Geri git   CurcunaForum.Org > Türkiye Genel > Milli Unsurlar
Kayıt ol Yardım Topluluk

Milli Unsurlar Milli unsurlar.

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-29-2007   #11
Profil
Üye
 
NameLeSS® - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Bulunduğu yer: NeRdeN NeReye....!
Mesajlar: 3.196
Üye No: 141

Seviye: 44 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Canlılık: 0 / 1076
Çekicilik: 1065 / 56941
Tecrübe: 4

Teşekkür

Teşekkürler: 0
0 Mesajina 0 Tesekkür Aldi
Rep
Rep Puanı : 6065
Rep Gücü : 82
İtibar :
NameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond repute
NameLeSS® - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart




ÇANAKKALE SAVAŞLARINDA ZAİYAT


En çok kayıp kara harekatında verildi.Deniz Harekatında Türk tarafı 25
şehit ve 61 yaralı vermiştir.Yabancılar ise 800’e yakın kayıp verdiler.27
Kara harekatı her iki tarafta da pahalıya patladı.Mesela 9 Aralıkta çok
şiddetli bir fırtına meydana gelir dolu ve kar yağışı meydana gelir.Seller düşman
siperlerini basar,binlerce insan boğularak ve donarak ölür.Yalnız Suvla’da
7000’den fazla insan boğularak ve donarak öldü.Bunun üzerine İngilizler Suvla ve
Anzak’ın derhal tahliyesini istemişlerdi.28
İhtilaf devletleri Çanakkale’ye evvelce nispeten küçük kuvvetler
yollamışlar, sonra bunu hemen hemen 500. 000’e kadar artırmışlar (400. 000
İngiliz ve 79.000 Fransız )
İngilizlerin Zayiatı 205.000 olmuştur.115.000 ölü, yaralı , esir ve
kayıptır.90.000 insan memleketlerine hastalıktan dolayı yollanmıştır.Fransızların
zayiatı ise 47.000 olmuştur.Türklerin zayiatı şehit,yaralı ve hasta olmak üzere
252.300 olmuştur.29



ÇANAKKALE’Yİ DÜŞÜNÜRKEN

Türkiye’deki eğitimi görmek için ziyarette bulunan Japon yetkililerinden biri Türk yetkililere:

“Biz çocuklarımızı atom bombasının atıldığı Nagazaki ve Hiroşima’ya götürerek:

— “Bakınız eğer çalışmazsanız ülkemiz bu hale gelir. Yok, eğer çalışırsanız mevcut durumumuzdan daha iyi oluruz.” diyerek gençlerimize hem tarih şuuru hem de ideal veririz der, Türk idareci

“Bizim Nagazaki ve Hiroşima’mız yok ki” diye karşılık verince, Japon yetkili:

“Sizin de Çanakkale’niz var ya” der.

Evet, bizim Çanakkale'miz var. Hem de öyle ki, tarihte ender rastlanan bir savaş, nadir görülen bir kahramanlık.

Batılıların “hasta adam” diye nitelendirdikleri Osmanlı devleti birçok yönden zayıf durumda. Kısa süre önce yapılan Balkan harplerinden yenilgiyle çıkmış, iktidardaki bir avuç ittihatçı ülkeyi bir dünya savaşına girdirmiş. Ülke siyasî bir değişim içerisinde. Osmanlı bu durumda iken yüzyıllardır Osmanlı’ya diş bileyen Batı için intikamın tam zamanı. Özellikle İngilizler, hile ve desisesiyle Fransa’yı da yanına alarak, Çanakkale’yi geçip İstanbul’u işgal etmek ve dolayısıyla “insanlığın son adası Osmanlı devletini” ortadan kaldırmak ve Osmanlı ülkesini paylaşmak istiyordu.

Düşüncesi bu olan Batılılar haçlı seferlerini yeniden canlandırırlar. Özellikle İngilizler ve Fransızlar ülkelerinden ve sömürgelerinden, Akif’in deyimiyle “kimi hindu, kimi yamyam” binlerce askeri Çanakkale’ye yığmış; hatta, “halifeye yardıma gittikleri” yalanıyla müslüman insanları dahi Osmanlı’nın karşısına getirmişlerdi.(1)

Çanakkale savaşında büyük çoğunluğu üniversite mezunu ve kültürlü gençlerden oluşan yaklaşık 253 bin şehit veren(2) Osmanlı, Çanakkale’nin geçişini önledi ama ülkenin inşasında onarılması güç yaralar aldı.

Malum ve bilinen kahramanlıkların aksine farklı bazı örnekler arz etmek istiyorum. Özellikle meşhur okullarımızdan (Mekteb-i Sultanî Galatasaray Lisesi, İstanbul Lisesi, Vefa Lisesi) örnekler vermek istiyorum.



İSTANBUL LİSESİ

47 yıl öğretmenlik yapan Esat Lami Akman’ın oğlu Toygar Akman anlatıyor:

— Birgün,“Neden bizden bilim adamı çıkmamış? Diğer ülkelerden ne farkımız var? Bizden hiç mi aydın yetişmemiş?” şeklinde ileri geri laf ettiğimizde babam gözlüklerini yavaşça çıkararak…

— Aydın kaldı mı ki? demiş ve anlatmaya başlamıştı.

— Babam anlattı, anlattıkça ağladı ve gözyaşlarını silerek:

— O günlerin birinde İstanbul lisesinde, dokuzuncu sınıf(lise 1) talebelerine ders veriyordum. Sınıfın kapısı iki kez tıklatıldıktan sonra açılmıştı. İçeriye müdür muavini ile kalpaklı bir binbaşı girmiş ve sert bir asker selamı çakmıştı. Ben de ayağa kalkarak kendisini selamlamıştım. Daha ziyaret sebebini sormadan, binbaşı bana bakmış ve tok bir sesle:

— “Muallim bey! Memleket, evlad-ı vatandan hizmet bekler” dedikten sonra sınıfa dönmüş ve arka sıralarda oturan uzun boylu öğrencilere:

— “Sen gel, sen de gel. Köşede oturan, sen de gel.” diye seslenerek öğrencileri toplamaya başlamıştı. Ön sırada oturanlar, kendilerinin de alınması için oturdukları sırada dik oturmaya ya da ayaklarının ucuna basarak ayağa kalkmaya çalışıyorlardı. Binbaşı bu öğrencilere acı acı gülümseyerek bakmış ve sırtlarını okşamıştı… Topladıkları öğrencileri Selimiye kışlasında üç aylık eğitimden sonra Çanakkale’ye götürüyorlar ve bir daha gelmiyorlardı… Rahmetli babam sözlerinin burasında durmuş, dopdolu gözleriyle bana bakarak:

— Gidenlerin hiçbiri geri gelmedi. Hepsi de 9. sınıfa kadar gelmiş evlatlarını şehit verdiler. Daha ne vereceklerdi ki? Memlekette aydın mı kaldı ki oğlum?(3) demişti.

Anlatılan bu olayla ilgili bilmem yorum yapmak gerekir mi?



VEFA LİSESİ

İstanbul’da düşmanın Çanakkale’yi geçtiği söylentisinin ayyuka çıktığı bir dönemde İstanbul münevveri, okumuşu, akın akın Çanakkale’ye gönüllü gitmenin yollarını arıyorlar; üniversiteler boşalmış, yaşlı hocalar sınıflarda okutacak öğrenci bulamıyorlardı. Liselerin son sınıfları, öğretmenleri bölük bölük askerlik şubelerinin önünde sabahın erken saatlerinde sıraya giriyorlar; bir an evvel Çanakkale’ye gitmenin heyecanını yaşıyorlardı.

Tam böyle bir durumda Vefa Lisesi’nde Fransızca muallimliği yapan, annesinden başkası olmayan 30 yaşındaki Ahmet Rıfkı Bey, 1915 Mayıs ayında her zamanki gibi hazırlığını yapıp, çantası elinde, mektep kapısından içeri girdi. Dersi lise 1. sınıftaydı… Sınıfta herkes başını önlerine eğmiş ne bakıyorlar ne de selamını alıyorlardı.

Ahmet Rıfkı Bey, “rica ediyorum lütfen biriniz konuşsun” dedi… Arka sırada oturan Ömer ayağa kalktı:

—“Muallim bey, mektebimizde ve mahallemizde eli ayağı tutan ağabeylerimiz Çanakkale’ye gönüllü gittiler. Siz ise hâlâ buradasınız! Biz de gitmek isteriz ama yaşımız tutmuyor” dedi…

— “Sevgili yavrularım, insanlığın her döneminde olduğu gibi bu devirde de ziyadesiyle sizlerin eğitim ve öğretime muhtaç olduğunuz bu günde, milli ve medenî terbiyeyi veremiyor muyum?” Bu sözler muallim beyin ağzından düğüm düğüm, boğuk boğuk dökülüyordu.

Ön sırada oturmakta olan Avni:

— “Muallim bey, sevgili İstanbul elden giderse sizin verdiğiniz eğitim ne işe yarar, söyler misiniz?”

Konuşacak hali kalmayan Ahmet Rıfkı Bey gerekli hazırlıkları yapar ve Çanakkale’nin yolunu tutar… Ve şehit olur…(4)



MEKTEB-İ SULTANÎ

(GALATASARAY LİSESİ)

İmparatorluk devrinde derslerin tamamı Türkçe ve Fransızca olan tek mektep Galatasaray Lisesi idi. Talebesinin yekûnu 650 olup, bunun yarısına yakını da Rum, Ermeni, Yahudi, Bulgar, Sırp, Karadağ gibi gayri müslim ekalliyet çocuklarıydılar(5). Bu durum okulun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

45 şehit, 150 gazisi ile Çanakkale’de çok ciddi rol oynayan Galatasaray talebelerinin gördüğü iş takdire şayandır. Bunlardan bir tanesini sizlere arz edeyim.

Mehmet Muzaffer Çanakkale’ye vardığında savaş durumuydu… Çanakkale’deki birliklerin büyük kısmı Kafkas, Irak, Filistin cephelerine sevk edileceklerdi. Hazırlanma ve noksanlarını ikmal emri aldılar.

Karargâhta görevli olan Mehmet Muzaffer İstanbul’u çok iyi bilen uyanık ve açıkgöz biriydi. Otomobil lastiği ve bazı malzemelere ihtiyaç olduğundan bunu en iyisi ile ancak o yapabilirdi. Erkân-ı Harbiye Riyaseti’ne hitaben yazılı bir tezkere ile İstanbul’a gönderildi.

O yıllarda otomobil az olduğundan, lastik bulmakta zor olmasının ötesinde kara borsada ancak bulunabilirdi. Uzun arama sonunda Karaköy’de bir yahudide aradığını bulmuştu. Fiyatlar çok fahişti. Ama anlaşma sağlandı. Oradan ayrılıp doğru Erkan-ı Harbiye’ye gitti. Elindeki tezkereyi tediye merciine havale ettiler. Az sonra yaşlı Kaymakam(yarbay)’ın huzuruna çıktı. Kaymakam baktı baktı ne kadar para istediğini sormadan:

— “Ne alınacak” dedi.

— “Oto ve kamyon lastiği” cevabı verilince bir an durdu. Sonra Muzaffere dik dik baktı:

— “Bana bak oğlum! Ben askerin ayağına postal, sırtına kaput alacak parayı bulamıyorum. Sen otomobil lastiğinden bahsediyorsun! Haydi, yürü git. İnsanı günaha sokma… Para mara yok!”

Selam çakıp dışarı çıkan Muzaffer kara kara düşünür. Zira kendine güvenilmişti. Düşünceli düşünceli yürürken birden durur, aradığı çareyi bulmuştu.

Doğru tüccar Yahudi’ye gider:

—“Paranın tediye muamelesi akşamüstü bitecek. Ezandan sonra gelip malları alamam, gece kaldıracak yerim yok. Yarın öğleden evvel vapurum Çanakkale’ye kalkıyor, yetiştirmem lazım. Onun için, sabah ezanında geleceğim. Malları mutlaka hazır edin…” Tüccar “peki” dedi. Muzaffer tam ayrılırken ilave etti:

— “Altın para vermiyorlar, kâğıt para verecekler.”

Ertesi gün ezan vakti tüccarın kapısındaydı. Mal yüklendi ve Çanakkale’nin yolunu tuttu. Tüccar kendisine verilen parayı üç gün sonra Osmanlı bankasına götürdü. Bozmadılar… Zira elindeki para sahteydi.

O gece Mehmet Muzaffer, temin ettiği evrakla sabaha kadar sahte para yapmıştı. Paranın arkasında “Bedeli Çanakkale’de altın olarak tesviye olunacaktır.”(6) diye yazıyordu.

Paranın akıbeti ve daha birçok hadise ismini zikrettiğim kitapta mevcut.

Görüldüğü gibi Çanakkale gerçekten gurur kaynağımız, alınacak çok dersler ve ibretler vardır. Genç kuşağın özellikle bunu anlaması gerekirken, büyükler de bunu öğrenip, öğretmelidir.

Mazisini bilmeyen, hâlini değerlendiremez ve geleceğe ümitle bakamaz.

AHMET BELADA


__________________

Msn İRTİßaT
!...KeşKe ßu kadar ßüyük Sevdirmeseydin Kendini...!

Click the image to open in full size.


Click the image to open in full size.

NameLeSS® is offline NameLeSS® isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2007   #12
Profil
Üye
 
NameLeSS® - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Bulunduğu yer: NeRdeN NeReye....!
Mesajlar: 3.196
Üye No: 141

Seviye: 44 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Canlılık: 0 / 1076
Çekicilik: 1065 / 56941
Tecrübe: 4

Teşekkür

Teşekkürler: 0
0 Mesajina 0 Tesekkür Aldi
Rep
Rep Puanı : 6065
Rep Gücü : 82
İtibar :
NameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond repute
NameLeSS® - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart




Click the image to open in full size.



KIBRIS MÜCAHİT ŞEHİTLERİMİZ



1964 YILI ŞEHİTLERİ


ŞEHİTİN ADI SOYADI
DOĞUM TARİHİ
ÖLÜM TARİHİ

Mehmet Mustafa Çoban
1920
1964

Ertan Ali
1945
1964

Hasan Tahir
1890
1964

Salim Tahir
1899
1964

Ziya Ali Tilki
1944
1964

Ayhan Hüseyin
1938
1964

Ali Fevzi
1902
1964

Cengiz Ratip
1933
1964

Halil Hasan
1915
1964

Hüseyin Niyazi
1938
1964

İbrahim Kazım
1946
1964

Kemal İbrahim Yahu
1946
1964

Kemal Mustafa Anatyulu
1934
1964

Mustafa Hasan Yorgancı
1914
1964

Münür Hilmi Şago
1916
1964

Turgut Sıtkı
1939
1964

Tahir Kani
1924
1964

Faik Cahit Sururi
1944
1964

Mulla Kani Salih
1880
1964

Osman Mehmet Ali
1910
1964

Kemal Hüseyin
1932
1964

Mustafa Kara Mehmet
1927
1964

Erol Mehmet Ali
1941
1964

Hüseyin Mustafa Patersan
1906
1964

Mustafa H. Hüsnü Abuzet
1934
1964

Bekir Ethem
1918
1964

Fahri Ahmet Hüdaverdi
1926
1964

Abdullah Haşim
1937
1964

Şerif Ali İbrahim
1924
1964

Ramadan Kazım
1902
1964

Ali Ahmet Barut Kaşıkçı
1901
1964

Mehmet Ahmet Sadrazam
1896
1964

Feride Mustafa
1917
1964

Cenan Kara Mehmet
1925
1964

Osman Süleyman
1885
1964

Fuat Hüseyin
1947
1964

Hasan Ahmet Kakuro
1910
1964

Mustafa Osman Çatalo
1925
1964

Osman Hasan
1920
1964

Osman Ahmet Kakuro
1904
1964

Nuh Ahmet
1936
1964

Ahmet Mehmet Veli
1913
1964

Ahmet Mustafa
1932
1964

Hamit İbrahim
1927
1964

İrfan Hasan Pilli
1929
1964

Hüseyin Vehbi
1910
1964

Kemal Ali Yorgancı
1927
1964

Muhittin Mustafa Yangın
1932
1964

Mehmet Asım Kalavaç
1943
1964

Muhammet Osman Besim
1939
1964

Osman Latif Dinçel
1942
1964

Osman Mulla Ahmet
1879
1964

Özkay Hamit
1951
1964

Salih Cevdet
1909
1964

Süleyman Recep
1925
1964

Tevfik Hüseyin
1944
1964

Adnan Ali Rıza
1925
1964

Asım Mulla Rasıh
1901
1964

Duriye Salih
1929
1964

Salih Tahir
1920
1964

Kazım Salih
1911
1964

Kemal Hüdaverdi
1928
1964

Gülseren Arif
1938
1964

Arif Hasan
1943
1964

Hasan Derviş Kamil
1943
1964

Ahmet Rahim Faruk
1927
1964

Emin İzzet
1948
1964

Mehmet Ali Galliga
1930
1964

Mehmet Ali Dede
1907
1964

Niyazi Hasan Kumarcı
1929
1964

Necip Behiç
1946
1964

Erol Hüseyin
1947
1964

Ahmet Hasan Dayı
1914
1964

Ekrem Namık
1941
1964

İbrahim Haşim
1900
1964

Mustafa İbrahim
1910
1964

Mehmet Mahmut Kasap
1915
1964

Fuat Mustafa
1941
1964

İbrahim Gazi
1932
1964

Mustafa Ahmet
1934
1964





Hüseyin Fikret Pipili
1910
1964

Saffet Mehmet Bağzıbağlı
1900
1964

Hüseyin Osman Foko
1931
1964

Önay Mehmet Ali
1944
1964

Savaş Behiç
1950
1964

Kerim Mustafa
1932
1964

Turgut Mehmet
1944
1964

Bayar Hüseyin Piskobulu
1934
1964

Erol İsmail
1933
1964

Özel Reşat Kansoy
1933
1964

Mehmet İdris
1906
1964

Memduh Sadık
1937
1964

Sadık Elmas
1916
1964

Ertuğrul Hasan Depreli
1926
1964

Enver Hüsnü
1941
1964

Fuat Hüseyin Yakup
1932
1964

Kemal Hüseyin Salih
1955
1964

Özkan Salim Eminağa
1946
1964

Osman Hüseyin Mani
1900
1964

Fikri Haşim
1935
1964

Havva Emirali
1911
1964

Emir Ali Hüseyin
1913
1964

Hasan İbrahim
1899
1964

İbrahim Ali
1914
1964

Behzat Hüseyin
1934
1964

Aytekin Zekai
1936
1964

Eybil Çetin
1942
1964

Nevzat Hüseyin
1936
1964

Osman Emir Ali
1938
1964

Hasan Hüseyin Dohnili
1929
1964

Esat Osman
1931
1964

İsmail Mehmet Hüseyin
1900
1964

Mustafa Salih Karaman
1897
1964

Mustafa Osman Akay
1940
1964

Caner Mehmet Ali
1945
1964

Fezile Ali
1920
1964

Hüseyin Halil Kavaz
1905
1964

Kamil Mehmet
1917
1964

Kaymakam Mazhar
1922
1964

Mehmet Ahmet
1920
1964

Mehmet Sinan
1905
1964

Pembe Mehmet Sinan
1910
1964

Taner Cemal
1957
1964

Zühtü Mehmet Emir Ali
1930
1964

Ali Dede
1900
1964

Ahmet Koca Mehmet
1925
1964

Hasan Mustafa Barboçolli
1942
1964

Ahmet Mustafa Meddi
1907
1964

Abdullah Emirzade
1935
1964

Ali Musa
1933
1964

Ali Hüseyin Genç
1930
1964

Bayar İbrahim
1941
1964




__________________

Msn İRTİßaT
!...KeşKe ßu kadar ßüyük Sevdirmeseydin Kendini...!

Click the image to open in full size.


Click the image to open in full size.

NameLeSS® is offline NameLeSS® isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2007   #13
Profil
Üye
 
NameLeSS® - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Bulunduğu yer: NeRdeN NeReye....!
Mesajlar: 3.196
Üye No: 141

Seviye: 44 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Canlılık: 0 / 1076
Çekicilik: 1065 / 56941
Tecrübe: 4

Teşekkür

Teşekkürler: 0
0 Mesajina 0 Tesekkür Aldi
Rep
Rep Puanı : 6065
Rep Gücü : 82
İtibar :
NameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond repute
NameLeSS® - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart




Click the image to open in full size.



Eşi ve 3 oğlu Kıbrıslı Rumlar tarafından banyo küvetinde katledilen Binbaşı Nihat İlhan vahşeti 39 yıl süren suskunluktan sonra Saygı Öztürk'e anlattı.

KIBRIS Türk Alayı Hastanesi'nin Baştabibi Binbaşı Nihat İlhan, hayatında hiç otobüs kullanmamıştı. Hastanedeki birkaç hastayı, ameliyat malzemelerini otobüsle çatışmaların yaşandığı Kaymaklı'dan götürmesi gerekiyordu. Alayda nöbetçiler dışında kimse kalmamıştı. Binbaşı İlhan, ameliyat malzemeleri ve sağlık gereçlerini meslektaşlarıyla otobüse yerleştirirken, birbirlerine 'Hadi, çabuk olun' diyorlardı. Askeri otobüsün şoförü yoktu. Kontak anahtarı üzerindeydi. Binbaşı İlhan, direksiyon başına geçti, aynaları kendisine göre ayarladı. Vitesle oynadı. Eli ayağı dolaşıyordu. Otobüs büyük bir gürültüyle çalıştı. Yanında doktor Ayhan Alkoç vardı. Yavaşça ilerlemeye başladı. Gecenin o saatinde, alayın yakınındaki Ermeni bakkalın açık olmasına hayret etti. Bu kişinin Yunan casusu olduğundan emindi. Bakkal, Türk askerlerinin gidişini görmüş, Binbaşı İlhan'ı otobüsün direksiyonunda gördüğünde hayret etmişti.




Binbaşının sürprizi: Bir araba


Kıbrıs fena karışmıştı. Türk ailelerini taciz ve tahrik etmek için gecenin bir yarısında evlerin kapısını çalıyorlardı. Binbaşı Nihat İlhan'ın alayda nöbette bulunduğu bir gece, evinin kapısı çalındı. Kapıyı açan Mürivet Hanım, kendisine İncil satmak isteyenlere, 'Kuran-ı Kerim getirin alayım' dedi ve kapıyı kapattı. Tahrikler öylesine artmıştı ki, Larnaka Köprüsü'nün önüne Rumlar bir tabela dikmişlerdi, 'Buradan Türk ve köpek geçemez' diye. İbadet sırasında camilere kurşun sıkılıyor, halkın namaz kılması engellenmek isteniyordu.

Kıbrıs'taki her gerginlikte Ankara ayağa kalkıyor, eline Türk bayrağını alan Anıtkabir'e koşuyordu. Kıbrıs'ta yaşananlara duyarlı olanlardan birisi de Binbaşı İlhan'ın eşi Mürivet Hanım'dı. Ankara'da 'Ya Kıbrıs, ya Taksim' diye bağıranlar, ön saflarda yürüyenler arasında o da yer alıyordu. Bugün Nihat İlhan'ın aklından 'Eşim Kıbrıs mitinglerine katıldığı için mi Yunan ajanlarınca mimlenmişti' sorusu geçiyor...

Mürivet Hanım, oğulları Murat, Kutsi, Hakan'la Kıbrıs'a gittikleri zaman kendilerini bir sürpriz bekliyordu. Binbaşı İlhan, kendisine sıfır kilometre Volkswagen otomobil almıştı. Binbaşı İlhan, sabahları işine otomobille gidiyordu. Çocuklar, babaları gelir gelmez otomobilin yanına gidiyorlar, otomobilinde 'şoförcülük' oynuyorlardı. Murat hep direksiyona geçiyor, Kutsi ağlayarak annesine şikayet ediyordu...

Kahraman hemşirenin öyküsü


Kaymaklı'da başlayan olaylar yayılıyordu. Gönyeli'de olaylar kontrol altına alınmıştı. Daha güvenli olduğu için hastane, yaralılar dahil Gönyeli'deki okula taşındı. Binbaşı İlhan, kapının önünde yaralı getirilip getirilmediğine bakıyordu. Uzakta bir hemşire gördü. Sırtında da bir yaralı. Gözleri doldu. Koştu, nefes nefese kalmış hemşirenin sırtındaki yaralıyı aldı. Hemşire, yaralıyı ta Kaymaklı'dan taşımıştı... Kıbrıslı hemşire, hastasının ameliyatında da başındaydı. Yaralı kendine gelip gözlerini açtığında hemşire karşısındaydı...

Hemşire gülümsedi, 'İyi ki fazla kilolu değilmişsin. Yoksa seni getirirken benim canım çıkardı' dedi. Yaralı Kıbrıs Türkü, sınıftaki Atatürk'ün fotoğrafını gördü. 'Ben neredeyim?' diye sordu. O sırada İlhan yanlarına geldi. 'Oğlum seni buraya hemşire hanım sırtında getirdi. Böyle fedakar insanları oldukça Kıbrıs hep Türk kalacaktır' dedi. Hemşire hanım, cebinden çıkardığı mendille, yaralının alnındaki teri sildi. Göz göze geldiler. Sessizliği, 'iki yaralı daha geliyor' sesleri bozdu...

Kıbrıslı Rumlar evi basıyor


Makineli silahla kapıyı tarayan Rumlar, eve girmek için uğraşıyordu. Silah seslerine uyanan Binbaşı İlhan'ın eşi sabahlığını giyerken, bir yandan 'Murat, Kutsi, Hakan, uyanın uyanın' diyordu. Silah seslerine ev sahibi Feride Hanım ve eşi Hasan da uyanmıştı. Rumlar, kapıyı omuzladılar. Karşılarına önce ev sahibi Feride Hanım çıktı. Yediği kurşunlarla o hemen öldü. Eşi Hasan, kendisini karyolanın altına attı. Yerden seken kurşunlardan birisi bileğine isabet etti. Acı içinde kıvranıyor, ama sesini çıkarmıyordu. Binbaşı İlhan'ın eşi, çocuklarını banyo kuvetine bıraktı.

'Ağlamayın kurtulacağız' diyordu. Kendisi banyo kapısının önüne çıktı. Gözü dönmüş Rumlar, çocukları arıyordu. Önce çocukları öldürecekler, annelerine acı çektireceklerdi. Rumlar'ın ne dediklerini anlamıyordu. Anne, kapının iki tarafına kolunu germiş, çocuklarının olduğu yere onları sokmuyordu. Rumlar içerde gelişi-güzel ateş ediyorlardı. Kimisi buzdolabını, kimisi çamaşır makinesini hedef alıyordu. Arada bir konuşup kahkahalar atıyorlardı.

Birisi Mürivet Hanım'ı kolundan çekti. O kapının koluna yapıştı. Diğeri elindeki silahın dipçiğiyle kapı kolunu tutan eline vurdu. Üçüncüsü karşısında gülüyor, diğeri ateş ediyordu. Kapıyı açtılar. Çocukları gördüler. Mürivet Hanım, 'Beni öldürün, yavrularıma kıymayın' diye yalvarmaya başladı. Birden onların önüne geçip küvetin içinde bulunan çocuklarının üzerine kollarını gerdi. Ağlamalara, yalvarmalara, Rumlar'ın kahkahaları karışıyordu. Annenin kollarından yakalayıp çocuklarının üzerinden kaldırdılar. O küçük banyoda kıyamet kopuyordu. Ne gelen vardı, ne giden...

22 Aralık'ı 23 Aralık'a bağlayan o soğuk, o uğursuz gecede banyoda silahlar patladı. Murat'ın kanı banyonun beyaz fayanslarına fırladı. Annenin haykırışı boşunaydı; gözü dönmüş Rumlar'ı daha da azgınlaştırıyordu. İnsanlık yok olmuştu. Karyolanın altındaki komşu Hasan nefesini tutmuştu. Küvette 27 boş kovan çıkmıştı!




__________________

Msn İRTİßaT
!...KeşKe ßu kadar ßüyük Sevdirmeseydin Kendini...!

Click the image to open in full size.


Click the image to open in full size.

NameLeSS® is offline NameLeSS® isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2007   #14
Profil
Üye
 
NameLeSS® - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Bulunduğu yer: NeRdeN NeReye....!
Mesajlar: 3.196
Üye No: 141

Seviye: 44 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Canlılık: 0 / 1076
Çekicilik: 1065 / 56941
Tecrübe: 4

Teşekkür

Teşekkürler: 0
0 Mesajina 0 Tesekkür Aldi
Rep
Rep Puanı : 6065
Rep Gücü : 82
İtibar :
NameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond repute
NameLeSS® - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart




Şehitlere son görev


Pazar günü Atatürk Anıtı önünde Kıbrıs şehitleri için tören düzenlenecekti. Binbaşı İlhan, konuşmasına 'Çocuklarıma bayrağı nerede görürseniz görün derlenip toparlanacaksınız. İstiklal Marşımız'ı duyduğunuz zaman hazır ola geçeceksiniz. Ülkemizi, tüm insanları sevmeleri için yetiştiriyordum' diye başladı. Kalabalıktan çıt çıkmıyordu. Binlerce kişi ölüm sessizliği içinde şehit eşini, şehitlerin babasını dinliyordu...

O soğuk Pazar günü şehitlere Elazığlılar son görevini yerine getirdi. Binbaşı İlhan, şehitlerini toprağa verip, Ankara'ya gittiğinde, görev yeri olan Kıbrıs'a bir an önce gitmek, yaraları sarmak istiyordu. Ona, 'hayır' dediler. O artık Kıbrıs'a gönderilmeyecekti. Kıbrıs çıkartmasını öğrendiği zaman, gönüllü olarak gitmek istedi. Ona yine 'hayır' dediler.

Kıbrıs çıkartmasının ilk günlerinde ona bir mektup geldi. İçinde bir fotoğraf bulunuyordu. Zarfı açtı, önce fotoğrafa baktı: 'Lefkoşa'daki bizim ev' dedi. Mektup, 'Sevgili Kardeşim Nihat' diye başlıyordu. Mektubu gönderen ise Kıbrıs çıkartmasında bulunan ünlü komutanlardan Bedrettin Demirel'di. Şehitlerin kanlarının yerde kalmadığını, Kıbrıs Türkü'nün esaretten kurtulduğunu bildiriyordu...

Eşi ve çocuklarının şahsi eşyalarını, çocuklarının çok sevdiği 1963 model Volkswagen'i Kıbrıs'tan Elazığ'a getirtti. O otomobile hep gözü gibi baktı. Eşi ve çocuklarının anısını saklayan bu otomobile arada bir bindi. Bindiği zaman otomobilinde hep onların oynayışlarını, sevinç çığlıklarını, ağlayışlarını duydu.

39 yıllık otomobili 39 bin kilometre bile yol kat etmemiş. Nihat İlhan, bazen otomobilini garajından çıkarıp uzaklaşıyor. Arada bir arka koltuklara bakıyor, 'Murat, Kutsi' diyor. Hakan daha küçük. Ne söylediğini anlamazdı bile. Seslerini duyamayınca bir kez daha sesleniyor. Yine cevap alamıyor. O yoğun trafikte dikiz aynasından arka koltuğa bakıyor... Onları göremiyor... Heyecanlanıyor. Sağ koltukta eşi de yok...

Sonra anımsıyor. Otomobilini bir kenara çekiyor. Sigarasını yakıyor. Otomobili garajına bıraktıktan sonra abdest alıp 'Mürivet', 'Murat', 'Kutsi', 'Hakan' adını verdiği çamların dibinde ruhlarına Fatiha okuyor. Eline hortumu alıyor dallarına tutuyor. Dallar sallandıkça eşi ve çocuklarının 'teşekkürlerini' duyar gibi oluyor... O yorgun beden birden beyaz bir kelebek olup sallanan dalların üzerine konmak istiyor...



__________________

Msn İRTİßaT
!...KeşKe ßu kadar ßüyük Sevdirmeseydin Kendini...!

Click the image to open in full size.


Click the image to open in full size.

NameLeSS® is offline NameLeSS® isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2007   #15
Profil
Üye
 
NameLeSS® - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Bulunduğu yer: NeRdeN NeReye....!
Mesajlar: 3.196
Üye No: 141

Seviye: 44 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Canlılık: 0 / 1076
Çekicilik: 1065 / 56941
Tecrübe: 4

Teşekkür

Teşekkürler: 0
0 Mesajina 0 Tesekkür Aldi
Rep
Rep Puanı : 6065
Rep Gücü : 82
İtibar :
NameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond repute
NameLeSS® - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart




Yatan Asker..



Yanıp, tutuşurken vatan aşkıyla,
Namusum olan ay yıldızlı bayrağa..
Sahip çıktıkça, ülkemin her karış toprağına
Şehit olup yatacağım sonsuza dek bu topraklarda..

Sen hiç yattın mı?
Topraktan yatakta…
Sen hiç yattın mı?
Yıldızlarla bezenmiş gök kubbe altında…
Sen hiç yattın mı?
Bulutların oluşturduğu yorganla…

Sen hiç… Hiç yattın mı?

Büzülmüşüm yatıyorum,
Sanki ana rahminde…
Soğuktan yapışmış elim metale,
Tenim kalır namlunun üzerinde..

Sen hiç yattın mı?
Donmuş toprakta …
Sen hiç yattın mı?
Uçsuz bucaksız simsiyah mekan da…
Sen hiç yattın mı?
Alaz rüzgarın, yüzünü kamçıladığında …

Sen hiç… Hiç yattın mı?

Titrerim, korkudan değil,
Islanmış, bitap bedenim..
Düşünürüm sevgiyi, yokluktan değil,
Anadır, babadır, gardaştır, yüreğim..

Sen hiç yattın mı?
Kan kokan toprakta …
Sen hiç yattın mı?
Etrafını saran barut kokusun da…
Sen hiç yattın mı?
Şehit düşen arkadaşının yanında …

Sen hiç… Hiç yattın mı?

Bayrağım namus, Vatanım ana!!
Allah şahidimdir, ölmekse uğruna!!
Tüm şehitler gibi toprak olsa da kefenim!!
Yatmazsam şehitlikte, namert oğlu namerdim..

M. Şükrü ŞEKER
06 Eylül 2006 Çarşamba, 01:27:36



TÜM ŞEHİT, GAZİ VE ASKERLERİMİZE İTHAF EDİYORUM..

DAĞLARDA ÜLKEMİZ İÇİN NÖBET TUTAN VE HAYATINI FEDA ETMEYE HAZIR TÜM ÜLKESİNİ SEVENLERE



__________________

Msn İRTİßaT
!...KeşKe ßu kadar ßüyük Sevdirmeseydin Kendini...!

Click the image to open in full size.


Click the image to open in full size.

NameLeSS® is offline NameLeSS® isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2007   #16
Profil
Üye
 
NameLeSS® - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Bulunduğu yer: NeRdeN NeReye....!
Mesajlar: 3.196
Üye No: 141

Seviye: 44 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Canlılık: 0 / 1076
Çekicilik: 1065 / 56941
Tecrübe: 4

Teşekkür

Teşekkürler: 0
0 Mesajina 0 Tesekkür Aldi
Rep
Rep Puanı : 6065
Rep Gücü : 82
İtibar :
NameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond repute
NameLeSS® - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart




Çanakkale Şehitlerine

Şu Boğaz Harbi Nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,
Ne hayasızca tahaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle “bu: bir Avrupalı”
Dedirir-yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya bütün akvam-ı beşer
Kaynıyor kum gibi, Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihanın duruyor karşında,
Osrtralya’yla beraber bakıyorsun ; Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk.
Sade bir hadise var ortada : Vahşetler denk.
Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela...
Hani tauna da zuldür bu rezil istila...
Ah o yirminci asır yok mu, o mahluk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkiyle sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına,
Maske yırtılmasa hala bize affetti o yüz ...
Medeniyet denilen kahbe, hakikat yüzsüz.
Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbab,
Öyle müthiş ki: Eder her biri bir mülkü harab.
Öteden saikalar parçalıyor afakı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağımın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürtme de yer
O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de namerd eller,
Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyare.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, başa, edecek kahrına ram?
Çünkü te’sis-i ilahi o metin istihkam.
Sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer;
Bir göğüslerse Huda’nın edebi serhaddi;
“O benim sun’-i bediim, onu çiğnetme” dedi.
Asım’ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.
Şuheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rukü olmasa, dünyaya eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid’i...
Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makber’i kimler kazsın?
“Gömelim gel seni tarihe”desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab...
Seni ancak ebediyetler eder istiab.
“Bu, taşındır” diyerek Ka’be’yi diksem başına;
Ruhumun vayhini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namıyle;
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;
Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsan oradan;
Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına;
Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,
Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırına.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultanını Salahaddin’i,
Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran...
Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;
Sen ki, a’sara gömülsen taşacaksın... Heyhat,
Sana gelmez bu ufukalar, seni almaz bu cihat...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.

MEHMET AKİF ERSOY

__________________

Msn İRTİßaT
!...KeşKe ßu kadar ßüyük Sevdirmeseydin Kendini...!

Click the image to open in full size.


Click the image to open in full size.

NameLeSS® is offline NameLeSS® isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2007   #17
Profil
Üye
 
NameLeSS® - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Bulunduğu yer: NeRdeN NeReye....!
Mesajlar: 3.196
Üye No: 141

Seviye: 44 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Canlılık: 0 / 1076
Çekicilik: 1065 / 56941
Tecrübe: 4

Teşekkür

Teşekkürler: 0
0 Mesajina 0 Tesekkür Aldi
Rep
Rep Puanı : 6065
Rep Gücü : 82
İtibar :
NameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond repute
NameLeSS® - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart





SAĞ KOLUMU KAYBETTİM AMA SOL KOLUM VAR"



Seddülbahir ve Conkbayır'ın büyük kahramanlarından biride Bombacı Mehmet Çavuş 'tu. Bu kahraman Anadolu çocuğu ,İngilizlerin siperlerimize fırlattığı el bombalarını korkusuzca hemen yakalar,karşı tarafa fırlatır ve zararını kendilerine dokundururdu. İngilizler bunu anlamış olacaklar ki bombaları bir kaç sayı saydıktan sonra fırlatarak Mehmet Çavuş 'un iadesini önlemeye çalışmışlardı. İşte böyle bir bomba Mehmet Çavuş 'un elinde patlayarak sağ elinin bileğinden kopmasına sebep olmuştu. Bu yiğit delikanlı vazife şuuruyla hastahaneden tabur kumandanına yazdığı mektupta şöyle diyordu:

"Sağ kolumu kaybettim, zarar yok,sol kolum var. Onunla da pekala iş görebilirim. Beni müteessir eden ve yüne kıtama iltihak edip düşmanla çarpışmama mani olan şey yaramın henüz kapanmamış olmasıdır.

Hastahaneden kurtularak halen harbe iştirak edemediğim için beni mazur görünüz ,affedeniz muhterem kumandanım.."




BENİM GÖZLERİM GÖRECEĞİNİ GÖRDÜ


O gün Boğaz tabyaları arasında en çok iş gören ve en çok hasara uğrayan Rumeli Mecidiyesi Bataryası oldu. Sabahtan beri muharebenin en şiddetli anlarında dahi iki sahil arasında gidip gelmekten çekinmemiş olan Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, tabyanın feci durumunu haber aldığı zaman yine motora atlayıp Çimenlik İskelesi'nden karşı sahile hareket etti. Cephaneliği berhava olan tabyanın durumu hazindi. İstihkam yıkıntıları arasında dolaşmakta olduğu sırada bir ağacın altına uzanmış olan bir askerin hali dikkatini çekti ve yanına gidip

* " Ne var evlat ?" diye sordu.

Nefer hemen yerinden fırlayıp esas duruş vaziyeti aldı. Çünkü sesi tanımıştı. Ama gözleri başka tarafa bakıyordu.

* " Gözlerine bir şey mi oldu oğlum?"

O zaman nefer tok sesiyle " Üzülmeyin efendim" diye cevap verdi. " benim gözlerim göreceğini gördü" ( Evet düşman gemilerine tam isabet kaydedilmiş ve "Ocean" destroyeri hareket edemez hale getirilmişti.)

Cevat Paşa sessiz sessiz ağlıyordu



__________________

Msn İRTİßaT
!...KeşKe ßu kadar ßüyük Sevdirmeseydin Kendini...!

Click the image to open in full size.


Click the image to open in full size.

NameLeSS® is offline NameLeSS® isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2007   #18
Profil
Üye
 
NameLeSS® - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Bulunduğu yer: NeRdeN NeReye....!
Mesajlar: 3.196
Üye No: 141

Seviye: 44 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Canlılık: 0 / 1076
Çekicilik: 1065 / 56941
Tecrübe: 4

Teşekkür

Teşekkürler: 0
0 Mesajina 0 Tesekkür Aldi
Rep
Rep Puanı : 6065
Rep Gücü : 82
İtibar :
NameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond repute
NameLeSS® - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart





VATAN


Click the image to open in full size.




Kimse söndüremez tüter bu ocak,
Adı türktür Bu vatanın türk kalacak.
Şehit ve gazi bedelidir bu şanlı bayrak,
Adı Türk'tür bu vatanın türk kalacak.

Nice şehitler vermiş bu toprak,
Sahiip çıkılacak vatan ve bayrak.
Tüm gençlik vatan bekçisi olacak,
Adı Türk'tür bu vatanın Türk kalacak.

Her şafakta bir ışık parlayacak,
Tüm gençlik ona sahip çıkacak.
Türk gençliği uşak olmayacak,
Adı Türk'tür bu vatanın Türk kalacak.

Düşman karşısında birlik olacak,
Barış ve kardeşlik ülkümüz olacak.
Huzuru bozana dünya dar olacak,
Adı Türk'tür bu vatanın Türk kalacak.

Yüzlerce Cemal gazi olacak,
Binlerce Mehmet Şehit Olacak.
Tüm gençlik nöbet tutacak,
Adı Türk'tür bu vatanın Türk kalacak.

Cemal MUTLU
E.J.Gazi Ütgm.
1985 Kara Harb Okulu Mezunu






__________________

Msn İRTİßaT
!...KeşKe ßu kadar ßüyük Sevdirmeseydin Kendini...!

Click the image to open in full size.


Click the image to open in full size.

NameLeSS® is offline NameLeSS® isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2007   #19
Profil
Üye
 
NameLeSS® - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Bulunduğu yer: NeRdeN NeReye....!
Mesajlar: 3.196
Üye No: 141

Seviye: 44 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Canlılık: 0 / 1076
Çekicilik: 1065 / 56941
Tecrübe: 4

Teşekkür

Teşekkürler: 0
0 Mesajina 0 Tesekkür Aldi
Rep
Rep Puanı : 6065
Rep Gücü : 82
İtibar :
NameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond repute
NameLeSS® - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart









Soran Olursa


Click the image to open in full size.



Seni tek başına gören olursa
Dertliyim derman bulunmaz dersin
Gözünden akan yaşı gören olursa
Sevdiğim askerden gelmedi dersin

Başkasını seversin diyen olursa
Ondan başkasını sevemem dersin
Seni evlendirecekler diyen olursa
Ömrümde başkasına yar olmam dersin

Ne zaman gelecek diye soran olursa
Geldi kalbimde yaşıyor dersin
Onun aşkı yalan diyen olursa
Ettiğimiz yemin büyüktür dersin

"Askerler vurulunca değil
unutulunca ölürler."







__________________

Msn İRTİßaT
!...KeşKe ßu kadar ßüyük Sevdirmeseydin Kendini...!

Click the image to open in full size.


Click the image to open in full size.

NameLeSS® is offline NameLeSS® isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2007   #20
Profil
Üye
 
NameLeSS® - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Bulunduğu yer: NeRdeN NeReye....!
Mesajlar: 3.196
Üye No: 141

Seviye: 44 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Canlılık: 0 / 1076
Çekicilik: 1065 / 56941
Tecrübe: 4

Teşekkür

Teşekkürler: 0
0 Mesajina 0 Tesekkür Aldi
Rep
Rep Puanı : 6065
Rep Gücü : 82
İtibar :
NameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond reputeNameLeSS® has a reputation beyond repute
NameLeSS® - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart








HİSSETMİŞTİM ANNE




Click the image to open in full size.





Ana bu sabah yine erken uyandık
Botları boyadık,düzeni yaptık
Sabah sabah iştimada dimdik ayaktaydık
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne

Bir emir geldi babacan komutandan
Araçlara bindik tam teşhizat hep bir andan
Karamanlı başladı dua okumaya ağzından
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne

Mataramda ki su sanki zem zemdi
Tetiğim gül oya,süngüm bir çiçekti
Yüreğimde ki sevda daha bir depreşti
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne

Sen geldin aklıma giderken göreve
Sivaslının gözündeki yaşa takıldı aklım
Sordum kendi kendime acep niye
Biliyordu o da kavuşmayacaktı nişanlısı Emine'ye
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne

Bir ses duyuldu önce kulaklarım oldu sağır
Az sonra geldim kendime koştum cenke
Arkadaşlar dökülüyordu tek tek yere bağır ALLAH diye bağır
Gözümde ki yaş düşmüştü gönlüme orda oldu kahır
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne

Vatan içindi dökülen kanlar yere
Çakallar karşı cephede mehmetçikler yerlerde
Tokatlı,Yozgatlı düşmüş kalmışlar üst üste
Allahım sen onlarında gazasını mübarek eyle
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne
Doğduğum anı bilmem ama anam
Ölürken son sözüm oldu VATAN
Helaldir ona bu uğurda verilen her can
Ana ağlamaysın oğlun oldu şehit OSMAN
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne
VATAN SAĞOLSUN









__________________

Msn İRTİßaT
!...KeşKe ßu kadar ßüyük Sevdirmeseydin Kendini...!

Click the image to open in full size.


Click the image to open in full size.

NameLeSS® is offline NameLeSS® isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
olmezbizler, sehitler, surece, yasattigimiz


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:13.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.