Geri git   CurcunaForum.Org > Türkiye Genel > Milli Unsurlar
Kayıt ol Yardım Topluluk

Milli Unsurlar Milli unsurlar.

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06-10-2007   #1
Profil
Üye
 
wolftum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Yaş: 36
Mesajlar: 488
Üye No: 1282

Seviye: 20 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Canlılık: 0 / 485
Çekicilik: 162 / 25461
Tecrübe: 43

Teşekkür

Teşekkürler: 0
0 Mesajina 0 Tesekkür Aldi
Rep
Rep Puanı : 11
Rep Gücü : 18
İtibar :
wolftum is on a distinguished road
wolftum - MSN üzeri Mesaj gönder
1993 Yilinda Mehmetçiğe Yapilan Hain Pusu (yaşayanlar Anlatiyor))!!

HAİN PUSU

> 27.05.1993. Malatya'dan iki sivil minibüse biniyorlar. Hepsi sivil giysili.
> Üniforma ve postalları çantalarında. Hiçbirinde silah yok, kendilerine
> refakat eden tek bir askeri personel de. Saat 18.00. Bingöl'e 10 kilometre
> var. Dağlık, dar bir yol. Birden silah sesleri yankılanıyor. İlk virajı
> geçtiklerinde, 50 PKK'lının karşı yönden gelen Bingöl Tur'a ait bir
> otobüsü durdurup, çoğunluğu terhis olmuş ya da dağıtıma giden sivil
> erlerden oluşan 50 yolcuyu esir aldığını görüyorlar. Şoföre bağırırlar;
> 'Geri dön!' Şoför oralı olmaz. Zaten 4 saatlik yolda 3 mola vermiş...
> Otobüsün kapısını, 'Orada ben yoktum' diyen Şemdin Sakık, o zamanki adıyla
> 'Parmaksız Zeki' açıyor.
>
> OSMAN PARTAL ANLATIYOR
>
> Trabzonluyum. İki midibüsteki toplam 50 askerden biriydim. Van-Özalp'taki
> birliğime gidiyordum. Yol boyunca gereksiz molalar veren şoför bir ara
> lastik patladığını söyleyip durdu. Lastiğin patlamadığını, krikoya
> dokunmadığını gördüm. Aksın altına girdiğinde birileriyle konuşma
> yaptığını duydum. Galiba telsizle konuşuyordu. Şemdin Sakık, şimdi
> Hürriyet'te yayımlanan açıklamalarında 'Eylem planlanırken buradan
> askerlerin geleceğini bilmiyorduk' diyor. Yalan söylüyor. Çünkü ilk
> otobüsün en ön koltuğunda oturuyordum. Yolumuzu kestiklerinde şoförün
> kapısını bizzat Sakık açtı. Toprak rengi üniforması vardı üzerinde, aynı
> renk kasketi ters takmıştı. Omuzundaki tüfeğin namlusu yere bakıyordu.
> Şoföre, diğer otobüsün nerede olduğunu sordu. 'Arkada, geliyor' cevabını
> aldı. İki dakika sonra diğer otobüs düştü pusuya. Yani bizi bekliyorlardı.
>
> DOĞULU-BATILI DİYE AYIRDILAR
>
> Geceyarısına kadar teröristlerle yürüdük. Mola verildiğinde niçin
> kaçırdıklarını, amaçlarını sorduk. 'TC ateşkes ilan edince, iki gün içinde
> sizi serbest bırakacağız' dediler. Saat 01.00 sularıydı. Sakık'ı n
> talimatıyla tek sıra olduk. Şemdin Sakık nereli olduğumuzu sorup,
> Doğulu-Batılı diye bizi iki gruba ayırdı. Sakık, doğulu olmayan benim de
> içinde olduğum 34 kişinin eğitim kampına götürülmesini söyledi. Dağda
> koşar adım yürümeye başladık. Bize eşlik eden teröristler sürekli
> değişiyordu. Toplam 300 kişiydiler. Bir köye gittik. Kapısını çaldıkları
> evlerden başka teröristler çıkıp gruba katıldı. Kimi terörist evlere gidip
> istirahat etti. Bir ahıra soktular bizi öldürmek için. Sonra vazgeçtiler.
> Tekrar yürümeye başladık. Sabahı göremeyeceğimi düşünüyordum. Yıldızlara
> son kez bakıp annemi, babamı, köyümü düşündüm. Bir ırmaktan geçerken su
> içtik. Dağ yoluna çıktık. Davranışları sertleşti. Durdurdular. Saat 03.00
> sıralarıydı. Yolun kenarına dizilmemizi istediler. Kolkola girip
> sıklaşmamızı istediler. Yanımdaki arkadaşıma 'Devrem bizi vuracaklar'
> dedim.
>
> DEVREMİ ÖLÜ GÖRÜNCE BAYILDIM
>
> Tir tir titriyordum. Kalaşnikof, Bixi ve Kanvasların emniyetlerini
> açtılar. Sonumuzun geldiğini anladım, kelimeyi şahadet getirip kendimi
> yere attım. Taramaya başladılar. Dizime bir mermi isabet etti. Vurulanlar
> üzerime düşüyordu. Kafamı koruyordum. Hepimizin öldüğünden emin olmak için
> yüzlerce mermi yağdırdılar. Gittiklerini, seslerin uzaklaşmasından
> anladım. Altı yedi arkadaşım sağdı henüz. Diğerleri paramparçaydı. Can
> çekişenler, hırıldayanlar, ağlayanlar, inleyenler... Su istiyorlardı.
> 'Anne, anne' diye bağırıyorlardı. Öldüğümü zannediyordum. Kendimi
> çimdikledim, ölmemişim. Devremi beyni parçalanmış görünce bayılmışım.
>
> Bizi yan yana dizip 1570 mermi sıktılar
>
> Ayılınca şehit arkadaşlarımı sırt üstü çevirdim. Dokunduğum her uzuv
> elimde kalıyordu. Beyin, ayak... Yardım aramak için yukarı doğru koşmaya
> çalıştım. Kan kaybediyordum. Asfalta çıktım, bir kamyonla yakındaki Elmalı
> Karakolu'na gittim. Olanları anlattığımda dinleyen jandarmalar ağlamaya
> başladı. Helikopter, tanklar geldi. Şehitleri aldık. Olay yerinde 1570
> mermi kovanı bulundu. Yani silahsız erlerin herbiri için 50 mermi
> kullanmışlardı...
>
> Şoför biliyordu
>
> ERKAN OMAY ANLATIYOR
>
> Adanalı hemşerim Mehmet Tura'yla Manisa-Kırkağaç'ta acemi eğitimimi
> tamamladım. 24 Mayıs sabahı, jandarma komando olarak Siirt'teki
> birliğimize gitmek üzere Malatya'dan iki sivil midibüse bindirildik. 50
> askerin hiçbirinde silah yoktu. Bizi koruyan refakatçı da. Bingöl'e 10
> kilometre kaldığını belirten tabelayı geçtik, ilk dönemeçte silah sesleri
> duyduk. Saat 18.00'di. Karşı yönden gelen Bingöl Tur otobüsünü tarayan 50
> kadar PKK'lı, çoğunluğu bizim gibi asker olan yolcuları indirmişti. Şoföre
> geri dönmesi için bağırdım. Duymazdan geldi. Zaten tuhaf şekilde, 4 saatte
> 3 mola vermişti. Bizi indiren PKK'lılar 'Geleceğinizi biliyor, sizi
> bekliyorduk' dedi. O sırada feryat figan, yaşlı bir adam çıktı
> karanlıklardan. 'Oğluma ne yaptınız' diyordu. Adını söyleyince oğlunun
> otobüslerde olmadığı anlaşıldı. Çok yaşlı olduğu için babaya dokunmadılar.
> Geldiği gibi gitti. O baba sayesinde kurtulduk. Hepimizin öldüğü
> sanılıyordu. Askere gidip sağ kalanlar olduğunu söylemeseydi teröristler
> he pimizi öldürecekti.
>
> YANLIŞLIKLA 9 ŞEHİT DAHA
>
> Sürekli yürüyorduk. Ertesi gün 12.00'de silah seslerinden askerlerin
> yaklaştığını anladım. Asıl harekat 16.00'da başladı. Sikorsky ve F-16'lar
> uçuyordu tepemizde. PKK'lılar kazma kürek çıkarıp siper kazdı, kayalıklara
> saklandı.
>
> Bizi hedef olarak ortada bıraktılar. Askerimiz, yanlışlıkla içimizdeki 9
> eri şehit etti bu yüzden. Müthiş bir yağmur vardı. Bizi kalkan olarak
> kullanan Şemdin Sakık bir ara yanımıza geldi, sağ kaldığımızı görünce
> şaşırdı. Teröristler geri çekiliyordu. 13 kişi kalmıştık. Kurşuna
> dizilenlerin arasından kurtulan Osman Partal da aramızdaydı. Ellerimizi
> çözmeyi başardık. Kaçmaya başladık. Karşılaştığımız birkaç teröriste 'Bizi
> serbest bıraktılar' dedik. İnandılar. Birbirimizden ayrılmış, askerlerin
> bulunduğu yöne koşuyorduk. Bulduğum bir dala beyaz mendil bağladım, bir
> yandan bağırıyordum. Tükendiğim anda korucular ve askerlerden oluşan timle
> karşılaştım. Mavi berelileri görünce ağlamaya başladım. Komutan 'PKK'lı
> var mı içinizde?' diye sordu. Sonra sarılıp hepimizi tek tek öptü. Bingöl
> Cezaevi'ndeki bir koğuşa götürdüler bizi. Elbiselerimizi değiştirdik.
> Evlerimize telefon edebileceğimizi söylediler. Kafam durmuştu
> yaşadıklarımdan sonra. Evin telefon numarası bir türlü aklıma gelm ediği
> için arayamadım.
>
> ERKAN UMAY ANLATIYOR
>
> 10 kişilik yakın korumaları arasındaki, 'hemşire' diye hitap ettikleri
> kadın bizimle alay etti. Sakık, 'Sorunumuz rütbelilerle, size bir şey
> yapmayacağız' dedi. Her birimize nereli olduğumuzu sordu. Aramızda Denizli
> ve Konya'dan olanlar çoğunluktaydı. Hemşerilerden oluşan timler daha
> başarılı olur, tehlikelidir diye bir kenara ayırdılar. Şehit olan 33
> arkadaşımızın çoğunun bu iki ilden olmasının nedeni bu. Bu arada bir er
> 'Ben Kürt'üm' deyince PKK'lı 'Kürt-Türk fark etmez. Asker askerdir. Biz
> askere düşmanız' dedi. Tek sıra olmamızı istediler. En başta ben vardım.
> Mehmet Tura 6'ncıydı. Yan yana olalım diye gittim, 7'nci oldum. 'Baştan 6
> kişi gelsin' dediler. Diğer sıralardan aldıkları 6'şar kişiyle bir grup
> oluşturdular. 'Kolkola girin' deyip götürdüler. Arkadaşlarımız kolkola
> ölüme gittiler.
>
> SİLAHLAR 10 DAKİKA HİÇ SUSMADI
>
> Derken yer gök Kalaşnikof cayırtısına boğuldu. Kalaşnikoflar 10 dakika
> boyunca hiç susmadı. Mehmet'in bana son bakışını unutamıyorum. Sırada yer
> değiştirmesem, onun önünde dursam beni götüreceklerdi, Mehmet ölmeyecekti.
> Adana'da ticaret lisesinde sevdiği bir kız vardı. Terhis olur olmaz
> evleneceklerdi.
>
> Askerin üniformasını çıkartıp kendisi giydi
>
> ERKAN OMAY ANLATIYOR
>
> Sayıları 150'yi bulan PKK'lıların silah tehditi altında yürümeye başladık.
> Bir köyün alt tarafında durduk. 15 yaşındaki terörist '200 metreden
> sigarayı bile vururum' diyerek böbürleniyordu. İçimizde komando olup
> olmadığını sordu. Tişörtümde 'Kırkağaç-Komando' yazıyordu. Beyaz gömleğimi
> çıkarmamı istediler.Devrem Konyalı Adnan Gebeş'in verdiği parkayı giyip,
> bunu sakladım. Bu sırada teröristler el koydukları çantalarımızda bulunan
> üniforma ve postallarımızı giydi. Türk askeri kılığına büründüler.
> Ellerimizi sicimle bağladılar. Mehmet Tura'yla kaçmaya karar vermiştik.
> Tuvalet bahanesiyle elimi çözdürdüm. O sırada korkunç suratlı bir terörist
> gelip Kalaşnikofu ağzıma soktu. 'Bir daha kaçmayı aklından geçirirsen
> beynini dağıtırım' dedi. Sabahın 02'sine kadar yürüdük. Elebaşı Şemdin
> Sakık, Türk askeri üniforması giymiş, elindeki telsizle emir yağdırıyordu.
>
> Üstün başarılı işsiz
>
> Erkan Omay, Diyarbakır Askeri Hastanesi'nde bir hafta psikolojik tedavi
> gördü. Hava değişiminden sonra havancı jandarma komando olarak Eruh'taki
> birliğine katıldı. Sevkiyatın yine korumasız otobüslerle yapıldığını
> görünce tepki gösterdi, birliğine uçakla gönderildi. Katıldığı
> operasyonlarda çok sayıda üstün başarı belgesi aldı. Şu anda işsiz olan
> Omay, 'En ufak bir şey olsun, askere gönüllü giderim' diyor.
__________________

Click the image to open in full size.
wolftum is offline wolftum isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
1993, hain, mehmetcige, yapilan, yilinda


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:08.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.