[αℓiєиѕ]
Dini Hikayeler

Teravİh Namazi Bİlgİ!!!!!

[αℓiєиѕ]
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar856
  • Tepki puanı0
  • KonumSaMsUn - 55
#1
Teravih Namazının Kaç Rek'at Olduğu

Teravih ramazan ayına mahsus
bir gece namazıdır. Yatsı namazından sonra kılınır. Kadın erkek her müslüman
için sünnet-i müekkede bir namazdır. Kılınmadığı takdirde kazası gerekmez. tek
başına kılınabildiği gibi cemaatla kılınması kifai sünnettir. peygamberimiz
cemaatla namaz kılmaya olan iştiyakına rağmen farz namazları dışında sadece
teravih namazını cemaatla kılmışlardır. (1)
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)
bu namazın kılınmasını ümmetine tavsiye ve teşvik etmişlerdir: 'Kim inanarak ve
sevabını umarak Ramazan namazını kılarsa geçmiş günahlarından bir kısmı
bağışlanır.' (2) buyurmuşlardır.

Buhari teravihin önemine
binaen bu hadisi 'nafile olan Ramazan Namazını kılmak imandandır' başlığı ile
açtığı bir babda zikretmiştir.(3)
Toplumumuzda her kesimin
ilgisini çeken bu çok sevimli ve ruhlara ferahlık veren neşeli ibadetimiz
ülkemizde büyük bir huşu ve huzur içerisinde yerine getirilmekte toplumumuzda
birlik beraberliği ve uzlaşıyı da beraberinde getirmektedir.

Teravih namazını ilk olarak
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bir ramazan gecesi ashabı ile birlikte
kılmışlardır. Ertesi gün duyulunca cemaat artmış yine teravih namazı beraber
kılınmıştı. Üçüncü gece cemaat daha da çoğalmış yine Rasullüllah hanesinden
çıkıp teravih namazını ashabıyle kılmışlar ancak dördüncü gece cemaat mescide
sığmayacak derecede çoğalınca Peygamberimiz yalnız yatsı namazını kıldırarak
hanesine çekilmiş teravih namazı için çıkmamış ve sabah namazına kadar bekleyen
cemaata namazdan sonra 'teravih için beklediğinizi biliyordum fakat üzerinize
farz olur da edasından aciz kalırsınız diye korktum.' (4) buyurmuştur. O günden
sonra herkes teravih namazını evinde veya mescidde kendi kendine kılmaya devam
etmiştir. Hz.Ömer devlet başkanlığı sırasında teravih namazı kılmadaki
dağınıklığı görmüş bunu önlemek için cemaati bir imam arkasında toplayıp tekrar
cemaatla kılmanın daha hoş olacağını arkadaşlarına söylemiş ve ashabın ileri
gelen hafızlarından U'bey İbn-i Kâ'bı imam tayin ederek teravih namazının
cemaatla kılınmasını başlatmıştır. Hz.Ömer halkın dini bir vecd ile namaz
kıldıklarını görünce 'bu ne güzel bir adet oldu' diye sevincini belirtmiştir.
Gerçi teravih namazı zamanı saadette vardı. Birkaç gece de olsa bizzat
Rasulüllah'ın beraberinde cemaatla kılınmıştı. Dinde olmayan birşey dine
sokulmamıştı. Bu bakımdan Hz.Ömer'in 'şu ne güzel bir bid'at oldu' sözündeki
bid'at ifadesi dinde olmayanı dine sokma anlamında değildir. Belki cemaatla
kılınmasının yeniden ihdas edilmiş olması anlamındadır. Bunun da bir sakıncası
yoktu. Çünkü Hz.Peygamber farz sayılacağı endişesiyle teravihin cemaatla
kılınmasını bırakmıştı. Onun irtihalinden sonra artık böyle bir endişe de
kalmamıştı. Teravihin tekrar cemaatla kılınması şariin maksadına aykırı
değildi.

Nitekim bilahire Hz.Ali
(r.a.) da bu namazı teşvik etmiş ve 'Ömer mescidlerimizi teravihin feyziyle
nurlandırdığı gibi Allah'da Ömer'in kabrini öyle nurlandırsın' diye
memnuniyetini belirtmiştir.
Hz.Ömer zamanındaki cemaatla
kılınan teravihin kaç rek'at olduğu hakkında iki rivayet vardır: Vekî'ın malik
İbn Enes'den onun da yahya İbn Sa'd'dan rivayetine göre Hz.Ömer görevli birisine
cemaatına yirmi rek'at kıldırmasını emretmişti.(5)
Hz.Aişe'den Hz.Peygamber'in
ramazanda ve sair gecelerde, bir rivayette onbir, diğer rivayette onüç rek'attan
fazla namaz kılmadığı hakkındaki sahih rivayete ilaveten Hz.Ömer'in de
Muvatta'daki rivayete göre onbir rek'at kıldırması için U'bey İbn Kâ'b'a emir
verdiği hakkındaki rivayetleri karşısında Beyhakî'nin Said İbn Yezid'den Hz.Ömer
döneminde teravihi yirmi rek'at kıldıklarına dair rivayetini İmam Nevevî te'lif
etmiş ve Hz.Ömer'in onbir rek'at emri, döneminde ilk kılınan teravih gecelerine
aitti. Sonra teravih yirmi rek'at olarak yerleşmişti. Şimdiye kadar
devamedegelen de budur. '(6) demiştir.

Teravih namazının asrı
saadette ve ondan sonraki dönemde rek'atlarının adedi hususunda daha geniş
malumat edinebilmek ve sağlıklı bir sonuca kavuşmak için Allame Bedreddin
Aynî'nin Umdetü'l-kârî isimli eserindeki malumata kısaca bir göz atma
ihtiyacını duymaktayız.





Bu İslâm aliminin verdiği
bilgiye göre Resûuli Ekrem'in gece namazının gerek kemiyet ve gerek keyfiyeti
hakkındaki haberleri Hz.Aişe ile İbn-i Abbas'tan başka daha birçok sahabiden
gelmektedir. Bu husustaki rivayetlerin özeti şunlardır:





Tirmizi ‘nin Medine'lilerin
uyguladıklarını söylediği teravih namazı vitirle birlikte kırkbir rek'attır.






İmam Mâlik'den meşhur olan
otuzaltı rek'at teravih, üç de vitir'dir....





Tirmizi ekseri ilim ehline
göre teravih yirmi rek'attır, zira Hz.Ömer, Hz.Ali (r.a.) ve daha başka
sahabilerden rivayet edilen de budur. Bizim Hanefi ekolünün görüşleri ve sözleri
de budur.......demiştir.





Saib İbn Yezid'den Ömer İbn-i
Hattab'ın U'bey İbn-i Kâ'b ile temimi Dari'ye ramazan imamlığı verirken yirmi
bir rek'at kıldırmalarını söylediği yüzer âyet okunarak kılınan bu namazdan
cemaat dağılırken nerdeyse tan yeri ağaracağı rivayet edilmiştir.





İbn-i Abdilberr demiştir ki
Haris İbn-i Abdirrahman İbn-i Ebî Zübab'ın Saib İbn-i Yezid'den rivayetine göre
de teravih namazı Hz.Ömer zamanında yirmiüç rek'attı. Bunun üçü vitir namazıydı.
Hz.Ali'den gelen bu husustaki
rivayete gelince Vekî'in, Hasan İbn-i Salih kanalıyla Ebu'l Hasna'dan, gelen
rivayetine göre de Hz.Ali görevli bir adama teravih namazını yirmi rek'at
kıldırması için emir vermişti.....
A'meş, Abdullah İbn-i
Mes'ud'un da ramazan ayında yirmi rek'at teravih üç de vitir kıldığını
söylemiştir.
Bedreddin Ayni Tabiinden bu
görüşte olanların isimlerini de verdikten sonra diyor ki İbn-i Abdilberr de
demiştir ki cumhur-i Ulema'nın kavli de budur. Kufe uleması, İmam-ı Şafii'yi ve
birçok fukaha da bu görüştedirler. Sahabe'den bu hususta bir ihtilaf da
sözkonusu olmamıştır. U'bey İbn-i Kâ'b'dan sahih nakledilen de budur.
Allame Aynî teravih
namazının rek'atlarıyle ilgili başka rivayetlere de şöyle temas etmektedir:
Ebu Mucliz'den gelen rivayete
göre bu zat cemaata onaltı rek'at kıldırır her gece kur'an'ın yedide birini
okurdu.....
Teravihin onüç rek'at
olduğunu Saib İbn-i Yezid söylemiştir ve demiştir ki: Biz Hz.Ömer zamanında onüç
rek'at kılardık. Ama yeminle söyliyeyim ki mescidden ancak sahaba karşı
çıkabilirdik. Her rak'atında elli-altmış âyet okunurdu. İbn-i İshak diyor ki,
bu hususta duyduklarımın en sağlamı ve uygunu budur.
Bedreddin Aynî bu onüç rek'at
Hz.Ömer'in döneminde işleme koyduğu ilk gecelere ait teravih namazıydı. Sonra
bunu yirmi üç'e çevirmişti, diyor. (7)
Bu hususta İbn-i
Ebî Şeybe'nin el-kitab-ül Musannefinde: Hz.Ömer yirmi rek'at teravih kılınmasını
emrettiği tasrih edilmiş, Abdülaziz bin Refîin U'bey bin Kâ'b'ın ramazanda
Medinede yirmi rek'at teravih, üç rek'at da vitir kıldırdığını söylemiştir.(8)
Saib bin Yezid diyor ki biz
Hz.Ömer zamanında yirmi rek'at teravih ve ayrıca vitir kılardık. Nevevi Hûlâsada
bunun isnadı sahihtir. diyor. Muvattadaki onbir rek'at rivayeti başlangıca
aitdi, sonradan yirmi üzerinde istikrar etmiştir, tevarûs eden de budur...(9)
Mezhep İmamlarının görüşüne
gelince:
İmam Malik'den otuz altı
rivayetine karşılık öteki üç mezhep imamı da teravih için yirmiden noksan bir
sayıyı benimsememişlerdir. Bu hususta Tahavî Cessas'ın telhîs ettiği
'İhtilâf'ü Ulema' isimli eserinde bu hususda sadece şu bilgiyi vermiştir.
Hanefiler ve İmam Şafiî
vitirden başka yirmi kılınır. demişlerdir.
İmam Malik vitirle beraber
otuz dokuz kılınır, otuz altısı teravih üçü vitirdir demiş. Ve insanların
kadimden uygulayageldikleri budur. diye de ilave etmiştir.
Saib İbn-i Yezid Hz.Ömer
zamanında biz ramazanda yirmi kılardık. Fakat yorulur

Benzer konular

Cevap yazabilmek için giriş yapmalı veya kayıt olmalısınız.

Şu an bu konuyu okuyanlar

0

0 üye, 0 ziyaretçi ve 0 arama motoru