-TheTveT*
Fıkralar

tuna dan fıkra arşivi

  • -TheTveT*
  • 547 cevap
  • 8,9K görüntülenme
  • Sabit
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
HOCAM TEMELE BİR ŞANS DAHA VER

35 yasini deviren Temel hala ilkokul diplomasini alamamistir. Ayni ogretmen de ona hala sans vermekte ama faydasi olmamaktadir. Trabzon ahalisi artik hocaya kizmaktadir. Bunun uzerine hoca Avni Aker,de kamuya acik son bir sinav daha yapmaya karar verir. Gun gelir ve sinav baslar. Hoca sorar:-2 kere 2 ne eder.
Temel dusunur dusunur ve ....5 der. Stadtan bir ugultu yukselir.
- Oglum heyecenlanma iyi dusun.Temel:
... 3 der. Stadtan daha yuksek bir ugultu yukselir.
- Oglum sana son bir sans daha veriyorum. Heyecanlanma iyi dusun.Temel:
-'4!'
Stadtan:
'HOCA TEMELE BİR ŞANS DAHA VER, HOCA TEMELE BİR ŞANS DAHA VER!....!
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
3 VAMPİR

3 vampir varmış Biri alman biri ingiliz biriside bizim temel bunlar havada uçarlarken alman aşağıya inmiş ağzı burnu kan içinde gelmiş:
almana sormuşlar:
-Neden ağzın burnun kan içinde?
Almman:
-Aşağıdaki kadının kanını emdim .
ingiliz aşağıya inmiş ağzı burnu kan içinde gelmiş.
İngiliz'e sormuşlar:
-Neden ağzın burnun kan içinde?
İngiliz:
-aşağıdaki adamın kanını emdim.
Temel'de aşağıya inmiş oda ağzı burnu kan içinde gelmiş.
Temel'e de sormuşlar:
-Neden ağzın burnun kan içinde?
Temel.
-Aşağıdaki direği görüyormusunuz?
Vampirler:
-Evet.
Temel:
-ama ben görmedim.
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
SIRDAŞ

Ülkeler arasında bir ``sır tutabilme´´ yarışması düzenlenmiş. Bu yarışmaya Temel de katılmış. Temel'e, bir Amerikan'a ve bir İngiliz'e birer sır vermişler.
Amerika'lıya işkence yapmaya başlamışlar, üç günden fazla dayanamamış, sırrını söylemiş.
İngiliz'e işkence yapmaya başlamışlar, bir iki hafta sonra o da söylemiş sırrını.
Sıra Temel'e gelmiş; günler haftalar geçmiş ama nafile. Söylememiş sırrını ve kazanmış yarışmayı.
Birkaç dakika sonra Temel başlamış kafasını duvara vurmaya:
HATURLA ONİ DA,HATURLA ONİ...
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
Meslek Yorumları + Bonus Fıkra.
Kolada sinek varsa

Değişik ülkelerden gelmiş insanlar; masaya oturup birer cola ısmarlar...
Colalar gelince bakarlar ki, bardaklarında bir karasinek var;
İsveçli; aynı bardakta yeni cola getirilmesini ister...
İngiliz; yeni bardakta yeni cola ister...
Finlandiyalı; sineği bardaktan alır ve colayı içer...
Rus; colayı sinekle içer...
Çinli; sineği yer fakat colayı içmez...
Yahudi; sineği yakalar ve Çinli'ye satar...
Yunanlı; colanın 2/3 'ünü içer ve yeni cola ister...
Norveçli; sineği yakalar ve yem olarak kullanarak balığa çıkar...
İrlandalı; sineği ezerek colaya karıştırır ve İngiliz'e satar...
Amerikalı; lokantaya tazminat davası açar ve 65 milyon dolar tazminat talep eder...
TÜRK; başka gören yoksa sesini çıkarmaz, varsa da olayı şiddetle kınar...


- Yahu sen insaat muhendisiydin di mi?
- Evet??
- Baksana bu bina yikilir mi?
- Ne bileyim ben, bisuru testi var bu işin oyle karpuza vurur gibi
anlasilmaz bu isler!
- Ne bicim muhendissin lan sen?
-.......

*

- Bolum ne?
- Makine muhendisligi

- Kac tane kiz var lan sizde ??
-........

*

- Ne cikacan mezun olunca?

- Gemi insaat muhendisi.
- Ha, kaptan felan yani.
- Yok ebe
olacaz.

*

- Meslegin ne evladim?
- Kimya muhendisiyim amca.
- Sabun, sampuan felan...
- Yok amca oyle degil; daha bi zor.

*

- Abi senin bolum bilgisayardi di mi?
- Evet?
- Ya 6 haneli icq numarasi nasi aliyoruz? Ogretmislerdir size....
- Tabi tabi. okulda ders var ICQ101 diye ama ögretmediler,
bilmiyorum.

*

-Ne muhendisisin?
-Endustri muhendisi
-Ne endustrisi?

*

Arkeoloji bolumunde okuyan bir kisi tarafindan, bilgisayar
muhendisliginde
okuyan bir kisiye yoneltilmis soru:
- Abi sen bilgisayar muhendisliginde okuyordun dimi?
- Evet.
- Size hackerlik yapmayi ögretiyorlar mi, boyle bir ders var mi?
- Lan, siz de tarihi eser kacakciligi diye bir ders var mi?

*

- Abi nerde okuyodun sen?
- Makine muhendisligi
- 4 yillik mi?

*

- Ne muhendisisin?
- Bilgisayar
- Bu bilgisayarlar nasil calisiyorlar kuzum?
- Iclerinde elektronik devreler var, ikili mantiga gore...

- ??!
- Bosver, sen tak fisi calisir
onlar..

*

- Ne muhendisisin?
- Bilgisayar
- Yav bizim oglana soyle iyi bisey, oyunlu falan, toplasak kaca
cikar?

*

- Bilgisayar muhendisligini kazandigina gore cok zeki olmalisin.
- Yok ya o kadar degil
- Salak misin yani?

*

- Emre aslanim sen makine muhendisiydin de mi?
- Evet mahmut amca.
- Vallahi tebrik ederim seni.. ya bu arada bizim sofben bozuldu,
musait olduğun bi zaman diyodum.

*

- Yavrum insaat muhendisi mi
olacaksin sen?
- Evet teyzecim.
- Ayy canim benim peki is mis bulabilecek misin cikinca, master
yapacak misin? master yapmadan da bir anlam yok artik. Muhendis
kayniyor ortalik.
- ...Saol ya. Bunlari hatirlattin ya huzura kavustum simdi.
Bozmasaydin ya
su guzel ortami, daha iyi olmaz miydi?

*

- Ne is yaparsin sen?
- Haberlesme muhendisi
- Yaw bu nokialarda radarin yeri tespit ediliyo mu. Nasil oluyo o ?
- Benim bu telefona nerden muzik yuklenir ?
- Sen simdi telefon felan yapabiliyon mu bana da yap
- Bu uydu kanallar sifresiz felan nasil izleniyo onun bi aleti
varmis, var mi
sende

*

- Senin okudugun bolum ne yiğenim?
- Genetik muhendislii diyorlar teyzecim.
- Vah vah tip fakultesi tutturamadin m yavrum, boyle genetik
muhendisi olucan.?
- Kandan cerahatten pek hoslanmam.

*

- Hmm yazilim muhendisligi nasil oluyor o?
- Bilgisayar yazilimi uzerine.
- Yazi mi yazyorsun yani bilgisayarda?
- Evet yazi yaziyorum bilgisayarda. (la havle)

*

- Ahmet makina muhendisligi zor muydu?
- Tabi oolum. termo, mukavemet, akiskanlar.. bunlari gecene kadar
arkamdaki killar ağardi.
- Helal olsun
valla. Ya benim evdeki musluga bi bakiverse lan,
damlatiyo
kac gundur.. o da akiskan sonucta. he ne dersin?
-Allah belani versin derim baska bisey demem.

*

- Sen simdi ne okuyodun?
- Bilgisayar muhendisligi
- Evladim bosuna okuyosunuz siz, simdi cocuklarin hepsi bilgisayar
kurdu, bizim oglan butun gun internet cafede.
-Tabii amca, anliyorum..

*

Iscilerin işe yeni girmis makine muhendisi hakkindaki yorumlari:
-Bak mesela su yeni giren muhendis var ya..
- Hee.
- CNC nin "S" sinden bile anlamiyo..
- CNC de "S" var mi ki lan?
- Neyse iste
anlamiyooo..

*

- Ne okuyorsun sen?
- Peyzaj mimarligi
- Ne yapar o?
- Dogal cevreyi bozmadan insan gereksinimlerini karsilamak icin
incelemeler ve planlar yapar. Kentlerdeki parklarin, bahcelerin,
tarim alanlarinin ve yollarin....
- Ha yani bahcivan olucan!
- !!!!!!!!!!!
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
hep bi DATABASE im olsun istedim içimi dökebileceğim ama derdimi TXT lere bile dökemedim
ilk ID den itibaren hep sen vardın son ID de yine sen olacaksın...
WHILE döngüsünü açtım bebeğim.
sonunu FALSE yaptım aşkımız hiç bitmesin diye...
elbet birgün başka TABLE larımızda olacak.
SQL cümleleri oluşturacağız hep daha iyisini bulabilmek için...
ama en kötüsüde ne biliyomusun bebeğim, ya DATABASE bağlantımızda sorun çıkarsa..
ama biz senle her sorunu aşacağımıza dair RETURN TRUE demiştik meşhur JAVASCRIT sayfalarında..
sanırım JAVASCRIPT i sayfamıza include etmeyi unutmuşuz... Hep bir eksik vardı emindim bundan..
yoksa IIS imizde zaman zaman hatalar olmazdı zaten.. geçenlerde yine line 64 e gittim. aşkımızın tohumlarını gördüm.
ilk günkü gibi tazeliğini koruyordu. neydi o select case li cümleler...
sen hep bir kapalıkutu oldun SUB END SUB gibi... bir gün sana call deme zamanı umarım bana gelir..
inan aşkım aşkımız için hep response buffer = true dedim ama olmadı ama, aşkımızı
3 klasör ötedeki Database ye response.write yapmassam localim göçsün...
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
ASKER FIKRALARI


BAŞÇAVUŞ ALBAYI TUTUKLAYACAKMIŞ

Albay, binbaşıya: -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha ***ürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun. Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış.
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
ANNENİZ NE DİYOR

Çok genç bir İngiliz subayı, general olan babasının yanında yaverdi, yaşlı bir albaya emri iletmekle görevlendirildi: - "Babam birliğinizi şu karşıki tepenin yamaçlarına çekmenizi söylüyor, efendim" dedi. Yüzü moraran albay da şöyle dedi: -Demek öyle söylüyor!Peki anneniz ne diyor
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
TEK BEN MİYİM?

Manevra varmış. Mehmet elde tüfek yerde yatıyormuş. Komutan gelip sormuş: -Düşman önden gelirse ne yaparsın? Mehmet cevaplamış. Şu yandan, bu yandan, arkadan gelirse diye; tekrar tekrar sormuş komutan. Mehmet bunları da cevaplamış. Komutan en sonunda: - "Ya düşman tepeden gelirse?" deyince; - "Bu memleketin tek askeri ben miyim komutanım?"
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
NERESİNDEN

Kore'de Türk Tugayından iki Anadolulu asker biraz gezmek için firar ederler. Şehirde bir aşağı bir yukarı dolaşırken inzibat subayı bunları yakalar ve sorar: - "Hani sizin izin kağıtlarınız?" Erler subayı atlatırız umuduyla: - "Biz Amerikalıyız..." diye cevap verirler. Subay durumu anlar, ama hiç bozuntuya vermez: - "Amerika'nın neresindensiniz?" diye sorunca: - "İçindenik kumandanım!" diye yanıt verirler...
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
MEHTERAN

Bir gün Cennet'in kapıları şiddetle vurulmuş: - Güm Güm Güm !! İçeriden seslenmişler: - Kim o? Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: - Biz Istanbul'u fetheden Fatih'in yiğitleriyiz! İçeriden hoş geldiniz diyerek kapılar ardına kadar açılmış ve yiğitleri içeriye buyur etmişler. Her şey çok güzel gidiyormuş. Ta ki, 40 yıl geçinceye kadar. Bir gün kapılar yine şiddetle çalınmış: - Güm Güm Güm !!! İçeriden sormuşlar: - Kim o? Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: - Biz İstanbul'u fetheden Fatih'in yiğitleriyiz! İçeriden hemen cevaplamışlar: - Onlar 40 yıl önce geldi! Dışarıdan yine ses gelmiş: - Biz mehter takımıyız, ancak geldik!
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
EL BOMBASI

Askeri hastanede yatan Temel ve arkadaşlarının cinsel organları kopmuş. Sebebini soranlara Temel anlatıyor: - "El pombasu talimu yapayuduk, pimi çektuktan sonra ona kadar sayup atmamuz emredildi, piz de parmaklarumuzla saymaya paşladuk, pir, içi, uç, tört, peş, öpür ele geçmek için pompalaru apuş arasına koyalum tedük, alti, yeti, seçiz, tokuz...Bummm!!"
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
KAÇMAYA ÇALIŞIYOR

İkinci dünya savaşı sırasında bir İngiliz Almanya üzerinde düşürülür. Almanlar bunu esir alırlar fakat İngiliz'in bir bacağı ve iki kolu kangren olmuştur. Almanlar ilk önce bacağı keserler ve İngiliz Almanlardan bu bacağı ana vatanı olan İngiltere'ye atmalarını ister. Almanlar da atar. Sonra İngiliz'in kolu kesilir, İngiliz yine aynı dilekte bulunur ve Almanlar da yerine getirir. Bu sefer de Almanlar öteki kolu keserler. İngiliz her zamanki gibi Almanlar'dan kolu anavatanına atmalarını ister fakat Almanlar " OLMAZ!" derler, İngiliz nedenini sorunca şöyle cevaplarlar: "SEN GALİBA KAÇMAYA ÇALIŞIYORSUN
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
KAMUFLAJ

Askerde kamuflaj yarışması vardır. Herkes çuvallara girecek, komutan gelip tekme atacak; onlar da hayvan sesleri çıkaracaklardır; komutan da beğenirse onaylayacaktır. Komutan birinci çuvala vurur. "Hav hav hav", komutan "aferin" der, "köpek çuvalı". İkinci çuvala vurur, "miyav miyav". Komutan gene beğenir. Böyle on onbeş çuval gezer... Hepsi çok iyi taklit yapıyorlardır. En son çuvala vurur ses yok. Daha sert vurur gene ses yok, tekme, tokat, tahta, tüfek, ses yok. Askerlere emir verir iyicene tekmeleyin diye. Çuvaldan kan sızmaya başlıyor. Beş dakika sonra da ince, bitkin bir ses: - "Patateeeeeees.."
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
BOYNUZLARINDAN TUTARIM

Güney Amerikalı bir subayla bir er konuşuyorlar: - "Savaşta bir düşmana rastlarsan ne yaparsın?" - "Vururum." - "Doğru, peki bir düşman bölüğüne rastlarsan ne yaparsın?" - "Vururum" - "Olmadı. Koşup karargaha haber verirsin. Peki savaş meydanında bir inek görürsen ne yaparsın?" - "Vururum." - "Olmadı." - "Koşup karargaha haber veririm." - "Yine olmadı. Boynuzlarından tutup karargaha sürüklersin. Şimdi beni görürsen ne yapacağını söyle.." - "Vururum." - "Olur mu canım. Ben senin komutanınım." - "Döner karargaha haber veririm." - "Yahu ben düşman bölüğü değilim ki." - "Hah tamam. Boynuzlarından tutup karargaha sürüklerim..."
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
KİM KIRDI...

Yıllar önce İngiltere'de erler şemsiye kullanmazmış. Şemsiye taşıma hakkı sadece subaylara tanınıyormuş. O yıllarda bir gün genç teğmenlerden biri, koltuğunun altında bir şemsiye ile hızlı hızlı yürüyen eri görünce, beyninden vurulmuşa dönmüş. Eri çağırarak: - "Bu ne küstahlık", demiş. Ve şemsiyeyi aldığı gibi dizinde iki parça etmiş. - "Bu sana bir ders olsun, bir daha böyle küstahlıklar yapma!" Neye uğradığını anlamayan er: - "Başüstüne", diyerek selamı çakmış ve şöyle sormuş: - "Teğmenim, beni az önce evine yollayan general şemsiyesini istediğinde kim kırdı diyeyim?"
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
KERESTE UZMANI

Askerin biri bir bakışta herkesin boyunun ölçüsünü tam olarak doğru söylüyormuş ve arkadaşları buna çok şaşırıyorlarmış. Bir gün bunu komutana da ***ürmüşler ve olan biteni anlatmışlar. Komutan inanmamış... - "Söyle bakalım benim boyumun ölçüsü kaç?", demiş. Asker aşağıdan yukarıya komutanı süzmüş ve "1.75 efendim", demiş. Komutan: - "Doğru.. Hayret, nasıl bildin?" demiş. Asker "Bilirim tabi efendim, ben kereste uzmanıyım.."
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
CANIM DE

Mehmet askere gitmeden 1 gün önce geneleve gitmiş. Şans bu ya Mehmet'e bel soğukluğu bulaşmış. Acemilere kolay kolay hastane sevki olmaz ya; durumun vahameti üzerine bizimkini askeri hastanenin üroloji (bevliye) polikliniğine sevketmişler. Sırası gelen Mehmet tabip binbaşıya şikayetini arzetmiş: - "Komutanım; aciiiy, sızliyyy, ve yaniyyyy.. Akınti de geliyy..." Doktor Mehmet'in aleti alıp evirip çevirerek muayene ederken telefon çalmış. Binbaşı 1-2 dakika telefonla görüşmüş. Unutmuş tabii ve Mehmet'e dönüp şikayetini tekrar sormuş. Mehmet huşu içinde: - "Memet deme komutanııım, canım deee, canım dee.."
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
AŞAĞI ATTIM

Bir general, komşu ülkeden gelen konuk generale hem hava atmak, hem de erlerinin kendisine ve vatanına bağlılıklarını göstermek için, üç erini ve karılarını yanına çağırır. Erlere birer kurusıkı tabanca verir. Onları yan odaya alır ve karılarını öldürmelerini ister. Konuk generale "şimdi bakınız erlerimiz nasıl itaatkar ve vatansever", der. Erler teker teker içeri girerler. Birinci er karısından özür dileyip tüm şarjörü boşaltır. Tabii karısı ölmez, kurşunlar kurusıkıdır. İkincide de aynı şey olur. Genaralin gözleri yaşarmıştır. En son giren erin ardından, iki general kurşun seslerini dinlerken, "dan dan dan dan dan dan... şangırrrr", diye bir ses duyarlar. İşini bitirip çıkan ere merakla sorarlar, "neydi o şangırrr sesi?" diye. Er yanıtlar: - "Komutanım bana kurusıkı kurşun vermişsiniz, karım ölmeyince bende tuttum camdan aşağı attım."
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
JİPTE YOKSA

İki acemi er paraşüt eğitimlerini tamamladıktan sonra ilk atlayışları için havalanırlar. Makul seviyeye geldiklerinde komutanları son kontrolleri yapıp: - "Atladıktan bir süre sonra paraşütün sağ tarafındaki ipi çekin, paraşütleriniz açılacaktır. Şayet açılmazsa hiç telaşa kapılmayın, sol tarafta yedek bir ip var onu çekin, sorun kalmaz. İndiğinizde sizi bir jip bekliyor olacak; sizi karargaha geri ***ürecek." Askerler korkarak da olsa atlamışlar. Heyecanla sağ taraftaki iplerine asılmışlar.. Tık yok. Biraz da korkuyla sol taraftaki iplere asılmışlar, paraşütler yine açılmamış... Çok sinirlenen asker: - "Bu komutanın hiçbir dediği çıkmıyor; dur bakalım, aşağıda jip de yoksa o zaman görüşürüz onla!"

Benzer konular

Cevap yazabilmek için giriş yapmalı veya kayıt olmalısınız.

Şu an bu konuyu okuyanlar

0

0 üye, 0 ziyaretçi ve 0 arama motoru