|
Uzay ve Bilinmeyen Uzay hakkında bilinmeyenler. |
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
![]() |
#1 |
![]()
Şimdi anlatacağım olayın lezzetini tam alabilmeniz için ilk önce kısaca meselenin teorik çerçevesini çizmek zorundayım.
Konu; teorik fiziğin en çetrefilli meselesi ile alakalı. Gayet tabii ki, çok zor matematik formüllerinin dünyasına girip anlatmaya girişmeyeceğim. Zaten bunu yapmak istesem de yapamam. Çünkü ben lise düzeyinde geometriyi bile zor aşmış bir insanım. Oysa şimdiki konuda söz konusu olan matematiği anlayacak beyin bende yok. Sadece o matematiğin anlattığı konuları açıklayan düz yazı kitapları ve makaleleri okudum, anlamaya çalıştım. Fizik teorisinde iki ana teori kümesi vardır. Bir tanesi yıldızlar ve dünyamız gibi büyük cisimlerin hareket ve ilişkilerini açıklama amacındadır, diğeri ise çok küçük parçacıkların, örneğin; atom ve atom altı parçacıkların hareket ve ilişki biçimlerini anlatmaya çalışır. Her iki kümede çok komplike matematik formülleri vardır ve ilgili oldukları dünyayı matematik formüller ile açıklarlar. Fizik teorisinin en büyük sorunu, bu iki kümeyi birbiriyle ilişkilendirip bağlantılar kurmaktır. Yani büyük parçacıklar dünyası ile küçük parçacıklar dünyası arasındaki ilişkinin kurulması çözüm bekleyen meseledir. Büyük parçacıkların arasındaki ilişkiyi yani kâinatımızın işleyişi konusunda teoriyi kurmuş olan Einstein bile bu bahsettiğim kümeler arasındaki ilişkiyi kuracak formülü geliştirmek için hayatının sonuna kadar uğraşmıştır. Hatta ölüm döşeğinde bile harıl harıl matematik formülleri yazdığı halde ne yazık ki formülü bulmak için ömrü yetmemiştir. Aranılan Her Şeyin Teorisi (Theory of Everything) olarak adlandırılır. Uzun yıllardır dünyanın en önemli beyinleri, dâhi olarak adlandırılabilecek teorik fizikçiler, bu çözüme kafa yordular ama tam anlamıyla başaramadılar. Kuantum fiziği alanında çalışanlar ‘String Theory’ olarak adlandırılan bir matematik teorisi geliştirdi. Ama bunda da çok güzel hatta elegan olan matematik formüller ortaya atıldı ve kağıt üzerinde olsa da getirilen çözümün ispatlanması yani deney yapılmasının imkansız olduğu görüldü. Çünkü kuantum dünyasında, gerçekte yaşadığımız dünyanın 10 ya da 11 boyutu oluyordu. Yani birbirine paralel duran dünyalar veya kâinatlar vardı. Fizikçiler bilim kurguda bile zor görülen bir dünya olduğu varsayımıyla matematik çözümlerini ortaya koyabiliyorlardı. Gereken matematiksel ispat ancak onların var olduğunu iddia ettiği tuhaf dünya gerçekten varmış varsayımıyla mümkün oluyordu. Garrett Lisi uzun yıllardır akademik görevi bulunmayan ve zamanının büyük bölümünü sörf yaparak geçiren, boş takılmaktan hoşlanan bir adam. Bu adam, Meksika’da düzenlenen teorik fizikçiler toplantısına katılmaya karar verdi. Uzun zamandır sadece denizde sörf için uygun koşullar yokken fırsat buldukça hobi olarak bir matematik teorisi üzerine çalışıyordu. Amacı konferansta bunu sunmaktı. Neyse; adama sadece 20 dakikalık bir konuşma müsaadesi verdiler. O çok da heyecanlı olduğundan konuşmasını yazıp okumak istedi. İyi yazmayı da tam beceremediğinden, konuşmasını sadece kara tahtaya yazacağı formüller üzerine kurmaya karar verdi. Ve başladı yazmaya... Kendisine tanınan sürenin sonuna doğru, salondaki teorik fizikçilerden bir tanesi adamın aslında çözümü yıllardır aranmakta olan Her Şeyin Teorisi’nin matematik formülünü çözmüş olduğunu fark etti. (Surfing The Universe. Yazan Benjamin Wallace-Wells, The New Yorker dergisi Haziran 21 sayısında). Bunu çözmek için ortaya atılan formüllerde sadece onda birlik bölüme katkıda bulunanların Nobel ödülleri aldıklarını düşünürseniz, ortaya konulan olayın ne kadar büyük ve heyecan verici olduğunu anlarsınız. |
|
![]() |
![]() |
Etiketler |
bir, cozdu, dunyanin, hippi, sirrini |
Seçenekler | |
Stil | |
|
|