. 1161'den sonra Tatarlar çok güçlenince

Çin desteğini Tatarlardan Keraitlere çevirdi.
Temuçin'in 3 erkek kardeşi Kasar

Kajun ve Temuçe'nin yanı sıra bir kız kardeşi Temulin vardı. Bunun yanı sıra

Behter ve Belgutei isimli iki üvey kardeşi vardı.
Cengiz Han'ın imparatoriçesi ve ilk karısı Börte'den 4 çocuğu oldu; Cuci (d. 1185 - 1226)

Çağatay ( ? - 1241)

Ögeday (? - 1241)

Tuli (d. 1190 - ö. 1232). Cengiz Han'ın ayrıca bir çok diğer eşinden bir çok çocuğu oldu ama onlar yerini almaktan muaf tutuldular

ve kızlarının kaç kişi olduğuna değin bir bilgi yoktur. Cengiz Han'ın en büyük oğlu Cuci'nin babasının kim olduğuna değin hep sorular olmuş; ve Cengiz Han sonrasında da bu tartışmalar İmparatorlukta devam etmiştir. Temuçin ile Börte evlendikten sonra; Börte Merkitler tarafından kaçırılmış ve bir adamın karısı yapılmıştır. Kurtarıldıktan yaklaşık dokuz ay sonra da doğum yapmış; Cengizhan da emin olamadığı için oğluna Moğolca "konuk" manasına gelen Cuci ismini koymuştur. Yine de Cuci'ye her zaman öz oğlu gibi davranmıştır.
Geleneksel tarih kayıtlarına göre

Cuci'nin babasının kim olmadığı Çağatay tarafından tartışılmış ve ortaya koyulmuştur. Moğolistan'ın gizli tarihi'ne göre; Çağatay Harzemşahlar'a sefer öncesinde; Cuci'nin Cengiz Han'ın yerine geçmesini asla kabul edemeyeceğini söylemiş; bunun karşılığında ikisi de Cengiz Han'ın yerine geçememiş Ögeday kağan olmuş ve Cengiz Han öldükten sonra imparator olarak yerini almıştır. Zaten Cuci 1226'da babasından önce ölmüştür.
Çocukluğu
Efsanelere ve daha sonraki yazarlara göre

Temuçin'in çocukluğu oldukça zor geçti. Henüz 9 yaşınndayken

görücü usülü evliliğine göre babası Yeşügey

Temuçin'i eşi Börte'nin Onkırat kabilesinden olan ailesine verdi. Burada evlilik yaşı olan

12 yaşına gelene kadar Deiseçen'e; evin reisine hizmet etti.
Evine dönerken babası Tatarlar tarafından zehirlenmişti. Bunun sebebi de onlara karşı yaptığı seferler ve saldırılardı. Bu sayede Temuçin kabilenin reisi olmuştu

ancak kabilenin üyeleri küçük bir çocuğun liderliğini kabul etmediler ve Temuçin'i ve ailesini terkettiler.
Devam eden yıllarda

Temuçin ve ailesi doğada göçebe hayatı yaşadı. Ağaçlardaki meyvalardan ve doğadaki hayvanları avlayarak yaşıyorlardı. Bir seferinde de

Temuçin üvey kardeşi Bekter'i avladıkları hayvanı bölüşürken anlaşamadığı için öldürdü. Annesi karşı çıksa da

öldürmek üzerine hiç bir zaman pişmanlık göstermedi. Bu olay ayrıca onu ailenin reisi yapmıştı. 1182'deki başka bir olayda da

eski kabilesi tarafından saldırıya uğramış ve esir düşmüştü. Tayiçyutlar'a esir düştüğünde

gelecekte generallerinden biri olacak Çilayun'un yardımı ile kaçtı. Annesi Helin Temuçin'e hayatta kalabilmesi için bir çok ders verdi. Moğolistan'ın politikasından

diğer kabilelerle ittifak kurmaya

ve zor tabiat koşullarına kadar. Bu gelecekte Temuçin'in anlayışını da bir şekle sokar. Gelecekteki generallerinden Cebe Noyan ve Borçu da bu dönemde Temuçin'e katılırlar. Kardeşleriyle beraber

ilk gelişme ve diplomasi için insan gücünü temsil ettiler.
Temuçin Börte ile 16 yaşındayken evlilik düğünü yaptı. Daha sonra Merkit kabilesi tarafından kaçırıldı

Temuçin de Börte'yi o dönemdeki arkadaşı daha sonra da düşmanı olan Camuha'nın yardımıyla kurtardı. Börte hep tek imparatoriçeydi

ama Temuçin geleneklere uyarak morganatik eşleri oldu. Börte'nin ilk çocuğu Cuci

Merkit kabilesinden kaçırıldıktan 9 ay sonra doğdu; böylece de babasının kim olduğu hakkında hep soruları da beraberinde getirdi.
Temuçin Camuha ile kankardeş oldu

böylece birbirlerine sonsuza kadar bağlılık yemini ettiler.
Orta Asya'nın birleşmesi
Bu dönemde Temuçin'in birleştirdiği Orta Asya'daki başlıca konfederasyonlar şunlardı:
Naymanlar
Merkitler
Uygurlar
Tatarlar
Moğollar
Keraitler
1100'lü yıllarda Moğolların başlıca rakipleri

batıda Naymanlar

kuzeyde Merkitler

güneyde Tangutlar

doğuda da Çin ve Tatarlardı. 1190'da Temuçin ve danışmanları sadece Moğol konfedarasyonunu birleştirdi. Mutlak hâkimiyeti ve insanların kanunlarına uygulaması için bir anayasa da yazıldı

bunun ismi "Yasa" idi ve halk arasında "Yasak" olarak biliniyordu. Bu kelimeler Türkçe'de de aynı manaya gelmektedir ve bu kelimelerin kaynağı Cengiz Han'ın kanunlarıdır. Bu kanunlarda halkın ve savaşçıların saldırılardan pay alacağı da yazıyordu

ancak gizli bir yasa olduğu için tamamı bilinmiyordu ve hiç bir zaman bir kopyasını yaratmadı. Cengiz Han'ın oğlu Çağatay da bu kanunların uygulanmasından sorumluydu.
Bu yasanın kanunları oldukça ağırdı

ve hemen hemen herşeyin cezası ölümdü. Örnek olarak

eğer ki bir asker önündeki insandan düşen bir şeyi o kişiye vermezse öldürülüyordu. Bu kanunname'de geçenler tam olarak belli değildir.
Temuçin'den Cengiz Han'a
Temuçin'in yavaşça yükselişi; babasının kan kardeşi Tuğrul Han'ın yardımıyla gerçekleşti. Jin Hanedanlığı'nın Kerait Hanını Tuğrul olarak atamasından sonra

Temuçin'in Börte'yi kurtarışında yardımcı olan Tuğrul'un da vasalı olmuştu. Tuğrul Han 20000 Kerait savaşçısını Temuçin'in yardımına vermiş; Camuha da bu saldırı ardından kendi kabilesi olan Caciratlar'ı kurmuştu. Merkitlerle olan savaş sonrasında da çocukluk arkadaşları olan Temuçin ve Camuha da ayrı düştüler.
Tuğrul Han'ın oğlu Sengum; Temuçin'in büyüyen gücünü kıskanmış ve o'na suikast planı yapmıştı. Tuğrul Han da oğlunun önerisine izin vermiş ve Temuçin'in karşısına gizli de olsa geçmişti. Temuçin Sengum'un isteklerini öğrenince

O'nu ve yandaşlarını mağlup etti. Tuğrul Han ve Temuçin arasındaki uzaklaşma ise

Tuğrul Han'ın kızını Temuçin'in oğlu Cuci'ye vermek istememesiyle başladı. Bununla da beraber ayrı düşen Tuğrul Han ve Temuçin aralarında savaş doğdu. Tuğrul Camuha ile ittifak olarak Temuçin'e karşı geldiler. İttifakın kabilelerinden bir çok üyenin de Temuçin'in saflarında yer almasıyla; Tuğrul bozguna uğratıldı. Bu bozgun sonunda da Kerait kabilesi tamamen yokoldu.
Bir sonraki tehdit ise Naymanlardan geldi. Camuha savaş sonrası buraya kaçmış ve takipçileri ile beraber sığınmıştı. Naymanlar Temuçin'e karşı teslim olmadılar ama yeteri kadar birlikleri Temuçin'i desteklemeyi tercih ettiler. 1201'de Kurultay Camuha'yı Gür Han

kainatsal yönetici

olarak seçti. Camuha'nın bu hareketi Temuçin karşısındaki en son taşkınlığı oldu. Camuha Temuçin karşısındaki kabileler ile bir koalisyon kurup Temuçin'e karşı tekrar savaş açtı. Bu sorundan önce

yine de

bazı generalleri Camuha'dan ayrıldı; aralarında Temuçin'in generallerinden Cebe Noyan'ın tanınan kardeşi Sübüdey Noyan da vardı. Bir kaç muharebe sonrasında

Camuha'nun orduları tamamen yenildi ve Temuçin'e esir düştü.
Gizli Tarih'e göre

Temuçin Camuha'ya tekrar arkadaş olmalarını ve yanında olmasını teklif etti. Camuha bunu redetti ve onurlu bir ölüm (kansız

boynu kırılarak) istediğini iletti. Naymanlarla olan Merkit kabileleri de Sübüdey Noyan tarafından bozguna uğratıldı ve tamamı öldürüldü. Sübüdey daha sonda da Cengiz Han'ın en büyük kumandanlarından biri oldu. Naymanların yenilmesi Cengiz Han'ı Moğolistan'daki tek hükümdar yaptı. Tüm konfederasyonlar birleşerek Moğollar oldular.
1206'da

Temuçin Merkitler'i

Naymanlar'ı

Moğollar'ı

Uygurlar'ı

Keraitler'i

Tatarlar'ı ve diğer küçük kabileleri liderliği

arzusu ve isteğiyle birleştirdi. Bu uzun süredir Çin imparatorluklarına karşı birleşemeyen Moğolları birleştirmiş

ve tarihî bir an olmuştur. Kurultay'ın tekrar toplanmasıyla

Temuçin Cengiz Han ismini aldı. Cengiz Han öldükten sonraya kadar Kağan unvanını alamasa da; oğlu Ögeday bu unvanı alınca babasına verdi. Bu birleşme ile Cengiz Han uzun süredir aralarında savaşan kabileler arasında bir barış sağlamış olsa da

Moğol İmparatorluğu'nun diğer milletlerle olan savaşı ömrünün son gününe kadar devam etti. Birleşmenin olduğu dönemde; Moğolistan'da 200

000 kişi yaşarken

bunlardan 70

000'i asker idi.
Cengiz Han olduktan sonra
Moğol İmparatorluğu'nun kuruluşu ve savaşları
1206 yılında Moğol kabilelerinin birleşmesiyle kurulan Moğol İmparatorluğu Cengiz Han'ın önderliğinde seferlere dayalı bir savaş ve ekonomi politikası izledi. İlk defa Naymanlarda mühür ve yazı kullanıldığını görünce

Nayman hizmetindeki Uygur mühürdarlarını da hizmetine aldı. Akabinde

Uygur yazısı tüm Moğol İmparatorluğu'nda kullanılmaya başlandı. İlk yıllarda Moğol İmparatorluğu'nun devlet işleyişinin belli bir düzene geçmiştir.
Hint Tangutları himayesine alan Cengiz Han

daha sonra Kuzey Çin'deki Kin devletine savaş açarak Pekin'i 1211 yılında kuşattı. Kin hükümdarı barış için Çin'li prenseslerden birini Cengiz Han ile evlendirse de

barış uzun sürmedi. 1215'de oldukça kanlı geçen bir savaş sonrasında Çin'i himayesi altına aldı.
Harzemşah Mehmed

Cengiz Han'ın Çin'i ele geçirdiğinden emin olmak için Seyyid Bahaüddin-i Razi yönetiminde bir heyet gönderdi. Gelen heyetle barış görüşmeleri yapan Cengiz Han

Mehmed'e elçilerini gönderdi. Anlaşma doğrultusunda hazırlanan Kervan

Harzemşahlar Devleti'nin Otrar şehrinde 1218 yılında hücuma uğradı. Cengiz Han bunun üzerine Otrar valisi Kayır Han'ın teslim olmasını istedi. Mehmed

Cengiz Han'ın bu teklifini ileten elçilerini öldürerek Harzemşahlar Devleti'nin de sonunu hazırladı.
Cengiz Han öncelikle yol üzerindeki naymanlı Güçlük Han'ı ortadan kaldırmak için; Cebe Noyan komutundasında bir ordu gönderdi. Güçlük Han korkarak Kaşgar'a kaçtı ancak Sarı Göl yakınlarında yakalanarak öldürüldü.
Hazermşah Mehmed de korkuya kapılıp kalelerini korumaya alıp

dağlık bir bölgeye çekildi. Cengiz Han bazı kaynaklara göre kolaylıkla

başka bir bakış açısına göre de barbarca tüm şehir ve kaleleri ele geçirdi. 1220 yılında Otrar'daki kuşatma uzun sürünce

oğulları Ögeday ve Çağatay kontrolündeki orduları burada bıraktı ve Buhara'ya geçti. Yolunun üzerindeki Zernuk kalesi de teslim oldu ve bu şehire Gu-Balık ismini koydu.
Marco Polo Cengiz Han huzurunda
Yol üzerindeki Nur şehri de Cengiz Han'ın korkusuyla teslim oldu. Akabinde 1220'de Buhara'yı kuşattı. Şehrin garnizonunun Horasan'a çekilmesiyle

12'inci gününde şehir Cengiz Han'ın oldu ve şehir yakılıp yıkıldı. Aradan 5 ay geçtikten sonra da Otrar şehri teslim oldu. Cengiz Han'ın elçilerini öldürten Otrar valisi de

ağzına eritilmiş gümüş dökülerek öldürüldü.
Cengiz Han'ın yolculuğu Semerkant'da da devam etti. Bazı tarihçilere göre Semerkant'ı ele geçirdikten sonra buradaki büyük kütüphane yıkılmış

medeniyet namına tüm eserler yerle bir edilmiştir. Burada Göksaray şehrini kuşatmasının ardından şehir teslim oldu. Cengiz Han'ın generalleri de Siriderya'daki Sığnak

Cend

Barçınlığkent'i ele geçirdi.
Hazermşah Mehmed kaçışına devam ederken

peşinden yetenekli generallerinden Cebe Noyan ve Sübüdey Noyan'ı gönderdi. 30 bin kişilik bu ordu

Mehmed'i Irak'a kadar kovaladı. Cengiz Han oğlu Çağatay'ın kumandasındaki orduyu da Harzemşahlar Devleti'nin merkezi Ürgenç'e gönderdi. Daha sonra da büyük oğlu Cuci'yi buraya gönderdi. 6 ay kuşatmadan sonra

şehir tamamen yokedildi. Böylece de Harizm

Maveraünnehir

Horasan ve bütün doğu İslam ülkeleri de Cengiz Han'ın imparatorluğunun bir parçası oldu.
Hazermşah Mehmed]'in vefatının ardından yerine geçen oğlu Celaleddin Harzemşah Moğollarla olan savaşını Cengiz'in ölümünden sonrada devam ettirmiştir.
Cengiz Han'ın savaşlarına değin bir çok değişik bakış açısı vardır. Türk olmayan devletler dışındaki İran

Irak

Afganistan ve Pakistan gibi ülkeler hâlâ Cengiz Han'ı bir barbar ve soykırımcı olarak görmektedirler. [1] Ancak Türkler Müslümanların da Cengiz Han'a destek olduğunu belirtir. Batı dünyası ise

Cengiz Han'ı "Türk-Moğolu" diye tanımlar

ve barbar olarak nitelendirir.
Moğol İmpratorluğunun Genişlemesi
Moğol İmparatorluğu'nun yönetiminin Öğeday'a verilmesi
Ogeday Han
Moğol geleneklerine göre Cengiz Han hayattayken topraklarını oğulları arasında pay etti. Yerine Cuci ve Çağatay arasındaki tartışma yüzünden ikisini de uygun görmezken

Ögeday bu göreve layık oldu. Cuci avcıbaşı

Çağatay örf ve hukuk uygulayıcısı

Tuli de savaş bakanı oldu.
Cuci'nin arası Tuli ile de açılmıştı

ancak batı ülkelerin fethinde önemli rol oynadı. Cuci bilinen tüm yerleşik batı ülkelerini ele geçirdikten sonra Moğolistan'a dönmedi. Ancak aradaki mesafe oldukça uzundu ve bir haber alınamıyordu. Bunu bir kopma olarak alan Cengiz Han ordularını hazırlarken oğlu Cuci'nin ölüm haberini aldı.
Ölümü
Cengiz Han Öldüğünde Moğol İmparatorluğu
1223 ve 1224 yıllarını Kulan-Başın ve İrtiş'de geçiren Cengiz Han; 1225'de Hsia Devleti'ne karşı sefere çıktı. Hsia merkezinin teslim olmadan iki gün önce günümüz Kansu'sunda Tangut seferi sırasında hastalanarak 1227 yılının 18 Ağustos'unda öldü.
Moğol geleneği uyarınca mezarı gizli tutulsa da

cesedi Onon ve Kerulen kaynakları yakınında

Burhan-Haldun dağları arasında bir yere gömüldüğüne inanılmaktadır[2]. Ondan sonra gelenler de buraya gömüldü ve heykelleri dikildi.
Dünya tarihindeki etkileri
Cengiz Han'ın Asya'yı birleştirmesiyle sınırlar ve gümrükler kalkmış

Asya'daki iktisadi yapı değişmiştir. Halklar arası ticaret artmıştır.
Hem Asya hem de Avrupa'daki sınırları sayesinde iki kıta arasında bilgi ve tecrübe akışını

kısa bir sürede olsa

sağlamıştır.Ayrıca Hıristiyan ve Müslümanlar arasındaki düşmanlığın gene kısa süreliğine olsada azalmasını sebep olmuştur.
Orta Asya'da yaşam süren Türk boyları Moğol akınları ile başta Anadolu olmak üzere birçok yere göç etmişlerdir.
Ölümünden sonra
Genelde bilinenin aksine

Cengiz Han Moğol İmparatorluğu'nun tamamını ele geçirmemiştir. Döneminde Hazar Denizi'nden Japon Denizi'ne kadar ilerlemiştir. İmparatorluğun genişlemesi 1227 yılından sonra Ögeday'ın yönetiminde olmuştur. Moğol orduları İran'ın tamamını

Çin'in tamamını da 1279 yılında ele geçirmiştir.
1230lu yılların sonunda

Cuci'nin oğlu Batu Han Avrupa'ya sefere çıkmış; Rusya'yı ele geçirmiş ve Orta Avrupa'ya kadar ilerlemiştir. Sübüdey Noyan'ın da desteğiyle o dönemdeki en güçlü Avrupa ordusu olan Leh (Polonyalı)

Alman ve Macar ordularını 2 gün içinde bozguna uğratmış; Avrupa'nın da orduya bakış açısını değiştirmiştir.
Tuli'nin oğlu Hülagû Han Orta Doğu'da günümüz Filistin'ine kadar ulaşmış

Abbasi Halife'sini de öldürmesi de günümüzde hâlâ Iraklıların Moğolları sevmemesini sağlamıştır.
Kişiliği
Cengiz Han basitliğe

onurlu ve sadık olmaya

ordu stratejisine

Tengricilik'e inanırdı. Minhaj al-Siraj Juzjani o'nun hakkında son yılları için şu sözleri söylemiştir.
“ Cengiz Han uzun bir insandı

yapılıydı

güçlü bir vücudu vardı

uzun beyaza dönmüş sakalı

kedi gözleri

azimli bir enerjisi

kavrayabilen

dahi

ve anlayan

korku sunan

bir kasap

adil

yürekli

düşmanlarını yokeden

dehşetli

kana susamış ve zalimdi. ”
Taoist rahip Ch'ang Ch'un ise Cengiz Han'ın şu sözlerini günümüze taşımıştır. Cengiz Han bir mektubunda Ch'un'a şu sözleri iletmiştir.
“ Cennet Çin'i kibirli ve lüks gösterişiyle yalnız bıraktı. Ama

kuzeyin kırlarında yaşayan benim

düzensiz arzularım yok. Lüksü sevmiyorum ve mütevazı davranıyorum. Sadece bir elbisem ve bir yemeğim var. Aynı yemeği yer ve tüm diğer yandaşlarım gibi aynı elbiselerimi giyerim. Halkı çocuklarım gibi görürüm

ve yetenekli insanlara kardeşlerimmiş gibi ilgi gösteririm. Prensiplerimizde her zaman uyuşuruz

ve her zaman ortak kaidemizde buluşuruz. Ordu çalışmalarımızda her zaman en öndeyimdir

ve savaşta da asla arkada bulunmam. 7 yıl içinde

büyük bir iş başardım ve bütün Dünya'yı bir imparatorluk altında birleştirdim.
Popüler kültürde Cengiz Han
Burnham Karnavalında Cengiz Han Tanıtımı
National Geographic'in araştırmasına göre; Cengiz Han Dünya'da en fazla ırkı devam eden kişidir. (16 milyon kişi) [3]
Michael H. Heart'ın tarihin en fazla etki bırakan liderleri arasında 29'uncu olmuştur.
National Geographic tarafından tarihin en önemli 50 politika lideri seçilmiştir.
Bin yılın en büyük 10 kültürel efsanesi olarak 1998'de Dr G. Ab Arwel'ın araştırması sonucunda seçilmiştir
Moğolistan'da Cengiz Han
Cengiz Han Sovyetler Birliği tarafından desteklenen komünist yönetimi dönemince

kötü bir insan olarak tanımlanmıştır ve aksini savunmak bir tabu olarak nitelendirilmiştir [4]. Ancak

Moğolistan'ın demokrasiye kavuşması ardından Cengiz Han'ın anıları Moğolistanlıların gururu olmuştur. Günümüzde de Moğolistan'ın gelmiş geçmiş en büyük ve efsanevi lideri olarak görülmektedir. Moğolistan'ın politik ve etnik kimliğinin var olmasında büyük önem taşır. Ayrıca zalimliğine değin başka görüş açılarına sahiptirler. Moğollar

Moğol olmayan inceleyenler tarafından yazılan tarihsel kayıtların Cengiz Han'ın barbarlığını abarttığı düşünürler. Cengiz Han ayrıca kültürel bir değişikliğe sebebiyet verip

Moğol dilini Uygur alfabesine göre uygulamıştır.
1990lı yıllarda

Moğolistan komünist rejimden çıkınca Cengiz Han bağımsız devletin bir simgesi hâline gelmiştir. Moğollar bu sebeple Moğolistan'a Cengiz Han'ın Moğolistan'ı kendilerine de Cengiz Han'ın çocukları demektedirler. Moğollar bu ismi bir çok ürüne

sokağa

binaya ve diğer yerlere de vermişlerdir. Ayrıca Cengiz Han'ın resmî para birimleri Tugrik'in ₮500

₮1000

₮5000 ve ₮10

000'in üzerinde bulunmaktadır. Başkent Ulaanbaatar'daki hava alanının ismi Cengiz Han Uluslarası Havaalanı'dır. Halk Cengiz Han'a büyük saygı duyar. 2006 yılında

tekrar başkentte Cengiz Han'ın ve oğullarının heykelleri şehir merkezine konmuştur.
5000 tugrik üzerindeki Cengiz Han Resmi
Türkiye'de Cengiz Han
Batılıların Türk Moğolu gördüğü Cengiz Han'a Türkiye'de de saygı duyulur. Cengizhan ve Timuçin ismi sık rastlanan bir isim olup

kullandığı Yasa gibi kelimeler de Türkçe'de yerini almıştır. Bir Türk boyu olan Tatarlarla aynı kökenli Türkler

Moğollar ile tarih boyunca da kültürel benzerliklere sahip olmuş

tekrar batılı tarihçiler Türkiye'deki Türkleri "Batı Türkleri" olarak tanımlamıştır. Bu vesile ile Türkiye'de Cengiz Han tarihin en büyük liderleri arasında görülmektedir. Bir çok Türk

Cengiz Han'ı bir Moğol olduğu kadar Türk olarak da görmektedir. Çin'de de benzeri bir husus sözkonusudur

ve Çinliler Cengiz Han'ı Çinli bir ulus kahramanı olarak görmektedirler. Türkler de tıpkı Moğollar gibi tarihçilerin anlattığı kadar barbar olmadığına inanırlar.[
CENGİZ HAN’IN BÜYÜK YASASI
Cengiz Han’ın Büyük Yasasının bize Makrizi’den gelen parçaları:
Zina yapan

evli olup olmadığına bakılmaksızın idam edilir.
Livatadan suçlu her hangi bir kişi de idam edilir.
Kasten yalan söyleyen veya büyücülük yapan veya başkalarının davranışları hakkında ispiyonculuk yapan veya kavga eden iki kişinin arasına birinin yanında diğerine karşı olarak girenler de idam edilir.
Suya işeyen veya suyu kirletenler de idam edilir.
Her kim mal (veya para) alır ve iflas eder; sonra tekrar mal alır ve yine iflas eder

sonra yine mal alır ve yine iflas ederse

üçüncü defadan sonra o da idam edilir.
Sahibinin iznini almadan bir esire yiyecek veya giyecek veren de idam edilir.
Kaçan bir köleyi veya esiri bulup sahibi olan kişiye geri vermeyen de idam edilir.
Bir hayvan yenirken

ayakları bağlanmalı

karnı yırtılarak açılmalı ve hayvan ölene kadar kalbi elde sıkılmalıdır; fakat eğer bir kimse Hz. Muhammet’in inananlarının yöntemi ile hayvanı keserek öldürürse

kendisi de kesilerek öldürülür.
Muharebede saldırı veya geri çekilme sırasında eğer bir kişi hurcunu

ya da yayını veya her hangi bir eşyasını düşürürse

arkasındaki adam (attan) inmeli ve bu düşen şeyi sahibine geri vermelidir; böyle (attan) inerek

düşen şeyi sahibine vermeyen kişi idam edilir.
Cengiz Han fakirler

Allah’ın Kuranını okuyanlar

avukatlar

doktorlar

âlimler

kendilerini ibadet ve riyazete adayanlar

müezzinler ve ölü yıkayıcılarının vergi ödeme ve iş yapma yükümlülüğüne zorlanamayacağına karar vermiştir.
O (Cengiz Han) bütün dinlere saygı gösterilmesini ve aralarında ayrım yapılmamasını emretmiştir. Bütün bu emirlerini tanrıya inanılabilir diye vermiştir.
(Cengiz Han) insanlarına

biri prens diğeri esir olsa da verenin tadına bakmadığı yemeği yemelerini yasakladı; yemeği paylaşmaya davet etmeden bir diğerinin huzurunda her hangi bir şeyin yenmesini yasakladı; her hangi bir kişinin yoldaşlarından fazla yemesini

yemeğin piştiği ateşi veya insanların yemek yediği tabağı ezip geçmesini yasakladı.
Bir yolcu yemek yiyenlerin yanından geçerken

(attan) inip onlarla birlikte yemelidir ve onlar yolcuyu engellememelidir.
(Cengiz han) ellerini suya batırmalarını yasakladı ve su çekmek için kap kullanmalarını emretti.
(Cengiz Han) tamamen yıpranmadan elbiselerini yıkamalarını yasakladı.
(Cengiz Han) ahlaksız her hangi bir şeyi söylemeyi yasakladı ve her şeyin ahlaklı olduğu konusunda ısrar etti

ahlaklı ve ahlaksız arasında ayırım yapmadı.
Her hangi bir mezhebe ayrım gösterilmesini

kelimeleri vurgulayarak söylemeyi

onurlandıran unvan kullanmayı yasakladı; Sultan veya herhangi biri ile konuşulurken yalın olarak ismi kullanılmalıydı.
Savaşa gitmeden önce birlikleri ve birliklerin teçhizatlarını şahsen kontrol etmelerini

birliklerin sefer için gereksindikleri her şeyi sağlamalarını ve iğneden ipliğe kadar her şeyi gözden geçirmelerini haleflerine emretti ve eğer askerlerden biri zaruri bir şeyi gereksediği takdirde o asker cezalandırılmalıydı.
Erkekler dövüşmek için gittiğinde

onların görevlerini yerine getirmek ve iş yapmaları için kadınların askeri birliklere refakat etmelerini emretti.
Seferden döndüklerinde Sultanın hizmetinde belirli görevleri üstlenmelerini savaşçılara emretti.
Bazılarını kendisi ve çocuklarına seçebilmesi için her yılın başında bütün kızlarını kendisine takdim etmelerini emretti.
Emirleri (prensler/generaller ve noyanları) askeri birliklerin başına getirdi ve binler

yüzler ve onlar için komutanlar atadı.
Emirlerini en yaşlısı eğer bir kabahat işlemişse cezalandırılmak üzere hükümdar tarafından gönderilen haberciye -hizmetçilerinin en değersizi olsa dahi- kendisini teslim edecekti ve hükümdar tarafından verilen cezayı uygulamaya başlamadan önce –ki bu ceza idam olsa dahi- onun önünde yere kapanacaktı.
Hükümdar dışında kendilerini her hangi birine muhatap göstermelerini Emirlere yasaklamıştır. Her kim kendini her hangi birine hükümdar dışında muhatap gösterir ise idam edilir ve izin almaksızın postasını değiştiren her hangi biri de idam edilir.
O

iyi zamanda ülkedeki bütün olaylardan haberdar olabilmek için sürekli posta iletişimi kurmasını Sultan’a emretmiştir.
Oğlu Çağatay’a yasaya uyulmasını gözlemeyi emretti
Mirhond (veya Mirhovend)’den:
İhmalkârlık nedeniyle askerlerin cezalandırılmasını emretti ve topluluk avı sırasında bir hayvanın kaçmasına izin veren avcıların sopayla dövülerek cezalandırılmasını ve bazı durumlarda idam edilmesini emretti.
Adam öldürme (cinayetin cezalandırılması) durumunda

kişi para cezası ödeyerek fidye verip kendini kurtarabilir ki bu Hz. Muhammet’e inanan kişi için 40 altın para (Balysh); ve bir Çinli için bir eşektir.
İbn-Batuta’dan:
Mülkünde çalınmış bir at bulunan kişi

bunu aynı cinsten dokuz at ekleyerek sahibine iade etmelidir; eğer bu cezayı ödeyemiyor ise çocukları atların yerine alınmalıdır ve eğer çocuğu yok ise

bizzat kendisi koyun gibi boğazlanacaktır.
Vartang’dan:
Cengiz Han Yasaları

yalanı

hırsızlığı ve zinayı yasaklar ve kişinin komşusunu kendisi kadar sevmesini emreder; insanların

bir diğerini yaralamamasını ve saldırıları tümüyle unutmalarını

gönüllü olarak teslim olan ülke ve şehirleri bağışlamalarını

Tanrıya adanan tapınakları vergiden muaf tutmalarını ve yaşlı ve düşkün insanlara saygı göstermelerini emreder. Her kim bu emirlere aykırı hareket eder ise idam edilir.
Mahakia’dan:
(Yasa bu kuralları emreder

bir birini sevmeyi

zina yapmamayı

çalmamayı

yalancı tanıklık yapmamayı

hain olmamayı ve yaşlı ve düşkün insanlara saygı göstermeyi. Her kim bu emirlere aykırı hareket eder ise idam edilir.
Değişik kaynaklardan:
(Cengiz Han Yasası emreder ki) yemek üzerinde boğulan kişi hemen kamptan çıkarılmalı ve derhal öldürülmelidir ve ordu komutanının çadırının eşiği üzerine ayağını koyan kimse de idam edilmelidir.
İçmekten kendini alıkoyamıyor ise

kişi ayda üç kez sarhoş olabilir; eğer üç kereden fazla yapar ise kabahatlidir; eğer ayda iki kez sarhoş oluyor ise bu daha iyidir; eğer ayda bir kez ise kuşkusuz daha çok övgüye değer; eğer kişi hiç içmiyor ise

bundan daha iyi ne olabilir? Fakat böyle bir kişi nerede bulunabilir? Eğer böyle bir kişi bulunabilir ise

o en yüksek düzeyde saygıya layıktır. (Riasanovsky bu parçanın Cengiz Han’ın vecizelerine -vecize 20- ait olduğunu kabul etmektedir.)
Bir cariyeden doğmuş çocuklar meşru kabul edilecek ve babaları tarafından yapılan dağılıma uygun olarak mirastan paylarını alacaktır. (Avrupa’da sadece yaşlı olanların varis olduğu primogenture yasasının üzerine çıkmaktadır. Çok daha medenidir.) Mülkün dağıtımı yaşça büyük oğlun yaşça küçük oğuldan daha fazla alması temelinde olmakta

genç oğula babanın ev halkı miras kalmaktadır. Çocukların yaşça büyüklükleri annelerinin sıralanışına bağlı olmaktadır; eşlerden biri her zaman yaşça büyük olmalıdır

bu öncelikle onun evlenme tarihine göre belirlenmektedir.
Babasının ölümünden sonra

kendi annesi hariç oğlu babasının karılarının hepsini elden çıkarabilir; onlarla evlenebilir veya evlendirerek başkalarına verebilir.
Kanuni mirasçılar dışında herkes vefat edenin malını kullanmaktan kesinlikle men edilmiştir.
Şahsi Notum:Bu yasaların neden bu kadar katı olduğu bence aşağıdaki dizelerde açıkça belirtilmiş.
bir civi kayboldugu icin bir nal kayboldu
bir nal kayboldugu icin bir at kayboldu
bir at kayboldugu icin bir atli kayboldu
bir atli kayboldugu icin bir haber kayboldu
bir haber kayboldugu icin bir savas kaybedildi
ve bir savas kaybedildigi icin bir krallik yokoldu...
Cengiz Han