|
![]() |
#1 |
![]()
Çok eskiden, bir kralla üç kizi vardi. Kizlarin hepsi güzeldi güzeldi ya, en küçükleri Pyskhe'nin esi yeryüzünde yoktu. Bazilari tanriçalarin, hatta Aphrodite'nin bile onun yaninda sönük kaldigini söylerlerdi. Pyskhe'nin adi ölümlülerde oldugu kadar, ölümsüzler arasinda da yayilmisti. Dünyanin her tarafindan onu görmek ona sunular sunmak için insanlar gidiyordu kralin sarayina. Bu en çok Aphrodite'yi kizdiriyordu. Tapinaklari boialmis, kentleri issizlamis, bir zamanlar ateslerin yandigi yerleri ise küller kaplamisti. Halk, yüz çevirmisti tanriçadan.
Aphrodite, Psykhe'yi cezalandirmak için bir yol düsündü; oglu Eros'u çagirdi yanina."Gücünü kullan, " dedi "ünlü oklarindan birini Psykhe'nin yüregine sapla. Dünyanin en igrenç, en çirkin yaratigina tutulsun bunlari söylerken birseyi unutmustu Ask tanriçasi; Oglununda Psykheye tutulabilecegini. Eros, güzel kizin yüzüne bakar bakmaz, ancak kendi oklarinin yaratabilecegi bir atesin yüregini sardigini duydu. Bir sey demedi annesine, sevgisini anlatmadi; Aphrodite dileginin yerine getirildigini sanarak, rahatladi. Bir süre geçti; Pyskhe kimseye tutulmuyordu. Degil igrenç bir yaratik, çirkince bir insanogluna bile gönlünü kaptirmiyordu. Ablalarinin ikisi de evlendi. Psykhe'yi kimseler istemedi; herkes onun güzelliginin essiz oldugunu söylüyor, ama evlenmeye gelince bir baskasiyla evleniyordu. Psykhe'nin annesiyle babasi, sonunda Apollon'un tapinagina gidip bakicidan bilgi aldilar. Korkunç seyler söyledi Apollon; Eros, gidip derdini tanriya anlatmisti. Psykhe'ye kara elbiseler giydirilmesini kayalikli bir tepeye tek basina birakilmasini, kanatli, çirkin bir yilanin gelerek onu kendisine kari olarak alacagini bildirdi. Bütün saray yaslara büründü, ama tanrilarin sözünden çikilir miydi hiç? Kara elbiseler giydirdiler Psykhe'ye, onu tepeye götürdüler. Güzel kiz, cesaretini yitirmemisti. "Daha önce aglasaydiniz", dedi."Bu kadar güzel olmama aglasaydiniz, Biliyordum, ölümsüzler güzelligimi nasil olsa çekemeyecekti. Hadi, gidin artik; sonumun geldigine seviniyorum" Annesiyle babasi üzüntüyle saraya döndüler, günlerini aglayip sizlanmakla geçirdiler. Karanlik tepede otururken tatli bir rüzgar basladi. Zephyros'du bu. Aglayan, titreyen Pskyhe'yi havaya kaldirdi. Ince soluguyla uzaklara, çiçeklerin, çimenlerin kapladigi bir çayira tasidi onu.O kadar sessiz, o kadar sevimli, rahat bir yerdi ki çayir, Pskyhe'yi uyku bastirdi. uyandigi zaman bir sarayin yaninda buldu kendini. Altin sütunlarla, gümüs duvarlarla yapilmis bir saraydi; Psykhe, tam esikten girerken bir ses duydu;"Korkma, gir, burasi senin sarayindir" Içeri girdi Psykhe, yikandi, temizlendi; çesit çesit yemegin, çiçegin süsledigi masaya oturdu. "Biz, senin usaklariniz, "dedi ses, "ne istersen yapacagiz" Yemek yerken, aksama kocasinin da kendisiyle birlikte olacagini biliyordu Psykhe. Öyle oldu. Yatagina çekilince birinin gelip yanina uzundigini, kulagina tatli tatli fisildadigini duydu. Kocasini görmedi, ama korkunç, çirkin bir canavar olmadigi besbelliydi onun. Günler böyle geçiyordu. Gündüzleri tek basina oturan, kocasini hiç görmeden yasayan Psykhe, mutluluk içindeydi. Bir gece kocasi, "Kardeslerin, senin birakildigin tepeye tirmaniyorlar," dedi. "Onlari görmemelisin. Onlarla konusmamalisin. Yoksa basimiza büyük bir kötülük gelir. Ayrilmak zorunda kalabiliriz"Psykhe, kardeslerini görmeyecegine dair söz verdi kocasina. Ama ertesi gününü de aglayarak geçirdi. Aksam oldu, kocasi yine geldi. Karisinin üzgün oldugunu anlamisti. "Peki" dedi "kardeslerini buraya gönderecegim, ama onlarin dediklerini yapma" Ertesi sabah Zephyros, Psykhe'in kardeslerini saraya getirdi.Üç kardes, sevinç içinde kucaklasip mutluluk yaslari döktüler. Ablalarina büyük bir sölen verdi Pskyhe, essiz ezgiler dinletti. Onun zenginligini gören iki kardesin yüreklerine bir ates, bir kiskançlik kapladi. Kocasinin kim oldugunu sordular ona. "Yakisikli bir delikanli" dedi. Psykhe . "Simdi avda", sonra, ablalarinin avuçlarini, altinla degerli tasla doldurarak Zephyros'u çagirdi, onlari yine tepeye götürmesini söyledi. O gece kocasina yine yalvardi Psykhe; kardeslerini görmek istedigini söyledi "Onlarin söyleyecegi seyi yapmamaya söz verirsen görürsün", dedi kocasi. Psykhe, söz verdi. Böylece, üç kardes zaman zaman bulustular. Kötü yürekli ablalar, Psykhe'ye kocasinin kanatli bir yilan oldugunu, bir gün kendisini yiyecegini söylediler. Bir kusku kapladi, Psykhe'nin içini, kocasi çirkin birine benzemiyordu, benzemiyordu ya, neden karisinin kendisini görmesine izin vermiyordu? Gündüzleri neden kaçiyordu kendinden? Bu isin içinde bir sey vardi mutlaka. Karar verdi; Kocasinin görecekti. Ablalari, ona akil verdiler."Geceleyin yataginin yanina bir biçak saklarsin," dediler"Önce lambayi yakarsin, sonrada isiktan yararlanarak biçagi kocanin yüregine saplarsin. Sakin çekineyim deme. Biz , buralarada olacagiz. Birlikte kaçariz." aksama kadar Psykhe düsündü durdu. Sonunda, öldürmeden önce kocasinin yüzünü görmeye karar verdi. "Ask tanrisi!" diye düsündü Psykhe. "Demek benim kocam Ask tanrisi Eros'un ta kendisiymis! Na yaptim ben? Ama her yeri dolasir kocami ararim. Ömrümün sonuna kadar ararim onu. Bulur, konusurum. Belki beni bagislar.." Psykhe de , kocasinin arkasindan disariya firladi. Bir ses geldi kulagina "Güvenin olmadigi yerde, Ask yasayamaz!" Geceleyin kocasi uyuyunca usulca kalkti. Sakladigi lambayi yakarak yatagin üstüne tuttu. Karsisinda, yeryüzünün en yakisikli delikanlisi duruyordu; böylesi, belki göklerde, ölümsüzler arasinda bile bulunamazdi. Eli titredi Pskyhe'nin; kocasini öldüremeyecekti. O anda lambadan siçrayan bir damla yag, delikanlinin omuzuna düstü. Delikanli, hemen firladi yataktan; tek kelime bile söylemedene kaçip gitti. Böyle düsünerek dünyayi dolasmaya basladi. Kocasini nerede bulabilecegini bilmiyordu; umutsuzluk içinde her yeri ariyor, herkese Eros'un nerede oldugunu soruyordu. Sonunda, tanrilara yakarmaya, onlardan yardim dilemeye karar verdi; ama tanrilarin hiçbiri, Aphrodite'nin öfkesini üstüne çekmeye yanasmiyor, Pskyhe'ye yardim etmiyordu. Psykhe de bati baska çare yok, Aphroditeyi bulmaya karar verdi. Zaten Ask tanrisi da, büyük bir öfkeye kapilmis, onu ariyordu. Psykhe, Aphrodite'nin yanina çik?ica, Ask tanrisi alayla güldü. "Yeni bir koca mi ariyorsun kendine?" diye sordu. "Eski kocan, yanik yarasindan neredeyse ölecekti.simdi agir hasta, yatiyor" "Sizin yaninizda çalismak, sevginizi kazanmak istiyorum," dedi Psykhe, kimbilir belki bir gün kocasina kavusurdu "Sana verecegim seyleri yapacaksin öyleyse," dedi Aphrodite; onun önüne koca bir yigin bugday, arpa gibi çesitli tahil koydu."Bunlari aksama kadar ayiracaksin; her çesidi bir köseye yigacaksin" Psykhe, umutsuzluk içinde kalakaldi. Aksam kadar nasil bitirebilirdi bu isi? Aglamaya basladi. Birden, ayaklarinin dibinden gelen bir ses duydu. Bir karincanin sesiydi bu; üzülmemesini, arkadaslarini çagirip Aphrodite'nin buyurdu?u isi yapacagni söylüyordu. Kisa bir süre sonra, binlerce karinca geldi, aksama kalmadan isi bitirdi. Aphrodite çok sasirdi. Psykhe'ye kuru bir ekmek parçasi verdi, yerde yatip uyumasinin söyledi. "Böylece belki güzelligi de kaybolur," diye düşünüyordu. Ertesi sabah yanina, çagirdi Psykhe'yi " su gördügün irmagin kiyisina gidersin," dedi. "Her gün, altin postlu koyunlar geçer oradan. Altin tüylerinden biraz koparir, aksama bana getirirsin." Irmak kiyisina varinca aglamaya basladi Psykhe; koyunlarin, yanlarina yaklasilamayacak kadar tehlikeli olduklarini biliyordu. "Üzülme, güzel kiz" diye bir ses duydu. Kiyidaki sazlardan biriydi konusan. "Sen az ileri git, rahat rahat otur. Biz sana altin tüy toplariz." Altin postlu koyunlar, irmak kiyisindan geçerken, keskin saz uzanip altin tüyler kopardilar. Aksam olunca da Psykhe, Aphrodite'ye sundu tüyleri. Sabahleyin, Aphrodite yine çagirdi Pyskhe'yi. "Karsida gördügün çaglayan, kara irmak Styks'in kaynagidir. Oraya gidip bir tas su getireceksin bana." Çaglayanin yanina yaklasilmiyordu. Sivri kayalari assa assa bir kartal asabilirdi ancak. Zaten, Psykhe'nin yardimina kosan da bir kartal oldu. Tasi gagasina sikistirip kara suyla doldurdu. Aphrodite'nin buyurdu?u islerin sonu gelmiyordu. Yeraltina, Presephone'ni yanina gidip bir kutu güzellik getirmesini söyledi Psykhe'ye, Psykhe, kendisini Aphrodite'nin gönderdigini söylecekti Persephone'ye. Persephone de, kendi güzelliginin birazini kutuya koyup Ask tanriçasina gönderecekti. Yolda bir kuleye rastladi. Psykhe. Kule de ne yapilmasi gerektigini bir bir anlatti. Persephone, güzelliginin birazini kutuya koyup Psykhe'ye verdi. Aphrodite'nin yanina dönerken bir tutku sardi Psykhe'nin içini. Kutuyu açip güzellign birazini kendine almak istedi. Bu amaçla, kutuyu açti. Ama bombostu kutunun içi; Psykhe'nin ansizin uykusu geldi. Bu arada Eros, annesinin kendini kapattigi odanin penceresinden kaçmis, karisini aramaya koyulmustu. Psykhe'yi uyur bulunca öyle sevindi ki Hemen, uykuyu yine kutuya koydu. Karisini kucaklayarak dogru Zeus'un yanina çikti. psykhe'yle evlenmek istedigini söyledi. "Bana ne oyunlar oynadin, Eros," dedi Zeus."Senin yüzünden az mi gülünç oldum. Ama seni Psykhe'yle evlendirecegim. Degil Aphrodite, bütün ölümsüzler birlesseler engel olamaycaklar buna." Sonra tanrilari taplayarak Eros ile Psykhe'nin evlendiklerini bildirdi. Psykhe'ye de ambrosia yedirerek onu ölümsüz kildi. Gelini ölümsüz olunca, pek bir sey diyemedi Aphrodite. Zaten böylece, Psykhe, yeryüzünden çekilecek, insanlar tarafindan bilinip aranmayacakti. Bu serüven de mutlu bir sonuçla bitti. Ask ve Ruh(Psykhe'nin adi bu anlama gelir) birbirini bulmustu; bu birlik de hiç bozulamayacakti. |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#2 |
|
![]()
paylaşım için sagol..
|
![]() |
![]() |
![]() |
Etiketler |
eros, vepsykhe |
Seçenekler | |
Stil | |
|
|