Geri git   CurcunaForum.Org > Kültür - Sanat - Tarih - Eğitim ve Uzay > Dersler / Ödev > Edebiyat-Türkçe
Kayıt ol Yardım Topluluk

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11-29-2008   #1
Profil
Üye
 
eray - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Bulunduğu yer: SAMSUN
Yaş: 28
Mesajlar: 478
Üye No: 19543

Seviye: 20 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Canlılık: 0 / 480
Çekicilik: 159 / 23023
Tecrübe: 23

Teşekkür

Teşekkürler: 0
0 Mesajina 0 Tesekkür Aldi
Rep
Rep Puanı : 90
Rep Gücü : 17
İtibar :
eray will become famous soon enough
eray - MSN üzeri Mesaj gönder
5 kıta nazım çeşitleri

Sözlük anlamıyla “parça” demek olan Kıt’a, nazım terimi olarak iki ya da daha çok, 9-10 beyte kadar olan, matla’ ve mahlas beyti bulunmayan, gazelde olduğu gibi, yani xa xa xa kafiyeli bir nazım şeklinin adıdır. Matla’ ve mahlas beytinin yokluğu dışında da kıt’a ile gazel arasında şekil ve konu bakımlarından ayrılıklar vardır. İki beyitli kıt’a yazıldığı halde bu kadar kısa gazel yoktur. Ayrıca gazelin beyit sayısı sınırlı olduğu halde 15 beyitten de uzun 30-40 beyte kadar uzayan kıt’alar yazılmıştır. Böyle uzun kıt’alara Kıt’a-i kebîre denir. Gazeller genellikle aşk ve sevgili konularını işledikleri halde kıt’anın konusu daha geniştir: Felsefî, tasavvufî bir fikir, bir hayat görü­şü, bir nükte, bir kişiyi övme ya da yerme, bir olayın tarihi kıt’anın konusu olabilir.
Kıt’alarda mahlas bulunmayışı genel bir kaide olmakla birlikte uzun kıt’alarda şairler çoğunlukla mahlaslarını söylemişlerdir. Kısa, hatta iki beyitli kıt’alarda az da olsa mahlas söylendiği olmuştur. Kıt’a, özellikle iki beyitli kıt’alar, edebiyatımızda çok kullanılmış, kıt’a sö­züyle de daha çok bunlar anlatılmıştır. İki beyitli kıt’aların öteki kıt’alar gibi xa xa şeklinde kafiyeli olanları yanında ab ab şeklinde kafiyeli olanları da vardır. Bu arada aslında nazm olan ve aa xa şeklinde kafiyelenen na­zım şekillerine de yanlış olarak kıt’a denmiştir:
Tecelli ber urur yer yer sevâd-ı dağ-ı cânumdan
Cihanda Tür-ı aşkum nûr akar her gülsitânumdan
Nola bağ-ı cihanda olsa mihr ü mahdan meşhûr
Bu kıt’am tâze bir güldür gülsitân-ı beyanumdan (Leskofçalı Gâlib)

Şair, ilk beyit mukaffa olduğu için şiirine “nazmum” diyeceği yerde “kıt’am” demiştir. Şairin kıt’a sözünü geniş anlamda düşündüğü anlaşılıyor. İki beyitli kıt’alar, böyle ilk beyitlerinin kafiyelerine, hatta vezinlerine bakıl­maksızın her zaman nazm ve rubâ’î ile karıştırılmıştır. Tezkireler ve şiir mecmualarında kıt’a veya nazm yerine ruba’i ile nazm yerine kıt’a denildiği gibi, mürettep divanların çoğunda da bu üç şekil “rubâ’iyyat” ve “mukatta’ât” başlık­ları altında bir arada toplanmışlar, özellikle kıt’a ile nazm her zaman bir arada sı­ralanmıştır. Halbuki nazm ve rubâ’înin ilk beyitleri mukaffa olduğu gibi, ayrıca ruba’i kendine özel kalıplarıyla yazılır. Kıt’anın ise başlıca özelliği ilk beytinin kafiyeli olmayışıdır.
Edebiyatımızda iki beyitten uzun kıt’alar ve kıt’a-i kebîreler dini şiirlerde, övgü ve hicivlerde ve özellikle tarih düşürmede kullanılmıştır. Kıt’a sözü ayrıca daha geniş anlamda “bend” yerine de kullanılmıştır. Şarkı, murabba’, muhammes gibi bendlerden oluşan nazım şekillerinin her bendine be­yit ve mısra’ sayılarına bakılmaksızın”parça” anlamında kıt’a denmiştir:shy01:
Kıt’a, az ya da çok her şairin divanında yer alan bir nazım şeklidir. Övgüler ve tarihlerde kullanılan kıt’alarla, kıt’a-i kebireler divanlarda genellikle kaside­lerden sonra, öteki kısa kıt’alar ise divan sonlarında”mukatta’ât” adı altında toplanmışlardır. En çok kıt’ası olan şairler arasında 69 kıt’a ile Necâti Bey (ölm. l508-09), 42 kıt’a ile Fuzûlî (ölm. 1556), 64 kıt’a ile Nev’î Yahyâ (ölm. 1599), 27 kıt’a ile Bâkî (ölm. 1600), 33 kıt’a ile Rûhî-i Bağdâdî (ölm.1605) sayılabilir. XVII. yüzyıl sonlarında Nâbî (ölm. 1712), bir kısmı tarih ve kıt’a-i kebire olmak üzere 150’den çok, Sabit (ölm. 1712),70 ve Beylikçi Ab­dülbaki Ârif (ölm. l7l3)(68), 68 kıt’a yazmışlardır.
XVIII. yüzyılda Nedîm (ölm. 1730)’in 26 kıt’ası ile pek çok tarih kıt’ası, Mehmet Emin Belîğ ) ölm. 1758)’in 58, dördü kıt’a-i kebîre olmak üzere Galib Dede(ölm. 1798-99)’in 49 ve Enderunlu Fâzıl (ölm. 1810)’ın 31 kıt’ası vardır.
Özellikleri:
1. Genelde 2-12 beyitten oluşur. Beyit sayısı ikiden fazla olan kıt’alara kıt’a-ı kebir(büyük kıt’a) denir.
2. Matla beyti olmayan bir nazım şeklidir. Kafiye düzeni ab, a(c)b ‘dir.
3. Mahlasız şiirlerdir.
4. Mısralar arasında anlam bütünlüğü bulunur.
5. Konuları önemli bir düşünce, hikmet, nükte, yergi, övgü, hayat görü vs. olabilir.

Dün elin yumuş dilerdi kim rakîb
Yaş eliyle duta zülfün dilberin
Âh edip eydür uzaktan Hâtifî
Dutma bir zaman kurusun ellerin (Hâtifî):msnmix::msnmix::msnmix::msnmix:
eray is offline eray isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
cesitleri, kita, nazim


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:34.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.