-TheTveT*
Dünya ve Uygarlık Tarihi

Eski Sümer Savaşları ve Hakemlik

  • -TheTveT*
  • 0 cevap
  • 204 görüntülenme
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
#1
Eski Sümer Savaşları ve Hakemlik



Eski insanın sözlü ilahi-destan geleneğinden anımsananlar şimdiki Irak toprakları üzerinde yaşamış olan Sümerler tarafından 5300 yıl kadar önce taş ve kil tabletlere (kuşkusuz kavramların süreç içinde uğradığı anlam kayması ve bozulmalarıyla birlikte) kaydedilmeye başlanmıştı. Bu tür kayıtlar kültür etkileri günümüze uzanan eski insanın davranış ve ilişki biçimlerinin öğrenilmesinde büyük öneme sahiptir. Böyle bir savaş anlatım kaydına sahibiz.


Tanrı Ningirsu'nun çok sevdiği birbirine komşu Umma ve Lagaş yerleşimleri arasındaki 'Gu-edina toprakları' üzerine anlaşmazlık Sümer tarihinde derin etkiler yaratmışa benziyor. Kiş kıralı Mesillim(=Musellim) diğer Sümer şehirleri arasındaki toprak anlaşmazlığı konularında bir çeşit hakem konumunda görünmektedir. Mesillim Lagaş ve Umma arasındaki anlaşmazlıkta hakem olarak sınırı belirlemiş ve tarafların ona sadık kalmasını istemişti.


Fakat kutsal arazinin paylaşım anlaşmazlığı Lagaş ile Umma arasında sürüp gitmiş görünmektedir. Süregiden savaşlardan birinin sonunda Lagaş kıralı Eannatum zafer kazanarak sınırı yeniden belirlemiş ve bu sınıra Kartal Kayası olarak tanınan taşı yerleştirmiştir. Bilgi aktarıcı ve gösterişli yapısıyla Kartal Kayası yemin tekrarları ve okunamayan kısımlarıyla birlikte 800 satırı aşkın önemli tarih aktarımlarından birisidir. Orada 4400 yıl önceki tarihsel tartışma ve çözüm araçlarının ele alındığı bölümler şöyle aktarılmaktadır:

«Enlil-ülkeler kıralı
Tanrıların babası
Tartışılamaz kesin sözüyle
Ningursu (Lagaş tanrısı) ile Sara (Umma tanrıçası) arasındaki
Sınırı belirledi.

Musellim-Kiş kıralı
Tanrısı Kadı (Kuda-Huda?)'nın emriyle
Ölçü ipiyle sınırları ölçtü
Bu sınıra bir taş yerleştirdi.


Uş-Umma’nın ensi’si
Buna kızıp karşı çıktı
Taşı yerinden söktü
Lagaş toprağına saldırdı.


Ningursu-Enlil’in savaş komutanı
Enlil’in emriyle
Umma’ya savaş açtı.
Enlil’in emriyle
Büyük ağı üzerlerine attı
Ovaya (Umma) ölüleri yığıldı
İşgalciler ağa takıldı.


Eannatum-Lagaş’ın kıralı
Entemena -Lagaş’ın kıralı
Enekale- Umma'nın kıralı
İle birlikte sınırı belirledi.


İ-nun Kanalından (tartışmalı) Gu-edina arazisine kadar gitti
Sınırı düzeltip Mesilim’in taşını yeniden yerine dikti.

Ningirsu’nun arazisi üzerinde
Enlil sunağını yaptı
Utu sunağını yaptı
Ningirsu sunağını yaptı.


144.000 Gur’luk hasattan
Ningirsu’nun arpasından
Umma’lılara 1440 Gur*’u verildi.
Ur-lumma-Umma’nın kıralı
Arpaların hepsi kendisinin olsun diye
Ningirsu arazisinin sınırındaki kanalı toprakla doldurdu
Sınır taşının yerini değiştirdi
Toprak'ların (ülkelerin) sınırlarını altüst etti
Ningirsu arazisinin sınırlarını geçti


Enannatum-Lagaş’ın kıralı
Ningirsu’nun toprağında
U-giga arazisinde
Onunla teke tek savaşıp boy ölçüştü.


Entemena-Enannatum’un en sevdiği oğulu
Onu yendi orada
Ur-Lumma kaçtı ama
Yakalayıp öldürdü onu
Hem de Umma topraklarında
60 adamının da ölüsünü bırakmıştı geride

(Entemena)
Lumma-Gir-Nunta kanalı kıyısında
(Ur-Lumma’nın) adamlarının -ölülerine- kemiklerine
5 mezar yaptırdı.


İla- Umma kıralı
Ningirsu’nun sınır kanalı civarına yine dadandı
Lagaş’ın 3.600 Gur arpasını çaldı
Entemena-Lagaş kıralı
İyi-niyet elçileri yolladı İla’ya
Bu sorunlu toprak konusunda
İla-Umma’nın kıralı
Egemenlik ihlalcisi
Dedi ki;

« Ningirsu sınırındaki topraklar benimdir »


Entemena-Lagaş’ın kıralı
Ningirsu’nun ad verdiği
Enlil’in tartışılmaz emri üzerine
Ningursu ve Nanşe için
Dicle’den Büyük Nehire uzanan bu kanalı inşa etti
Nam-nun-da-ki-gar-ra’nın temelini atıp inşa etti.

Onu seven kıralı Ningursu ve Ningursu’nun sevdigi Nanşe için
Onların sunaklarını onardı.
Entemena-Lagaş ensi’si
Enlil’in asa’sını taşıyan
Enki’nin akılla donattığı
Nanşe’nin adını kalbinde sakladığı
Ningursu’nun ulu-ensi’si
Sınır taşına Tanrıların (şu) sözlerini yazdı :


Eğer bir Umma’lı
Topraklarımızdan bir parça almak için
Nanşe’nin ve Ningursu’nun sınır kanalını geçerse
İster Umma’lı olsun
İsterse dağlı’lardan olsun
Enlil onu yok etsin !»


Tarih aslında bir yanıyla bireyin bir öteki bireyle olan yaşam ilişkisinin düzenlenmesi ve yeniden düzenlenmesinin toplamıdır. Doğal ve üretilmiş zenginliğin paylaşımıdır söz konusu olan. Bu paylaşımda birey içerisinde yer aldığı toplum birimi olarak hareket eder.

Bu toplum birim şimdi ulus-devletler olarak karşımıza çıkıyor. Bu noktada 'ulusal hak' veya 'ulusal çıkar' gibi kavramlar bütünüyle göreceli değerlere işaret etmektedir. Bu kavramsal alanda kalarak savaş veya işgallere karşı çıkabilmek neredeyse olanaksızdır. Barış hareketi uluslararası sorunların görüşmeler yoluyla ve uluslararası hakem kurumları aracılığıyla çözümünden yana tavır takınmalıdır. Hakem kurumu eski Sümer uygarlığından bu yana var olan ve kullanılan bir barış kurumudur.
Farklı ülke ve rejimlerin birlikte barış içinde yaşamasının uluslararası normları "Barış İçinde Bir arada Yaşama İlkeleri" olarak özellikle ikinci dünya savaşından sonra geliştirilmiş; anlaşılır ve kabul edilebilir ortak insani değerler düzeyine yükseltilmiştir.

Benzer konular

Cevap yazabilmek için giriş yapmalı veya kayıt olmalısınız.

Şu an bu konuyu okuyanlar

0

0 üye, 0 ziyaretçi ve 0 arama motoru