-TheTveT*
Fıkralar

tuna dan fıkra arşivi

  • -TheTveT*
  • 547 cevap
  • 8,9K görüntülenme
  • Sabit
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
Temel ve Dursun bir gün ellerinde sazla Amerika'ya giderler. Baya dolaştıktan sonra yorulurlar ve uyurlar. Sabah kalktıklarında etraflarında birsürü Kızılderili görürler, çok korkarlar, Temel Dursun'a "Dur bunlar hayatta saz görmemiştir, bi saz çalayım da kaçsınlar" der. Temel'in saz ı çalmasıyla Kızılderililer hızla kaçarlar. Dursun "waay sen bunları sadece bir sazla kaçırdın...o zaman buranın adı TEKSAZ olsun"der. Ertesi gün dolaştıktan sonra tekrar uyurlar sabah kalktıklarında etraflarında gene Kızılderilileri görürler. Bu sefer Dursun "bide ben saz çalayım de korkup kaçsınlar" der. Dursun sazı çalar ama Kızılderililer korkmaz ve sazı Dursun'un ?ötüne sokarlar. Temel de "ehe...bu sazı senin ?ötüne soktular o zaman buranın adı ARKANSAZ olsun." der. Ertesi gün uyurlar uyandıklarında gene karşılarında Kızılderilileri görürler. Bu sefer Temel "dur başka bi yöntemim var." der ve güçlü bir sesle osurur. Ve adamlar kaçmaya başlarlar. Dursun da "mademki adamları osurup ta kaçırttın buranın adı LAZVEGAZ olsun" der.
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
Nasa uzay araştırma merkezi, günlerden bir gün Mars'a gidebilecek bir mekik yapar. Bu mekiğe üç ayrı ülkeden üç astronot binecektir. Bunlar bir Fransız, bir Alman ve Türkiye'den de Temel'dir. Bunlara orada uzun süre kalacaklarını ve bu yüzden yanlarına en çok sevdikleri şeyi almalarını söylerler. Alman: "Ben içki içmeden yapamam bana içki verin der." Fransız: "Ben karım olmadan yapamam onuda ***üreyim der." Temel: "Ben da sigarasuz edemam," der ve sigara ister. Aradan yıllar geçer artık mekiğin döneceği gün gelmiştir. Onlar için büyük bir tören düzenlenir. Önce Fransız iner mekikten yanında karısı ve iki küçük çocuğu vardır. Sonra Alman, gözleri kan çanağı gibi, sendeleyerek iner mekikten. En son Temel fırlar ve elinde bir sigara, bağırır: "Uyy hemşerum! Ateşi olan var mi??"
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
Dursun Temel'e sormuş
- Uşağum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyepilursun? Temal
- 100 tane demiş. Dursun
- Hadi oradan yesen yesen 1 tane yersin geriye kalan 99 hamsiyi oruçsuz yersin demiş. Bu espri Temel'in çok hoşuna gitmiş. Yolda Cemal'i görmüş ve hemen sormuş
- Uşağum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyepilursun ? Cemal
- 50 demiş.
-Ha uşağum 100 deseydun sana müthiş bir espiri yapacaktum
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
Temel ile Dursun bir yarışmaya katılırlar. Bu yarışmada en çok yerli öldürene, 100.000$ verilmektedir. Bunlar yerli avlamak için Amerika'ya giderler 3
-4 gün aramalarına rağmen bir tane bile yerli öldürememişlerdir. Bunlar bir gün sabah kalktıklarında etrafların da 100'ü aşkın yerli bulurlar. Temel Dursun'a: La Dursun kalk zengin olduk!
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
Amerika'da bir beyin fuarı açılmış. Burada ünlülerin beyinleri kavanoz içinde sergilenip kavanozun üzerine fiyatları yazılıymış. Amerikalı bir aile bu fuarı gezerlerken garip bir şey farketmişler ve danışmaya gidip demişlerki:
-Efendim... Her şey mükemmel Einstein'in beyni on bin dolar..güzel.. George Washington 'un beynini de yirmi bin dolara kavanoz içinde satıyorsunuz... Bunlar meşhur insanlar, fakat yüzbin dolarlık bir beyin gördük. Bu kişiyi daha önce hiç duymamıştık. Meşhur olduğunu da pek sanmıyoruz. Niye yüz bin dolar. Üzerinde şöyle bir yazı vardı. "Türkiye'nin Karadeniz Bölgesinden TEMEL" kim bu?. Ve niye bu kadar pahalı? Görevli cevap vermiş.
-Efendim. Bu beyinlerden yüz tanesini kesiyoruz ancak bir tanesi dolu çıkıyorda ondan.
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
Temel ile Dursun Trabzon'un dağlık bölgesinde ava çıkmışlar. Uzun uğraşlardan sonra elleri boş dönmek üzere iken oldukça iri ve heybetli bir geyiğe rastlamışlar. Her ikisi de epeyce uğraştıktan ve kovaladıktan sonra köye 5
-6 kilometre kala geyiği vurmuşlar. Aslında küçük hayvan avına çıkmış olan iki arkadaşın yanında geyiği taşıyabilecekleri herhangi bir araç veya alet olmadığından düşünce üretmeye başlamışlar. Temel ,Dursun'a "Ula dursun habu hayvanın bir boynuzunu sen tut diğerini ben diyerek çektirmeye başlamışlar. Tahmin edileceği gibi çok zor olan bu şekilde köyün yolunun başına kadar kan ter içerisinde gelirlerken köyden birine rastlamışlar. Onların bu halini gören arkadaşları "Yahu siz delimisiniz bu böyle taşınır mı? Sizin kafanız hiç çalışmıyor kardeşim, ikiniz bir olun şu hayvanı kuyruğundan çekin daha rahat taşırsınız " önerisini yaparak yola devam etmiş. Bu fikri çok uygun bulan iki kafadardan biri olan Temel yaklaşık yarım saat sonra Dursun'a dönerek "ULA DURSUN BU HAYVAN BÖYLE ÇOK KOLAY ÇEKİLİYORMUŞ, AMA ANLAMADUĞUM BİR ŞEY VAR BUNU KUYRUĞUNDAN ÇEKTUĞUMUZDAN BERİ KÖYDEN GİTTİKÇE UZAKLAŞIYRUK.!!
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
MİT eleman alımı için duyuru yapar. Üç kişi başvurur. MİT binasında adayların hepsiyle tek tek görüşmeler yapılmaktadır. İlk adam içeri alınır ve su sorular sorulur. "Karını seviyormusun?" "Evet, efendim" "Ülkeni seviyormusun?" "Evet , efendim" "Pekala , biz karını da getirdik. Şu an yan odada." denir ve masanın üzerine bir tabanca konur. "Şimdi odaya gir ve karını öldür.!" Adam silahı alır yan odaya geçer. 5 dakika hiç ses duyulmaz. Adam tekrar ilk odaya geri döner. Kravatı gevsemiş, ter içinde kalmıştır. "Yapamıyacağım efendim." der ve orayı terk eder. İkinci adam içeri alınır. Aynı sorular sorulur. Aynı yanıtlar. Ve ona da içeri girip karısını öldürmesi söylenir. Adam yapamayacağını söyler ve ayrılır. Son adam Temel girer. Aynı sorular. Aynı cevaplar. Ona da içeri girip karısını öldürmesi söylenir. Temel içeri girer. 5
-10 saniye sonra içerden silah sesleri gelmeye başlar. BAM,BAM,BAM,BAM,BAM,BAM .... Derken kısa bir sessizlik ve ardından gürültülü bir cam kırılması duyulur. Temel içeri girer , biraz terlemiştir. MİT personeli sorar "Ne oldu ?" Temel cevaplar.. "Efendim bana verdiğiniz silah kurusıkı çıktı, o yüzden onu pencereden aşağıya atmak zorunda kaldım"
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
Temel ölümcül bir hastalığa yakalanmış. Karısı fadimeye sorar
-Fadime, ben ölünce yeniden evlenecekmisin ? Fadime de Temel üzülmesin diye evet cevabını verir. Bunun üzerine Temel
-Onu benim kadar sevecekmisin ?
-(ağlayarak) Evet
-Onu eve alacakmısın ?
-Evet
-Ona güzel yemekler yapacakmısın ?
-Evet Temel'im.
-Ona sarımsaklı yoğurtlu mantı da yapacakmısın ?
-O SEVMEZ.
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
Temel bara gitmiş. Geçmiş bir kenara oturmuş, biraz sonra bara bir adam girmiş ve sıska uzun boylu bir adamın kafasının üstüne şişe koymuş, çekmiş silahı ateş etmiş şişe paramparça ateş eden adam elini kaldırmış " I'am Pekosbill " demiş ve çekmiş gitmiş. Daha sonra bara bir başka adam girmiş ve yine o sıska adamın kafasının üstüne konserve kutusu koymuş çekmiş silahı ateş etmiş kutu paramparça ateş eden adam elini kaldırmış." I'am Redkit " demiş ve çekmiş gitmiş. Temel bunları seyrettikten sonra dayanamamış eline bir elma almış ve o sıska adamın kafasının üstüne elmayı yerleştirmiş çekmiş silahı ateş etmiş ve o ne adamı tam anlının ortasından vurmuş. Temel'de elini kaldırmış ve I'am sorry demiş.
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
Temel Dursun'a yatılı ziyarete gitmiş. Yemişler içmişler sıra yatmaya gelmiş. Dursun: "Bak Temel, yatak odandan tuvalete gitmek için bizim odadan geçmen gerekecek. Bu olmasın istiyorsan şimdiden tuvalete git de gece gelmesin." Temel: "Tuvaletim yok. Merak etme, gelse de tutarım zaten." Bu dialoğun ardından yatmışlar ama gece yarısı Temel fena halde sıkışmış. Yatak odasından geçmek de istemiyor. Bakmış pencerede bir saksı içinde çiçek var. Çiçeği toprağıyla birlikte çıkarıp hacetini gidermiş, toprağı tekrar yerine koyup uyumuş ve ertesi sabah da çekip gitmiş. Aradan birkaç ay geçtikten sonra Dursun Temel"i aramış telefonla: "Temel, nereye sıçtın çabuk söyle, 4 ev değiştirdik ev hala kokuyor"
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
Bir gün Amerikalı bir bilim adamı mavi maymunları incelemek üzere Türkiye'ye gelir. Mavi maymunların da en sık olduğu bölge Temel'in köyünün olduğu bölgedir. Bilim adamı köye gelir ve köy kahvesinden birine köyün en iyi nişancısının kim olduğunu sorar. Adamın biri bu köyün en iyi nişancısının Temel olduğunu söyler. Bunun üzerine bilim adamı Temeli çağırtır. Temel gelir bilim adamı bir bakar Temel'in bir tane eski tüfeği bir tanede uyuz köpeğinden başka bir şeyi yoktur. Kendi kendine en iyi nişancı buymuş neyapalım der. Bilim adamıyla Temel ormana giderler. Temel bilim ad***** "Bak şimdi ben ağaca çıkacağım ve sallayacağım, maymun düşerse sen bir şey yapma köpek onu becererek bayıltır. Bilim adamı merakla sorar "Peki tüfek ne işe yarayacak." Temel " Ağaçtan maymun yerine ben düşersem o silahla köpeği vuracaksın"
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
😀 Temel,Amerikalı ve Japon oturuyor. Birden bir telefon çalar. Temel bakar çalan yeni aldığı cep telefonu değil. Amerikalıya bakmış elini kulağına koymuş kendi kendine konuşuyor. Temel herhalde deli diye düşünmüş. Meraktan sormuş.
-Abi sen delimisin nesin kendi kendine konuşuyorsun. Amerikalı
-Bizdeki teknoloji sizdekinden gelişmiştir. Elimize bir mikrochip koyup konuşuyoruz. Temel düşünmüş acaba kendi telefonunun modası geçtimi diye. Oysaki o kadar da para vermişti son model diye. Bozulmuş haliyle. Bir daha çalmış telefon. Bakmış Temel in telefonu değil. Amerikalının da değil. Bakmışlar ki Japon kendi kendine konuşuyor.Temel gülmüş. Konuşma bittikten sonra sormuşlar.
-Delimisin sen arkadaş diye. Japon da kendi teknolojilerinin dünyadaki en gelişmiş teknoloji olduğunu söylemiş. Ağza ve kulağa bir chip koyarak konuştuklarını söylemiş. Temel ile Amerikalı bozulmuş.Kazıklanmanın verdiği moral bozukluğu ve sabah yediği kuru fasulyeyle soğanın etkisiyle bir gaz bombası atmış. Amerikalı ile Japon sormuşlar Temele
-Kardeş ne yaptın sen demişler o neydi? Temel de
-Fax çektim demiş!!!!
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
Fadime ile Temel evlenirler. Fadime Temel'e
- Temel biz evlendik ama zannetme ki biz her akşam ilişkiye gireceğiz, benim canım ne zaman isterse o zaman olacak, ben her akşam yatmadan önce saçlarımı tararım eğer o akşam saçlarımı sağa tararsam bilki o akşam bana yaklaşma keyfim yok, sola tararsam eh bir ihtimal şansını dene ama geriye doğru tarasam işte o akşam parçala beni der. Temel'de altta kalır mı, Fadime'ye
-Benimde seninle öyle her akşam sevişeceğimi zannediyorsan yanılıyorsun, birkere akşam eve geldiğimde rakı sofram hazır olacak. Ben eğer o akşam 1 tek atarsam bilki o akşam keyfim yok zaten sana dokunmam 2 tek atarsam bir ihtimal olabilir amaa üçüncüyü atarsam saçının şekline mekline bakmam kolla kendini derim.
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
Temel ile Dursun balık avlamaya çıkmışlar. Birinci gün hiç balık yakalayamamışlar, ikinci gün de hiç balık yakalayamamışlar, üçüncü gün bir kova balık yakalamışlar.Bunun üzerine Temel Dursun'a "Dursun bu yeri iyi belle, yarın da buraya geliriz."der. Kıyıya vardıkları zaman Temel Dursun'a sormuş:
-Dursun yeri iyi belledin mi?
-Evet
-Ne yaptın?
-Kayığın ucuna çarpı koydum.
-Ulan salak yarın bu kayığı kiralayacağımızı nereden biliyorsun?
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
Temel boğazda tekneyle turist gezdiriyor, bir gün bir Amerikalıyı alıyor başlıyorlar gezmeye...Amerikalı bir saray görüyor.
-Bu ne kadar zamanda yapılmış diye soruyor. Temel :
-5 yılda, diye cevap veriyor. Amerikalı :
-Yazık bizde olsa 1 yılda yapılırdı. Biraz sonra bir cami görüyor.
-Bu ne kadar zamanda yapılmış, diye soruyor... Temel :
-2 yıl, diye cevap veriyor. Amerikalı :
-Yazık be bizde olsa 3 ayda biterdi, diyor. Temel uyuz oluyor duruma... Biraz sonra bir tarihi yapı daha görüyorlar..gene soruyor Amerikalı... Temel :
-2 ay, diyor. Amerikalı yine :
-Yazık be bizde olsa 1 haftada biterdi, diyor. Temel iyice kıllanıyor. Tam o sırada Boğaz Köprüsü'nün altına geliyorlar... Amerikali yukarıyı göstererek :
-Bu köprü ne kadar zamanda yapıldı, diyor. Temel şaşkın şaşkın bakışlarla kafayı kaldırıp
-Hangisi? Bu mu? Bu dün burada yoktu yaa...
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
Temel çok yaşlanır ve bir gün chek
-up yaptırmak üzere doktora gider. Muayene sonucunda doktor durumu pek iç açıcı görmez ama yine de sormaktan kendini alamaz. Amca cinsel hayatınız nasıl memnun musunuz ? Temel ıkıla sıkıla valla evlat birinci iyide ikincide çok terliyorum der.Bir zaman sonra aynı doktora Temel in karısı gider ve aynı kontrollerden oda geçer. Aynı soru ile oda karşılaşır.Teyze cinsel hayatınız nasıl gidiyor. Valla oğlum cinsel hayat mı kaldı ki der. Bunun üzerine doktor, ama nasıl olur Temel amca birincide iyi ama ikincide terlediğinden bahsediyordu. Eeee doğru tabi birincisini kışın, ikincisini yazın yaparsa tabii ki öyle olur.
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
THx ' Den Fıkralar ve Yazılar
1-efendim ikisinin de sıkıştırma konusunda inanılmaz yetenekleri vardır.özellikle dolmuş şöförü bu konuda çok ustadir."abi tamam artık,bu araba başka yolcu almaz.ben şöyle sırtımı kapıya dayayıp rahatça gidiyim"demeye kalmadan,dolmuş şöförünün o sihirli sözcüğü eşliğinde kapıdan içeri beş adet yolcunun girdiğini görürsünüz.aynı şekilde de winzip'in de inanılmaz sürprizleri vardır sizlere...

2-iyi sıkıştırılmış bir programın sıkıştırılması ve daha sonra açılması zaman alır.minibüsünü iyi sıkıştırmış bir minibüs şöförü de ağır ağır gider motorun çekişi yüzünden.

3-ikisi de fazla yoğun çalıştığında sistemde çökmeye sebep olurlar.tek fark çökme belirtileridir; winzip mavi ekran çıkartır, dolmuş şoförü "çökün çökün çökün polis var" mesajı verir.

4-ikisi de gösterişe meraklıdır..

5-efendim ikisinin de uninstall olmama hakları vardır.zira winzipsiz bir bilgisayar ve şöförsüz bir dolmuş düşünülemez yani.

6-ikisi de lambalarla mesaj verir. winzip'le bir dosyayi unzip ederken islem boyunca altta kirmizi bir ışıkk yanar, işlem bittiğinde ışık yeşile döner. yolculardan biri veya birkaçı kendini unzip edip dolmuştan inmek isterse, düğmeye basarak inecek var lambasını yakarlar, bunu böylece şöför beye bildirirler.

7-nasıl size herşeyi adım adım soran winzip wizard varsa 'göztepe'den önce inecek var mı?' diyip e-5'e kaçan fantastik dolmuş şöförleri de vardır.

8-ikisi de rar'ı tanımaz..

9-ikisinin de hem sıkıştırma hem açığa çıkarma yetenekleri vardır..
örneğin muazzam sayıda insanı gayet başarılı bir şekilde minibüse sıkıştırabilirler. açığa çıkarma olarak ise levye, demir, kriko gibi yaralayıcı aletleri görünmeyen alanlardan çıkarma becerileri örnek olarak verilebilir

10-kavramsal ve islevsel hafif bir "sıkıştırma" benzerliği dışında benzerlik barındırmayacak bir kumedir, zira öncelikle şöförler en asil duyguların insanlarıdır ve onlari winziple karşılastırmak bırakın onları beni bile ziyadesiyle hüsrana uğratmaktadır.kişisel tecrübemle bir dolmuş şöförünün bildiğimiz dolmuşuna 14'ü oturur, 19'u ayakta durur vaziyette ben dahil 33 kisiyi doldurmuş olduğunu bilmekteyimdir. bu insanların yaşamlarını sağlıklı sürdürebilmeleri için etraflarında olmasi gereken boşluk miktari 33 kişiyle ve bunların bir kisminin çantalarıyla doldurulmuş bir minibüste sahip olduklarının yaklaşık olarak 8 katıdır. bu da gösteriyor ki, bir dolmuş şöförü yaklaşık olarak ((1-1/8)*100=87.5) %87.5 oranında sıkıştırma yapmaktadır ki bu performansı winzip, text dosyaları üzerinde bile gösterememektir. neymiş? bir daha dolmuş şöförü ile winzip karşılaştırılmamalıymış, dolmuş şöförünün her dalda her koşulda winzipi
ezeceği bilinmeliymiş

11-ikisi de müsait bir yerde indirebilir
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
Burhan'dan inciler

Papucumun satanistiiiiiiii!

litfen ımaaaa!!!!

kimki bu. kim bu böyle senli benli konuşiyy. kimki bu beni dişlerimin arsaından konuşturiyy.. kimsizn lan sen kimsiiiinnn. kimsin ulan kimsiiinn

sirseri (:

hıııı ama sz bni yanlış anladınızzz ama.. (:

litfen ama bi ipucu verebilirmisin gaffurrrr

yetti be kes sesini bıktım usandım senden ztn elektirik yuklendim valla ha parçalarım seni yeti lann

dal sana hadi dal dal dal dal ()

lütfen ama sacit bey eüer vuracaksanız sağ meme ucuma temas etmezseniz sevinirim

caycı tanrıverdı yuksklerde ck gsl good okums egıtmlı profsr derecdekı bır adam yanı burhan altıntp tuu kaka vay anasını yaa

bır burhan altntop kolayy yetsmıykı yaa agsımda gums kaskla doduysam bnm gunahm ne

sen baa mi diklenion ha koylü cocuu (:

ben senin gibileri cok hisaya sohtum senimi sohamicam tirbiyisiz

kibilây bey (:

şiyle düşünisun girçikten beni çık iziyısınnn (:

bir buhran altıntop kolay yetişmiyi..bu beyin kıvrımlarının oluşabilmesi için kaç yıl geçti biliyiniz mi??ZOONNKKK!! tam 37 yıl şimdide sadece üç beyin hücresi çalışan bu köyllüüü bana kafa tutuıyııı olacak iş mi buu?

bırak kızzz ben ütilerim daha paçalı donu bile dört çizgi yapıyyıı deve

ama saciiitt beyyy bu aramızda bi şakalaşma ben ona "heyy gearry what's going on? diyirim oda bana şeyy diyi... bişey demiyi şaka burda bitiyi zaten

dev anası dev anası bastığı yeri inletiyi apartmanda zelzeye sebebiyet veriyi ayı ayı ayyuu arryoureaadyy

bu çucuğa çık üziliom ben yaa (:

sacit beyin aklına girip giriyosun türlü katakullilerle benim evime giriyosun ondan sonra tesadüfe bak tesadüfe bak ve tesadüfe bak beni o gece akrep sokiyiii

bu bıçaııın ne manada oliiyi kii

aaaahhhh iblis nasil da moralimi bozdun ama, ic dunyam paramparca oldu simdi (:

laf laf laf laf hep laf !! (:

bende nisantası cocuguyuum

bn gelnce ani bir manevrayla konu deişii aranızda fısır fısır konusiisnz

Ölümüne gankayızz (:
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
Araba Markalarının Anlamları
AUDI (Accelerates Under Demonic Influence)

Seytanin etkisiyle hizlaniyor


BMW (Bought My Wife)

Karimi satin aldim


BUICK (Big Ugly Indestructible Car Killer)

Buyuk cirkin yikilmaz otomobil katili


CHEVROLET (Cheap Hardly Efficient Virtually Runs On Luck Every Time)

Ucuz verimsiz her seferinde sans neredeyse yaver gidiyor


DODGE (Darn Old Dirty Gas Eater)

Her yere benzin akitir yag doker


FIAT (Fix It All the Time)

Daima tamir et!


FORD (Fault Of Research & Development)

Arastirma ve gelistirme hatasi


GM (General Maintenance)

Genel bakim


GMC (Got a Mechanic Corning)

Mekanik bir olay mi var?


HONDA (Had One Never Did Again)

Bir tane aldim bir daha asla


HYUNDAI (Hope You Understand Nothing's Driveable And unexpensive)

Hicbir seyin surulebilir ve ucuz olmadigini anladigini umarim


MAZDA (Most Always Zipping Dangerously Along)

Cogunlukla hizli ve tehlikeli gider


SAAB (Swedish Automobiles Always Breakdown)

Isvec otomobilleri daima bozulur


TOYOTA (Too Often Yankees Overprice This Auto)

Yankeeler bu otomobilin degerini sik sik abartirlar


VOLVO (Very Odd Looking Vehicular Object)

Cok garip gorunumlu otomobilimsi obje
-TheTveT*
Kıdemli üye
  • Katılım24 Şub 2007
  • Mesajlar2.648
  • Tepki puanı0
Türk Erkeği neler çeker bu dünyada 🙂
Akşamcıdır Kafayı Çeker
Ağzında Sigara Halay Çeker
Dikiz Aynasından Hareket Çeker
Muazzam Kopya Çeker
Kaynanadan Çok Çeker
Genelde Babaya Çeker
Evladına Nutuk Çeker
İskenderin Üstüne Künefe Çeker
Komedi Filminin Kralını Çeker
Çuhayı Yırtmadan Pike Çeker
Kafası Bozulunca Resti Çeker
Yükte Ağır Parada Hafif Çeker
Parayı Bulan Arabayı Çeker
Mahallede Pati Çeker
Gurbette Hasret Çeker
Sevdiğini Sorguya Çeker
Aldatılınca Tetiği Çeker
Memlekete Turist Çeker
Kaşı Gözü İlgi Çeker
Her Ortamda Dikkat Çeker
İtalyan Erkeklerine Beş Çeker
İngilizlere Yirmibeş Çeker
Balıketi Görünce İç Çeker

Benzer konular

Cevap yazabilmek için giriş yapmalı veya kayıt olmalısınız.

Şu an bu konuyu okuyanlar

0

0 üye, 0 ziyaretçi ve 0 arama motoru