![]() |
#1 |
Benden Bazı Fıkralar hgtucelden
Avustralya'daki MelburnMüzesinde sergilenen 57.ci piyade sancagının altında şunlar yazmaktadır :
Bu alay sancagı Gelibolu daki savaş alanından getirilmiş ama esir edilememiştir...Çünkü,TÜRK ordusunun milli geleneklerine göre bir alayın sancagı,Alayın son eri ölmeden teslim edilemez.Bu sancak,sonuncu askerin öldügü yerdeki bir agacın dalında asılı olarak bulunmuştur...Kahramanlık göstergesi olarak karşınızda duran TÜRK ALAY SANCAGI'NI selamlamadan gecmeyin |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#2 |
|
![]()
18 yaşındaki kız, annesine iki aydır adet görmediğini söyler. Annesi, çok tedirgin olur ve eczaneye bir hamilelik testi almaya gider. Sonuçlar kızın hamile olduğunu gösterir. Anne çıldırmıştır, bağırır çağırır ve “bunu yapan hangi domuz, bilmek istiyorum” der. Kız telefon açar ve yarım saat sonra bir Ferrari evin önüne parkeder, içinden hafif kırlaşmış saçları ve pahalı bir elbisenin içinde çok yakışıklı bir adam iner ve kapıdan içeri girer.
Anne baba ve kızla beraber otururlar. Adam, “kızınız durumu anlattı” der, “kişisel durumumdan dolayı kızınızla evlenemem”, “ancak tüm sorumluluğu üzerime alıyorum.” “Eğer bir kız çocuğu doğarsa annesine bir ev, bir yazlık villa ve 1 milyon dolarlık bir banka hesabı, eğer bir erkek çocuk olursa birkaç fabrika ve bir milyon dolarlık bir hesap, eğer ikiz doğarsa her ikisine de 500 bin dolarlık hesap ve bir fabrika vereceğim”, der. “Ancaaaak düşük olursa....” der ve devamını getirecekken o zamana kadar sessizce bekleyen kızın babası elini dostça adamın omuzuna koyar ve “sorun değil o zaman tekrar s.kersin evladım” der. |
![]() |
![]() |
![]() |
#3 |
|
![]()
Fren sistemi
Ingiliz, Fransiz, Italyan ve Turk otomotiv firmalarinin yetkilileri fren sistemlerini tartisiyorlarmis.Toplantinin son gununde sira uygulamaya gelmis. 200 metrelik bir parkur hazirlamislar. Parkurun sonunda kalin bir duvar. Ilk 100 metrede 100 km/h hiza ulasacaklar sonra aniden frene basacaklar, en kisa mesafede kim duracak? Once Ingiliz ROVER'a binmis, 100 km/h hiza ulasmis, frene basmis ve duvara 60 cm mesafede durmus. Alkislar arasinda arabadan inmis ve gururla "ABS" demis. Ardindan Italyan Fiat'a binmis ilk 100 metreden sonra frene basmis ve duvara 45 cm mesafede durmus. O da alkislarla inmis ve "ASR" demis. Ayni sekilde Fransiz Renault a binmis ve 30 cm mesafede durmus. Arabadan alkislarla indiginde "SRS" demis gururla. Sıra Turk'e gelmis. Binmis Tempra'sina, 100 metre sonunda 100 km/h hiza zar zor ulasmis ve frene basmis. Ancak araba buyuk bir hizla duvara carpmis. Herkes saskin, bizimki hurda vaziyetteki arabadan inmis, uzerindeki tozlari silkelerken mahcup ve sinirli bir sekilde "AKF" demis. Insanlar sasirmis bu hangi tip fren, AKF nadir diye. Bizimki cevap vermis : A........ Kodugumun Freni. ![]() ![]() ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#4 |
|
![]()
Büyük şirketlerden birinin patronu ,bilgisayar sistemleriyle
ilgili önemli bir arızanın acilen giderilmesi için bilgisayar mühendislerinden birinin evine telefon etmesi gerekir. Adamın evine telefon eder ve karşı taraftan fısıldayan bir çocuk sesi "Alo" der. Bu kadar önemli bir konuyu bir çocukla konuşmak istemeyen patron sorar "Baban evde mi?" Çocuk fısıldayarak cevap verir "Evet" Patron sorar "Onunla konuşabilirmiyim?" Çocuk fısıldayarak cevap verir "Hayır" Patron şaşırarak "Peki annen evde mi?" Çocuk fısıldayarak "Evet" Patron , "Peki onunla konuşabilirmiyim?" Çocuk yine fısıldayarak "Hayır" Patron çocuğun cevapları karşısında şaşırır ve en iyisinin bir büyükle konuşmak olacağını düşünerek sorar , "Orada başka kimse var mı?" "Evet" der çocuk fısıldayarak , "Bir polis memuru var" Mühendislerinden birinin evinde polisin ne işi olduğuna anlam veremeyen adam sorar "Memur beyle konuşabilir miyim?" "Hayır" der ufaklık , "Şu anda meşgul" İyice meraklanan patron: "Neyle meşgul?" Çocuk fısıldayarak cevaplar:" Annemle babamla ve itfaiyeci amcalarla konuşuyor" Meraklanan ve endişelenen patron , telefondan gittikçe artan bir gürültü duyar "Bu ses de ne? Diye sorar. "Bir helikopter" der çocuk , hala fısıldayarak. Panikleyen patron:"Neler oluyor orada" diye sorar Cocuk hala fısıldayarak: "Arama kurtarma timi geldi" Patron endişeli ve neler olduğunu bilmemenin kızgınlığı içinde: "İyide neyi arıyorlar" Küçük çocuk hala fısıldayarak ve kıkırdayarak cevap verir "Beni" |
![]() |
![]() |
![]() |
#5 |
|
![]()
ANNELER HERŞEYİ BİLİR
Hasan annesini aksam yemeğine davet etmiş. Yemek sırasında anne hep Hasan’ın ev arkadasının ne kadar cekici oldugunu dusunmeden edememis. Yemek boyunca ogluyla kız arasında neler oldugu konusunda meraktan çıldırıyormuş. Bunu farkeden Hasan ‘Anneciğim Ayse ile aramızda inan hicbir sey yok. Biz sadece ev arkadasıyız’ demis.Bir hafta kadar sonra Ayse Hasan’a sormus: ‘ Annenin yemege geldigi geceden beri çorba kepçesini bir türlü bulamıyorum. Nerde oldugu konusunda bir fikrin var mı? Sence annen almış olabilir mi?’ Hasan cevap vermis ‘Aldığını sanmıyorum ama bir e-mail gönderip ona sorayım’ ve annesine şöyle yazmıs: ‘Annecigim, sana aldın demiyorum, almadın da demiyorum ama gercek şu ki bize yemege geldiginden beri çorba kepçesi kayıp’ Bir kac saat sonra annesinden soyle bir e-mail gelmis: ‘ Sevgili oğlum, sana Ayse ile yatıyorsun ya da yatmıyorsun demiyorum. Ama gercek su ki eger o kendi yatagında uyuyor olsaydı simdiye kadar corba kepcesini coktan bulmus olmalıydı..’ MAFYA BABASI Mafya babasi korumaya aldigi muesseselerden haraclari toplamak icin yeni bir tetikci buldu.Sectigi adam sagir ve dilsizdi. Baba, yeni tetikcinin polisin eline gecerse, fazla bir sey anlatmasinin mumkun olamayacagini dusunuyordu boylece.. Baba, bir gun odemelerin geciktigini fark etti ve tetikciye adamlarini gonderdi. Adamlarin sagir dilsizle anlasmalari mumkun olmadi tabii. Bunun uzerine Baba sagir dilsizi odasina aldirtti. Bir de isaret alfabesi bilen tercuman buldular. Tercuman isaretle sordu: "Para nerde?.." Sagir dilsiz isaretle yanit verdi: "Ne parasi.. Benim paradan haberim yok.. Neden bahsettiginizi anlamiyorum." Tercuman tercume etti. "Neden bahsettiginizi anlamiyormus .." Baba 38?ligini koltuk altindan cekip sagir dilsizin beynine dayadi.. "Simdi sor bakalym, para nerde?.." Tercuman i aretle sordu: "Para nerede?." Sagir dilsiz isaretle yanit verdi: "Central Park?ta, Bati 78?inci Caddeye acilan kapidan girince soldan ucuncu agacin kovugunda 100 bin dolar var." Baba ofkeyle gurledi: "Ne dedi?.." Tercuman yanitladi: "Dediki hala neden bahsettiginizi anlamiyormus. Ayrica diyor ki, o tetigi cekmeyi de kiciniz yemezmis!.." CUMA GÜNLERİNİ SEVECEĞİNİ SANMIYORUM Çok günahkar bir adam ölmüş ve kendini cehennemde bulmuş... Şeytanın karşısına geçmiş, şeytan ona sormuş; - Niye titriyorsun, korkuyor musun? - Tabi ki korkuyorum, cehenneme düştüm..!!! - Aaa korkma, cehennem size anlatıldığı gibi bi yer diil, göreceksin... Meselaaaaa... Sen içki sever misin? - Severim hem de çok - Harika... O zaman Pazartesileri de çok seveceksin.. Pazartesi burada İÇKİ GÜNÜ'dur.. Bütün gün viski, tekila, bira, şarap servisi yapılır... İstediğin kadar içeceksin ve asla sarhoş olmaycaksın..... nasıl? - Waowwwww bayıldım...!!! - Peki sigara içer misin? - Evet çok fazla içerim.. - Harika.. o zaman Salıları da çok seveceksin... Salı burada SİGARA GÜNÜ'dür... Bütün gün dünyanın en kaliteli sigaralarını tutturebiliceksin, ciğerlerin patlamaycak, öksürük krizleri yok, kanser de yok, nasılsa ölüyüz di mi... Nasıl?? - Aman tanrım insan daha ne ister ki..!!!! - Peki kumar oynar mısın?????? - Evet !! Hayattayken deli gibi kumar oynardım... - Harika..... O zaman Çarşambaları da çok seveceksin... Çarşamba burada KUMAR GÜNÜ'dür... Sabahtan akşama kadar blackjack, poker, rulet, ne ararsan... İflas etmek yok, hep kazanmak var, kazandıkça oynamak var... Nasıl? - İNANILMAZ... TEK KELİMEYLE İNANILMAZ...!!! - Ya uyuşturucularla aran nasıl??? - Aaah sorma, ben iflah olmaz bir uyuşturucu bağımlısıydım... - Sen çok şanslısın ahbap... Perşembelere de bayılacaksın demektir... Perşembe burada UYUŞTURUCU GÜNÜ'dür... Bütün bir gün eroin, kokain, marijuhana, hangisini istersen ne şekilde istersen alabiliceksin... Kafayı bulmak yok, zehirlenmek yok, bütün gün uçuş halindesin... Hoşuna gitti mi???? - BUNLARA İNANAMIYORUM CENNETTE BU KADAR MUTLU OLAMAZDIM HERHALDE...!!! - Peki eşcinsel misin? - Hayır... - Hmmmm.. O zaman Cumalardan nefret edeceksin... |
![]() |
![]() |
![]() |
#6 |
|
![]()
Sarışın
-------------------------------------------------------------------------------- Kör bir adam yanlışlıkla Bayanlar Barına girer. Bara doğru ilerler ve bir içki ısmarlar. Biraz oturup, içkisini yudumladıktan sonra barmene seslenir: "Hey, bir sarışın fıkrası duymak ister misin?" Birden bar, bomba düşmüş gibi sessizleşir. Kör adamın yanında oturan kadın, tok bir sesle: "Hey bayım," der "bu fıkrayı anlatmadan önce bilmeniz gereken beş şey var. Birincisi, barmen sarışın bir kız. İkincisi kapı görevlisi sarışın bir kadın. Üçüncüsü, ben 1.90 boyunda karatede siyah kuşaklı bir sarışınım. Dördücüsü, sağınızda oturan kadın profesyonel bir halterci ve sarışın. Beşincisi, benim yanımda oturan kadın profesyonel güreşçi ve sarışın. Yine de bu fıkrayı anlatmak istiyor musunuz?" Kör adam bir kaç saniye düşünür, sonra başını sallar: "Hayır, hiç sanmıyorum. Beş defa anlatamam" __________________ |
![]() |
![]() |
![]() |
#7 |
|
![]()
Eınsteın ve Şöförü
-------------------------------------------------------------------------------- EINSTEIN VE SÖFÖRÜ== >> >> Einstein konferaslarina hep özel soförü ile giderdi. Yine bir >>konferansa >> gitmek üzere yola çiktiklari bir gün soförü >> Einstein'a, "Efendim, uzun zamandir siz konusmanizi yaparken ben >>de arka >> siralarda oturup sizi dinliyorum ve artik neredeyse >> söyleyeceginiz her seyi kelimesi kelimesine biliyorum" dedi. >> Einstein gülümseyerek ona bir öneride bulundu: >> "Peki, simdi gidecegimiz yerde beni hic tanimiyorlar" dedi. "O >>halde bugün >> palto ve sapkalarimizi degistirelim, benim yerime sen yap >>konusmayi, ben de >> arka sirada seni dinlerim." Soför, gercekten cok basarili bir >>konusma yapti >> ve sorulan tüm sorulari dogru yanitladi. >> Tam yerine oturacagi sirada bir kisi, o güne kadar konferansta >>sorulmamis >> bir soru sordu. Soför, hic duraksamadan soruyu soran kisiye döndü >>ve >> "Böylesine basit bir soruyu sormaniz gercekten cok garip" dedi. >> Sonrada >> Einstein'i isaret ederek söyle devam etti: >> "Simdi size arka sirada oturan soförümü cagiracagim ve sordugunuz >> soruyu, göreceksiniz, o bile yanitlayacak." |
![]() |
![]() |
![]() |
#8 |
|
![]()
> > > > > >>> >>>> DOKTORUN biri yeni
> > > > > >>> >>>>>> bir muayene > > > > > >>> >>>>>> açmış. Kapıya yazmış... > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> "Vizite ücreti 100 Dolar. > > > > > >>> >>>>>> İyileştirmediğimiz hastaya beş mislini geri >veriyoruz..." > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> Vizite pahalı ama, doktor > > > > > >>> >>>>>> gerçekten doktor... > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> Her gelen hasta iyileşip > > > > > >>> >>>>>> gidiyor... Doktorun ünü her geçen gün artıyormuş... > > > Uyanığın > > > > biri > > > > > >>> >>>>>> doktora > > > > > >>> >>>>>> gidecek, iyileşmeyecek ve beş misli parayı > > > > > >>> >>>>>> geri alacak ya, kapıyı çalmış... > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> "Doktor! Ağzımın tadı hiç > > > > > >>> >>>>>> yok... Öyle kötüyüm ki, hiçbir şeyin tadını > > alamıyorum..." > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> Doktor... Adama şöyle bir > > > > > >>> >>>>>> bakmış, hemşireye seslenmiş: > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> "Hemşire hanım! Sekiz numaralı > > > > > >>> >>>>>> kutuyu getirin" > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> Hemşire adama uzatmış kutuyu, > > > > > >>> >>>>>> adam, bir kaşık içindekinden yemiş ve anında >tükürmüş... > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> "Ama Bu bok!!!!!" > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> Doktor sakin, "Evet! > > > > > >>> >>>>>> İyileştiniz. Tad alıyorsunuz artık.." > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> Adam, parayı ödemiş sinirleri > > > > > >>> >>>>>> tepesinde gitmiş... > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> Aradan birkaç ay geçmiş. büyük > > > > > >>> >>>>>> bir hırsla yeniden kapısına dayanmış doktorun... > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> "Doktor bey, ben de hafıza > > > > > >>> >>>>>> kaybı başladı... Herşeyi > > > > > >>> >>>>>> unutuyorum...!" > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> Doktor, adama şöyle bir bakmış > > > > > >>> >>>>>> yine, hemşireye dönmüş, "Kızım, sekiz numaralı kutuyu > > > getirir > > > > > >>> > misin?" > > > > > >>> >>>>>> demiş. > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> Adam, hemen itiraz etmiş, "Ama, > > > > > >>> >>>>>> o kutuda bok var!"... > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> Doktor, "Doğru! Bakın, > > > > > >>> >>>>>> hafızanız da yerine geldi!...." > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> Adam, ağlamaklı, hırsla ödemiş > > > > > >>> >>>>>> parayı çıkmış dışarı... > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> Kurmuş da kurmuş intikam > > > > > >>> >>>>>> planlarını... Birkaç ay sonra.. > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> "Doktor! Ben de iktidarsızlık > > > > > >>> >>>>>> başladı... Durumum kötü, hiçbir şey yapamıyorum..." > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> Doktor adamı gözüyle şöyle bir > > > > > >>> >>>>>> inceleyip, "Hemşire hanım sekiz numaralı kutuyu getirir > > > > misin" > > > > > >>>diye > > > > > >>> >>>>>> seslenince, adam, tüm hırsıyla, "S.kecem, > > > > > >>> >>>>>> seni de sekiz numaralı kutunu da..." diye bağırmış.. > > > > > >>> >>>>>> > > > > > >>> >>>>>> Doktor gayet sakin, "Geçmiş > > > > > >>> >>>>>> olsun! Artık > > > > > >>> >>>>>> yapabiliyorsunuz!!!!!!!!!" > > > > > >>> |
![]() |
![]() |
![]() |
#9 |
|
![]()
Bu fıkranın yazarı ben ve eski bir arkadaşım olan Rıdvan..[Orta birdeyken yazmıştık hala unutmam]..:
>Adamın biri çok hastaymış. Ölecekmiş. >Hastaneye kaldırmışlar. ;Doktor: -5 gün ömrünüz kaldı yerinizde olsam akrabalarımla vedalaşırdım.. demiş :Adam: -Çaresi yokmu doktor bey bak herşeyin çaresi bulunur demi. ;Doktor: -Maalesef beyfendi son 5 saatiniz var.. >Adam Hastaneden çıkar. Tam o sırada oradan bir cenaze arabası geçmektedir :Adam: -Taksi! |
![]() |
![]() |
![]() |
#10 |
|
![]()
Furdim Onu > >>Trabzon'un bir köyü. Temel ile sevgilisi Fadime evleniyorlar.
> >>Davullar > >>calinmis, horon tepilmis, yemekler yenmis ve gecenin sonuna > >>gelinmis. Köyün > >>ihtiyar heyeti Temel'i yanlarina cekerek evlilikle ilgili > >>nasihatler > >>vermisler ve sonunda "eger Fadime kiz cikarsa sabah ezanina dogru > >>pencereden > >>havaya uc el ates et. Et ki biz de köyümüzün namusuna leke gelmemis > >>oldugunu > >>bilelim" diyerek Temel'i serbest birakmislar. > >> > >>Temel sirtina vurulan yumruklarla evine girmis. Kapi kapanmis. > >>Köylü > >>dagilmis. Sabah olmus ve ezan okunmadan once Temel'in evinden uc el > >>silah > >>sesi gelmis. Köy halkı "tamam, Fadime kiz cikti, bir problem yok!" > >>demis. > >>Herkes gundelik hayatina donmus. > >> > >>Ertesi sabah yine ezan vaktine dogru Temel'in evinden silah sesi > >>gelmis. > >>Sasiran köylüler Temelin evine kosmuslar. Bakmislar Fadime kanlar > >>icinde > >>yerde yatiyor. "Yaa, noldu?" sorulari yukselmis. Temel cok sinirli > >>bir > >>sekilde "Dun kiz cikmisti, bugun cikmadi. Ben de furdim oni" ... |
![]() |
![]() |
![]() |
Etiketler |
bazi, benden, fikralar, hgtucelden |
|
|