Geri git   CurcunaForum.Org > Eğlence Dünyası > Kahkaha Bölümü > Komik Yazılar
Kayıt ol Yardım Topluluk

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-20-2008   #1
Profil
Üye
Avatar Yok
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Bulunduğu yer: Cehennem =)
Yaş: 31
Mesajlar: 257
Üye No: 12416

Seviye: 14 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Canlılık: 0 / 349
Çekicilik: 85 / 17423
Tecrübe: 97

Teşekkür

Teşekkürler: 0
0 Mesajina 0 Tesekkür Aldi
Rep
Rep Puanı : 29
Rep Gücü : 18
İtibar :
HellhunteR is on a distinguished road
HellhunteR - MSN üzeri Mesaj gönder
Komik efsaneler

HAFIZAYA BAKBE

Haydarpaşa Garı'nın önünde daha geçen seneye kadar yaşlı bi adam otururmuş. Adam her sabah gara gelir, insanları seyreder, hava kararınca da gidermiş. Garın çalışanlarına göre bu adamın hafızası o kadar kuvvetliymiş ki, gün içinde gördüğü bi’şeyi yıllarca unutmazmış.
Geldikleri trende kondoktörden bu hikayeyi dinleyen iki arkadaş, adamın mükemmel hafızasını sınamak için bi test yapmaya karar vermişler. Bizimkilerin planı, yıllar sonra hangisinin yolu İstanbul'a düşerse adama, “Beni tanıdın mı?” diye sorup hafızasının gücünü ölçmekmiş.

Trenden inince adamı bulmuşlar ve ona, “Bu sabah kahvaltıda ne yedin?” diye sormuşlar. Adam da umursamaz tavırlarla, bunların doğru dürüst suratına bile bakmadan, “Yumurtaaa” diye cevap vermiş. Neyse canım abim, aradan yıllar geçmiş, iki arkadaştan birisi ölmüş. Diğeri çoluk çocuğa karışmış, iyice yaşlanmış ve bi gün yolu yine İstanbul'a düşmüş. Haydarpaşa Garı'nda trenden inmiş ve tam vapura binecekken birisi omuzuna dokunmuş. Dönüp bakmış, hiç tanımadığı bi adam. “Ne diyecek bu” diye düşünürken adam, “Rafadandı” deyip kalabalığa karışmış.


DEDENDENMİ UTANMADIN


Yıl 1980. Güvenlik güçlerinin ev baskınları had safhada. O günlerde polis bir ihbar üzerine solcu olarak bilinen birinin evini basmış. Tabii ilk iş olarak evdeki kitapları karıştırmaya başlamışlar. Polislerden biri kütüphanede Lenin'in kitaplarından birini bulmuş. Artık hangisiyse kitabın üzerinde Vladimir İlyiç Lenin'in kısaltılmış hali olarak VI Lenin yazıyormuş. Eleman heyecana kapılıp başlarındaki amirine gidip "Amirim" demiş, "Biz bunun birincisiyle başa çıkamadık, bakın herifler altıncısını çıkarmışlar!"

Yine aynı dönem. Bu kez başka bir eve baskın düzenlenmiş. Bu baskında güvenlik güçlerinin amiri bastıkları evin sahibini karşısına almış azarlıyormuş: "Ulan vatan haini, ulan Moskof uşağı, hadi anandan babandan utanmadın, bari şu duvarına resmini astığın ak sakallı dedenden utan!" Duvardaki ak sakallı dede ise, Karl Marx'ın o çok bilinen resmiymiş.







HİPOKRAT YEMİNİMİ O DA NE?


Bu olayın İzmir'de bir hastanede gerçekten olduğu söyleniyor. Kadının biri kocasına rahatsız olduğunu, kasıklarına doğru bir sancı hissettiğini söylemiş. Adam da hastanede görevli bir doktor arkadaşından randevu alıp karısını muayeneye götürmüş. Kadın doktorun odasına girmiş, adam beklemeye başlamış.

Çok geçmeden doktor dışarı çıkmış ve arkadaşına odasına gelmesini rica etmiş. Odaya girdiklerinde doktor "Telaşlanacak bir şey yok" demiş ve eklemiş "ama biraz dikkatli olmanız gerekiyor". Bu sırada elindeki kaptan cımbızla tutarak bir parça göstermiş. Adam "Bu ne ki" diye sorunca, doktor bıyık altından sırıtarak "Prezervatif parçası. Bunu yengenin vajinasından çıkardım. Hafif bir enfeksiyon kapmış. Bir antibiyotik verecem hemen geçer" demiş. Ama bu sırada adam patlıcan misali mosmor olmuş kekeleyerek "Ama, ama ben hiç prezervatif kullanmam ki" diyebilmiş.

Adam ertesi gün boşanma davası açmış ve tek celsede boşanmış. Ancak daha sonra kadın da doktor aleyhinde tazminat davası açmış. Kadının avukatı davada hastanın izni olmadan sırrını başkasına açıklamakla suçlamış doktoru. Gerçekten de hipokrat yeminine göre; bir doktor hastasının iznini almadan bir başkasına açıklama yapamazmış. Kadın yüklü bir tazminat kazanmış. Doktor da meslekten ihraç edilmiş.




HUGO NUN KÜFÜRBAZI


Hani bi zamanlar Kanal 6’da canlı yayınlanan, çocuklar için Hugo diye bi yarışma programı vardı. Programa telefonla katılan çocuklar bi bilgisayar oyununu oynuyo, oyunun kahramanı Hugo’yu telefonun tuşlarıyla yönetiyolardı. Yarışmayı da Tolga Garipoğlu adında bi genç sunuyodu.
Bi gün Hugo’ya katılan çocuklardan biri oyunu becerememiş. Telefonu kapatıp yeni bi yarışmacı almadan önce sunucu klasik bi’kaç avutma cümlesi söyler ya, bizim Tolga da, “Olsun canım zaten önemli olan katılmak di’mi? Eminim Hugo’da şimdi çok üzgün ama napalım” derken telefon hattının ucundaki başaramamanın utancını ve de hıncını taşıyan çocuk ağzının içinde homurdanmış: “Hugo’nun .mına koyiim”

Homurdanmış ama küfür bayağı bayağı anlaşılmış. Canlı yayın, Tolga panik olmuş taabi, “Aa çok ayıp. Bak şimdi Tolga abin de sana çok kızdı” demiş. Bunun üzerine çocuk final cümlesini patlatmış: “Tolga abinin de .mına koyim!”


DİNDAR BİLGİSAYAR



Amerika'da katolik kilisesinin yöneticileri, "Madem ki devir bilgisayar devri, o zaman çoook güçlü bi bilgisayar yaptırıp elimizde dinlerle ilgili ne kadar bilgi varsa yükleyelim, sonra da soralım bakalım, 'En iyi din hangisi?" Amerikalılar bu deney sonunda bilgisayarın kesinlikle hıristiyanlığı seçeceğinden eminmişler. Dertleri de, sonucu Dünya'ya açıklayıp hava atmakmış.
IBM firmasına accayip güçlü bi bilgisayar ısmarlanmış ve bütün kutsal kitaplar, peygamberlerin hayatı, işte ne bileyim, dine dair ellerinde ne varsa yüklemişler hard diske. Sonra da "En iyi din hangisi?" diye yazıp "start" düğmesine basmışlar.

O dev bilgisayar tuhaf sesler çıkarıp haldır huldur günlerce çalışmış. Çalışmış, çalışmış, çalışmış... Sonunda da hoparlöründen tok bi ses gelmiş: "Laaaaa ilahe illallahhh..."

UÇTU UÇTU ŞOFÖR UÇTU

8 kişilik dolmuşlardan biri Kadıköy’den Bostancı’ya doğru gidiyomuş. Şoför de öküzün önde gideniymiş. Herif bi ara boğazını hark hurk temizleyip balgamı ağzında biriktirmiş, sonra nevaleyi dışarı tükürmek için kapısını açmış. Fakat tam o sırada minübüs kocca bi çukura girince bizim öküz aynen dışarı uçmuş.
Can havliyle kapının kolunu filan tutmaya çalışmış ama nafile, araba tam gaz gittiğinden eli kaymış ve kafayı dankkk diye kaldırımın kenarına vurmuş. O arada önde oturan yolcu hemen şoför koltuğuna geçip minibüsü durdurmuş. Yolcular koşşa koşşa herifin yanına gitmişler. Bi de bakmışlar ki adam çoktan rahmetlik olmuş. Ambulansta gelen doktorun dediğine göre, adam kafasını kaldırıma çarptığından değil boğazındaki balgamın nefesini tıkamasından ölmüş. Bu olaydan sonra Kadıköy-Bostancı durağında kapıyı açıp dışarı tükürmek yasaklanmış.
__________________


HellhunteR is offline HellhunteR isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
efsaneler, komik


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:43.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.